Buca Haberleri

Mimarlar Odası’ndan Buca Cezaevi alanı için ‘maliyet’ eleştirisi!

TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi, Eski Buca Cezaevi alanının “maliyet” gerekçesiyle yapılaşmaya açılmasına karşı çıktı. Oda, alanın kamusal niteliğinin korunması ve bütüncül bir kent parkı olarak planlanması gerektiğini vurguladı.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ - İzmir’in merkezinde yer alan Eski Buca Cezaevi alanı üzerinden süren plan tartışmalarına TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi’nden bir açıklama geldi. Oda, alanın yapılaşmaya açılmasına dönük her girişime karşı çıkacaklarını duyurdu.

Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Eski Buca Cezaevi arazisinin büyüklüğü, konumu ve çevresindeki yoğun yapılaşma baskısı nedeniyle yalnızca Buca için değil, tüm İzmir için stratejik bir kamusal varlık olduğu vurgulandı. Alanın; kamusal yeşil alan, sosyal donatı, afete hazırlık ve toplanma alanı ile kent sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğu belirtilerek, konunun bir “kent hakkı” meselesi olduğu ifade edildi.

Son günlerde kamuoyuna yansıyan açıklamalarda alanın kamusal niteliğinin “maliyet” gerekçesiyle tartışmaya açıldığına dikkat çeken Mimarlar Odası, bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Yerel yönetimlerin mali kısıtlarının gerçek olduğu ancak kamusal alanların yapılaşmaya açılmasının maliyet gerekçesiyle meşrulaştırılamayacağı belirtilen açıklamada, bu tür söylemlerin alanın bir bölümünün rant aracı haline getirilmesine zemin hazırladığı savunuldu.

Açıklamada ayrıca, alana ilişkin “rezerv yapı alanı” kararları ve plan değişikliklerine karşı açılan davalar ile verilen iptal kararlarına işaret edildi. Hukuki dayanağı tartışmalı ya da iptal edilmiş süreçler üzerinden alanı yapılaşmaya açma yönündeki girişimlerin, kent suçlarının zeminini güçlendireceği ifade edildi.

Basına yansıyan, alanın bir bölümünün yeşil alan, bir bölümünün yapılaşma alanı olarak düzenlenmesine yönelik “oran” tartışmalarının konuyu daralttığı belirtilen açıklamada, bu ölçekteki bir alanın parçalı yaklaşımlarla değil, kentin yeşil altyapısını ve donatı ihtiyacını karşılayacak bütüncül bir kamusal programla ele alınması gerektiği vurgulandı.

Mimarlar Odası, Eski Buca Cezaevi alanına ilişkin tüm planlama süreçlerinin şeffaf, hesap verebilir ve meslek odalarının etkin katılımını güvence altına alan bir zeminde yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Plan notları, mülkiyet ve kamu kullanım senaryoları, maliyet kalemleri ile alternatif çözümlerin kamuoyuyla açık biçimde paylaşılmadan yapılacak işlemlerin toplumsal güveni zedeleyeceği ifade edildi.

TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi 48. Dönem Yönetim Kurulu, alanın kamusal niteliği korunarak; kent parkı, yeşil altyapı, sosyal donatılar ve afete hazırlık/toplanma işlevleri doğrultusunda planlanması gerektiğini belirtti.

Açıklamada, yargı kararlarının ve hukuki süreçlerin gözetilmesi, hukuki dayanağı tartışmalı işlemler üzerinden fiili durum yaratma girişimlerinden vazgeçilmesi çağrısı yapıldı. Alanın yapılaşmaya açılmasına yönelik her adımın kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve mesleki teknik gerekçeler temelinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Mimarlar Odası, Eski Buca Cezaevi alanının İzmir’in ortak değeri olduğunu belirterek, kamusal niteliği zayıflatacak ve yapılaşma baskısına açacak her girişimin karşısında mesleki sorumlulukları gereği duracaklarını kamuoyuna duyurdu.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

İzmir kentinin merkezinde yer alan Eski Buca Cezaevi alanı; büyüklüğü, konumu ve çevresindeki yoğun yapılaşma baskısı nedeniyle kamusal yeşil alan, sosyal donatı, afete hazırlık/toplanma ve kent sağlığı açısından stratejik bir kamusal varlıktır. Bu alan, yalnızca Buca’nın değil, tüm İzmir’in ortak yaşam kalitesini ve geleceğini ilgilendiren bir kent hakkı meselesidir.

