Muktedirin iktidar tutkusu

Abone Ol

İktidar olmak, uluslararası sistemin içinden geçtiği kriz koşullarında ne ifade ediyor? Önce, bu soruyu yanıtlamak gerekiyor. Çünkü sistemdeki derin kriz, devlet kurum ve kuruluşlarında statükoyu yerle bir etti, sistem doğru dürüst çalışmıyor. Kamusal yaşam normları çöküyor. Hukuk sizlere ömür. Sanayi toplumu ve kent yaşamı dönüşüyor. Ve bu dönüşümün yol açtığı sorunları yönetmek için adeta cehennemin kapıları açılıyor.

Hal böyle olunca, Cumhuriyet devriminin temsilcisi CHP’de kıyamet koptu.Ve parti bölündü. Bölünme tartışmalarının önemli boyutu; 76 yıldır seçim kazanamayan, tek başına iktidar olamayan CHP suçlaması. Bu handikabı aşmak ve iktidar yolunu açmak için her Cuma namaza koşan Özel ve İmamoğlu, bizde her yol var, mesajı veriyor. Bakalım, muhafazakarları ikna edebilecekler mi?

Gelelim akıl karıştırankonuya; Körün fil tarifi misali herkesin tuttuğu yerden konuştuğu koşullarda söylenenlerin temelsizliği, problematik sıkıntıyı işaret ediyor. Dolayısıyla, meseleye bakış açısını, ele alış yöntemini tartışmak gerekiyor.

Bu ülkede, iktidar yollarının taşlarını muhafazakârlar döşer. Bu nedenle, Cumhuriyet devrimi sürekli tartışılmıştır.Venihayet, tartışmalar sonuç verdi, 1950’den beri muhafazakarların yönettiğilaik hukuk devleti kurum ve kuruluşlarında, ikibinli yıllarda, islama dayalı dönüşüm başladı.

Ancak, İslama dayalı kamu düzeni, dijital devrim koşullarında, Türkiye’ye ancak sistemin periferisinde bir yer açabiliyor. Yeni Dünya düzeni metropollerinin çekip çevireceği Türkiye…

Durum böyle iken, CHP’den kopup ana muhalefet olan Yeni Parti, “bizde her yol var” mesajıyla iktidara aday olduğunu ilan etti.

Yeryüzü kıyametinin bütün alametleri zuhur etmişken bu şekilde iktidar istemek!.. Bu arzunun bütün boyutlarıyla anlaşılmasıgerekiyor.

Bir çağ kapanırken ortaya çıkan kaosun belirsizliğinde iktidar olmanın koşulları ve anlamı ne olabilir? Paradigma çökmesini ciddiye almakta yarar var.

Sosyalist sistemin bile yoksulluğu bitireyim derken çöktüğü koşullarda, yoksullara “yoksulluk bitecek” demek, ne kadar gerçekçiolabilir? Demokratik hakların karşılığı var mı?Demokrasiye bir yönetim biçimi olarak duyulan ihtiyaç giderek azalıyor. Muktedirler, hukukun yerine kendi iradelerini koymaya başladı. Otoriter rejimleröne çıkıyor.

Acı ama gerçek, muktedirin iktidar tutkusu, sağ veya sol cenahta, sürgit yalan söylemeyi olağanlaştırdı.Aklın ve vicdanın çöküşü bunu mümkün kılıyor.

Bana sorarsanız; Çıkışlar kapalı. Alayına isyan!