Suriye, Esad, Şam… Hiç sordunuz mu kendinize ' bu aktörler neden haber bültenlerinin değişmez konuğu, gazete manşetlerini neden sürekli meşgul ediyor' diye?
ABD ve AB'nin pek de sıcak bakmadığı Cumhurbaşkanı Sezer'in Nisan 2005'de Suriye ziyaretiyle normalleşmişti ilişkiler. Sonra Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ın katkılarıyla çok daha ileriye taşınmıştı.
Vizeler karşılıklı olarak kalkmış, direkt uçak seferleri başlamış, firmalarımız fuar organizasyonlarına katılmaya, ticaret hacminde Suriye faktörü hesaplanmaya başlanmıştı…
Ne oldu da Türkiye Suriye ilişkileri alt üst oldu?
İki ülke politikalarının değişmesine neden olan 2004 ve 2005 yıllarında ki gelişmeler çok mu uzakta kaldı?
Oysa Cumhurbaşkanlığı düzeyindeki karşılıklı ziyaretler, Başbakan Erdoğan ile Esad'ın el ele kol kola pozlar vermesi daha dün gibi…
Bütün bunlar hangi yüzyılda, hangi hükümet dönemindeydi? Cumhurbaşkanlığı düzeyinde karşılıklı ziyaretler üzerinden kaç yıl geçti? Ya iki ülke arasında 'Stratejik İşbirliği Konseyi' oluşturulmasının, Türkiye'nin Suriye'ye karşı askeri, ekonomik ve politik müdahalenin engellenmesi yönünde çaba sarf etmesinin üzerinden…
İki ülke arasında ekonomiden kültüre, eğitimden sağlığa, hatta güvenliğe kadar varması beklenen işbirliğinin bugün vardığı nokta maalesef Türkiye Büyükelçiliğinin basılması oldu!
İki ülke ilişkilerinin bam teli kıvamına gelmesinin nedeni olarak ise Esat rejiminin kan döküyor olması gösteriliyor. Bu ne kadar doğru?
Esat rejimi bu güne kadar demokratik bir yönetim gösteriyordu… Cezaevleri ve işkence haneler muhaliflerle dolu değildi… Baskı falan yoktu, Suriye'de her şey güllük gülistanlıktı… Ve Suriye yönetimi bir sabah kalktı 'yeter artık sıktı bu huzurlu ortam, biraz da zulüm yapalım 'dedi, her şey birden ters düz oldu!
Esat rejimi bir gün evvel ak'tı da bir gün sonra kara ha… Yemezler…
Hükümet, Suriye'ye yönetimine hasım olmanın gerekçelerini sıralayadursun biz biliyoruz ki Suriye'de yaşananlar tıpkı Tunus'ta, Mısır'da, Libya'da olduğu gibi ABD Emperyalizminin Ortadoğu'yu yeniden yapılandırma planın bir parçası.
Esat rejiminin dünden hiçbir farkı yok. Sadece ABD tarafından yürütülen operasyonla 'biçimlendirme' sırası Suriye'ye geldi. Meselenin hepsi bu…
Anlayacağınız Suriye ABD planlı yalancı 'Arap Baharı' esintisine kapılmış, Esat rejimi için pikaba 'dönülmez akşamın ufkundayız' plağı koyulmuş durumda.