Nedir Bu Gürsel Tekin’in Alamet-i Farikası?

Abone Ol
CHP'den bir klasik daha… Bir seçim biter, alınan sonuç kimseyi memnun etmez ve fırtına kopar.
Usulsüz atama, rüşvet, adam kayırma iddiaları birbiri ardına gelir.
Seçimin ardından başlayan kurultay süreçleriyle fırtına şiddetini arttırır. Kurultay biter, sular durulur. Ta ki, bir sonraki seçim sürecine kadar…
İşte yine böyle bir kurultay arifesinde CHP yeni bir tartışmaya doğru yelken açtı. Gündemdeki yeni tartışma, Ankara İl Başkanı Tarık Şengül'ün istifasına neden olan imar rantı yolsuzluğu oldu. İddiaların odak noktasında ise, kısa bir süre öncesine kadar, 'gayri resmi parti hiyerarşisi' içinde ikinci adam koltuğunda oturan Gürsel Tekin bulunuyor.
Eski İl Başkanı Şengül'ün iddiasına göre, Yenimahalle Çayyolu'nda Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin başını çektiği imar rantı yolsuzluğuna CHP'li ilçe belediyesi ortak oldu. Kendisine de, bu duruma sessiz kalması için, partide 'tenzili rütbeye' uğrayan bir yönetici tarafından 300 milyon dolar rüşvet teklif edildi.
Bütün bunlar çok ciddi iddialar. Hem de, yenilir yutulur gibi değil.
Gürsel Tekin'in tenzili rütbeye uğramasında bu iddiaların etkili olduğu öne sürülüyor. Şengül'ün, istifa etmeden önce, Genel Başkanı konuyla ilgili bilgilendirmiş olması ve bunun akabinde gerçekleşen MYK revizyonunda Tekin'in geri plana çekilmesi iddiaları doğrular nitelikte.
Ancak, gözden kaçırılmaması gereken nokta; Tekin için 'imar yolsuzluğu' iddiaları yeni değil. Kadıköy Belediye Başkan Yardımcılığı döneminde, bazı usulsüz imar ruhsatlarının altında imzasının bulunduğu iddiaları yargıya bile taşındı. İstanbul İl Başkanlığı döneminde, CHP'li Büyükşehir Meclis Grubu'nun tartışmalı imar planı değişikliklerine sessiz kalması da Tekin aleyhine çok sayıda iddiayı gündeme getirmişti.
Tekin'i 'ikinci adamlığa' taşırken bütün bu iddialara kulaklarını tıkayan, mahkeme kararlarını görmezden gelen Kılıçdaroğlu'nun, şimdi aynı nedenle sağ koluna sırtını dönmesi bana pek inandırıcı gelmiyor.
İnandırıcı gelmiyor, çünkü geçtiğimiz aylarda kulislerden edindiğim bilgiler, kazın ayağının pek de bildiğimiz gibi olmadığını gösterdi.
Kılıçdaroğlu-Tekin gerginliği aslında 15 ay öncesine dayanıyor. Hepiniz hatırlarsınız; Kılıçdaroğlu, Genel Başkanlığa seçildiğinin daha ilk saatlerinde, Tekin'i PM listesi dışında bırakmaya çalışmıştı. Bu girişim başarısız olunca, fatura Önder Sav'a kesilmişti. Genel kanı, Tekin'i listeye almak istemeyen dönemin Genel Sekreteri Sav'dı.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun, liderliğe giden yolda sırtını Gürsel Tekin'e dayamış gibi bir görüntü vermesi, tüm eleştirilere rağmen, ondan bir türlü vazgeçememesi, 'Nedir bu Gürsel Tekin'in alamet-i farikası' yorumlarına yol açmıştı. Gece yarısı operasyonuyla PM listesine girmesi; MYK seçiminde 'Genel Başkan ricasıyla' yapılan Sav operasyonuyla kurmay kadrosuna alınması; örgütün adeta eline teslim edilmesi, bu yorumların dayanak noktası oldu.
Tabi bu, buz dağının görünen yüzüydü.
Partinin eski kurmaylarından bazı isimlere göre; Kılıçdaroğlu, 15 aylık Genel Başkanlığı'nda, sağ kolu olarak değerlendirilen Gürsel Tekin'i kurmay kadrosuna almak istememişti. Genel Başkan'ın bunda başarılı olamamasının altında yatan nedenler parti içinde şimdilik dillendirilmek istenmiyor. Nedeni dillendirmek istemeyen parti otoriteleri, Kılıçdaroğlu'nun Tekin'in icraatlarına hep temkinli yaklaştığının özellikle altını çiziyor.
Ancak, medya önünde olmayı seven Tekin'i kontrol etmek kolay olmadı. 'Tenzili rütbe' hamlesini, Kılıçdaroğlu'nun Tekin'i kontrol altına alma çabası olarak nitelendirmek yanlış olmaz.
Tekin cephesi ise, son gelişmeler karşısındaki şaşkınlığı çabuk atlatmış gibi görünüyor. Basın ve Propagandadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Anadolu yollarına düşmek için bavulları toplamış bile…
15 ay da 4 kez yenilenen MYK'da görevlendirilip, kısa sürede kızağa çekilen 46 yönetici Gürsel Tekin tarafından yakın markaja alınmış durumda. Büyük hesaplaşmada düğmeye basmak için ise bayramdan sonra başlayacak delege seçimleri bekleniyor.
Gördüğünüz, duyduğunuz ve izlediğiniz gibi; bir CHP klasiği daha vizyona girmek için gün sayıyor.
Gala öncesinde senaristlere de, yönetmene de 'elinize sağlık' demek pek de içimden gelmiyor.
Unutmadan bir de ben sorayım; 'Nedir bu Gürsel Tekin'in alamet-i farikası?'
Herkese iyi bayramlar!