Son günlerde basına yansıyan açıklamalar ve plan tartışmaları, bu alanın kamusal niteliğinin “maliyet” gerekçesiyle aşındırılmak istendiğini ve alanın bir bölümünün yapılaşmaya açılmasına dönük arayışların sürdüğünü göstermektedir. Oysa kentler; bütçe kalemleri ve kısa vadeli finansman arayışları üzerinden değil, kamu yararı, planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde yönetilir.

Hukuka aykırı planlama ısrarı ve yargı kararları görmezden gelinemez
Kamuoyuna yansıyan bilgiler, alana ilişkin “rezerv yapı alanı” kararları ve devamındaki plan değişiklikleri hakkında açılan davalar ve iptal kararlarıyla, planlama süreçlerinin hukuki dayanaklarının tartışmalı hale geldiğini ortaya koymuştur. Yargı kararlarının işaret ettiği üzere, dayanağı tartışmalı/iptal edilmiş süreçler üzerinden alanı yapılaşmaya açma yönündeki her yaklaşım, kent suçlarının zeminini güçlendirmektedir.

“Belediye yük altına giremez” söylemi kamusal alanı pazarlık masasına süremez
Yerel yönetimlerin mali kısıtları elbette gerçektir; ancak kamusal alanların yapılaşmaya açılması, maliyet gerekçesiyle meşrulaştırılamaz. “Maliyet” üzerinden kurulan her cümle, alanın bir bölümünün rant aracı haline getirilmesine zemin hazırlamakta; kentsel planlamayı kamusal ihtiyaçlardan koparmaktadır.

Yeşil alan oranı tartışması değil, kamusal bütünlük esastır
Basına yansıyan “oran” tartışmaları (alanın bir kısmının yeşil alan, bir kısmının yapılaşma alanı olarak düzenlenmesi vb.) konuyu daraltmakta ve kamu yararını gölgelemektedir. Bu ölçekte bir alan, parçalı pazarlıklarla değil, kentin yeşil altyapısını ve donatı ihtiyacını karşılayacak biçimde bütüncül bir kamusal programla ele alınmalıdır.

Şeffaflık ve katılımcılık zorunluluktur
Eski Buca Cezaevi alanına ilişkin her türlü planlama süreci; şeffaf, hesap verebilir, meslek odalarının ve ilgili kurumların etkin katılımını güvenceye alan bir zeminde yürütülmelidir. Plan notları, mülkiyet/kamu kullanım senaryoları, maliyet kalemleri, alternatif çözümler ve kamuya etkiler açık biçimde paylaşılmadan yapılan her işlem, toplumsal güveni zedeler.

MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ OLARAK ÇAĞRIMIZDIR
Eski Buca Cezaevi alanı, kamusal niteliği korunarak bütüncül biçimde; kent parkı, yeşil altyapı, sosyal donatılar ve afete hazırlık/toplanma işlevleri doğrultusunda planlanmalıdır.

Yargı kararları ve hukuki süreçler gözetilmeli; hukuki dayanağı tartışmalı işlemler üzerinden fiili durum yaratma girişimlerinden vazgeçilmelidir.

Planlama süreci kapalı pazarlıklar ile değil; kamuoyuna açık, katılımcı ve denetlenebilir yöntemlerle yürütülmelidir.

Alanın yapılaşmaya açılmasına dönük her adım; kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve mesleki teknik gerekçeler temelinde yeniden değerlendirilmelidir.

Eski Buca Cezaevi alanı, İzmir’in ortak değeridir. Bu alanın kamusal niteliğini zayıflatacak, parçalayacak, yapılaşma baskısına açacak her girişimin karşısında; mesleki sorumluluğumuz ve kent hakkı savunusu gereği duracağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi 48. Dönem Yönetim Kurulu