Meslek liseleri, İmam Hatip Liseleri ve katsayı...

Abone Ol
YGS ( Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı )sınavı yapılıyor.’¶ Bu sınav, öğrencilerin tümünün katıldığı ortak bir sınav. Bu sınavda başarılı olmak çok önemli. Çünkü bu sınav ’“Genel Lise’” öğrencilerinin ve ’“Meslek Lise’”si öğrencilerinin 2. aşamada yapılacak olan LYS sınavına % 40 katkı sağlayacaktır. Ayrıca Genel Lise ve Meslek Lisesi öğrencilerinin de YGS sonuçlarına göre bir üst öğretim kurumuna ’“Üniversiteye’” yerleşmelerini sağlayacaktır.
Bu yazıyı kaleme almamın temelinde Meslek Lisesi öğrencilerinin YGS’’ de barajı aştıktan sonra, LYS ( Lisans Yerleştirme Sınavı ) sınavına da katılma hakkını elde edeceklerdir. Üzüntü ile belirtmek isterim ki Meslek Lisesi öğrencileri okullarında asla yeterli olmayan ’“kültür’” derslerini alamadıkları için 2.aşama LYS sınavında başarılı olabilmeleri oldukça zor görünmektedir. İmam Hatip liseleri ise okullarında uygulama alanları olmadıkları için yani dışarıda herhangi bir kurumda staj yapmadıklarından onların kültür derslerini bir şekilde okullarında aldıkları doğrudur. İmam hatip lisesi öğrencileri bu anlamda diğer Meslek Lisesi öğrencilerine oranla şansları daha yüksektir.
Bana göre YÖK’’ ün bu anlayışı Meslek Lisesi öğrencilerini aldatmaktadır. YÖK’’ ün bu kararı siyasidir. Meslek lisesi öğrencilerimize yazık olmaktadır. Ülkemizdeki mesleki teknik eğitim YÖK’’ ün bu kararıyla ve uygulamasıyla hedefinden uzaklaştırılmaktadır.

1. Meslek Liseleri

YÖK Genel Kurulu’’nun 21 Temmuz 2009 tarihinde yapmış olduğu toplantıda farklı katsayı uygulamasının kaldırılması YÖK Genel Kurulun da oy çokluğuyla kabul edildi. Katsayı farklılığı eşitlik ilkesine aykırıdır diyen zihniyet YÖK ’‘ ü amacının dışına iterek siyasallaştırmıştır. YÖK artık AKP’’nin baskısı altında amacına uygun olmayan belli zihniyetin kümeleştirildiği bir siyasal mantığın kurulu olmuştur.
Çağdaş eğitim sisteminin en temel niteliklerinden biri olan şey; ilgi ve yeteneklerin önceden keşfedilerek öğrencilerin o alana zamanın da yönlendirilmesidir.
Nitekim tüm gelişmiş ülkelerde uygulanan bu sistemle her genç üniversite kapılarında yığılmıyor. Her öğrenci kendi ilgi ve yeteneklerine uygun bir sistem içinde eğitimini alıyor. Özellikle Avrupa ülkelerinde uygulanmakta olan deneyim kazanmış bu sistem Türk Eğitim sisteminde önemli bir proje haline dönüştürülebilinirdi.
Ancak, katsayı eşitleme kararıyla bu proje yok edilmiş oldu. Ne yazık ki Türk Milli Eğitim sistemi iktidarların yapboz tahtası haline geldiğinden ülkemizin kalkınma hamleleri de bu yüzden hep kesintiye uğradı.
Bir ülkenin en büyük itici gücü mesleki ve teknik eğitimin olgunlaştırılmasına ve modernize edilmesine bağlıdır. Meslek Liseleri, Mesleki Yüksek Öğretim, ülke kalkınmasının önemli dinamikleridir. Ülkemizde var olan tüm sektörlerimizde nitelikli teknik ara insan gücüne çok ihtiyaç vardır.
Avrupa ülkelerinde mesleki eğitimin payı % 65, genel eğitimin payı % 35 iken ülkemizde bu durum tamamen ters işlemektedir. Bu durumun düzeltilmesi gerekir. Çünkü mesleki eğitim ekonomik gelişmenin itici gücü sanayileşmenin can damarıdır. Rekabetin hızlandığı dünya pazarlarında rekabet edebilmenin tek yolu çok sayıda nitelikli teknik iş gücü yaratacak insan kaynaklarını sayıca artırmaktır
Mesleki eğitimin cazip hale getirilmesi ona bir vizyon kazandırmak, mesleki eğitim alanlarının istihdam olanaklarını artırarak mesleki eğitimin cazip bir hale getirilmesi ülkemizin kalkınması için atılan ciddi bir adım olacaktır.
YÖK Genel Kurulu’’nun 21 Temmuz 2009’’da almış olduğu farklı katsayı uygulamasının kaldırılması mesleki ve teknik eğitim görenlerin kendi alanlarından koparılmasına neden olacak, kamu yararı göz ardı edilecek, ekonomik itici güç, güç kaybedecek, sanayinin can damarı köreltilecektir.
YÖK’’ ün farklı katsayı uygulamasını kaldıran genel kurul kararı şu olumsuzlukları da beraberinde getirecektir. Şöyle ki:

’• Orta Öğretimde alınan meslek eğitiminde ve orta öğretimde çeşitliliğin bir anlamı kalmayacak

’• Nitelikli teknik eleman yetiştirme amacı çarpıtılmış olacak.

’• Meslek Lisesi eğitimi Genel Liseye oranla daha pahalı olduğundan kamu zararı oluşacak

’• Meslek Liselerinde temel kültür dersleri çok eksik olduğundan öğrenciler sınavlarda yeterli başarıyı gösteremeyeceklerdir. Böylece, fırsat eşitliği diye bize sunulan uygulamanın hiçbir yararı olmayacaktır.

’• Herhangi bir meslek eğitimi bulunmadığından yaşamını bir yüksek öğretim programında sürdürmek isteyen Genel Lise mezunlarına haksızlık yapılacaktır.

’• Kıt olanaklarla var edilen Meslek Liselerinde beceri kazandırılan öğrencilerin alanı dışında bir yüksek öğretim programında okumasına izin verilmesi akılcı olmadığı gibi emek ve yarar dengesine de aykırıdır.

’• Mesleki orta öğretimi bitiren öğrenciler kendi alanlarında tercih yaptıklarında güçlü bir ek puan avantajına sahiptirler. Bu öğrenciler için alan dışı yüksek öğretim tümüyle engellenmedi, katsayıya bağlandı. Aynı şey genel lise mezunu bir öğrenci içinde geçerli yani farklı katsayı uygulaması alan dışı tercihlerde Genel Lise mezunları içinde söz konusudur. Böyle olunca da farklı katsayı uygulaması eğitim sisteminin özüne uygundur.

2. İmam Hatip Liseleri:

Türk Eğitim sisteminde, anayasamızda yer alan Öğretim Birliği Yasasıyla çağdaş ve laik eğitim kabul edildi. Bu sistem akla ve bilgiye dayalı, pozitif kavramlara, eleştirel düşünceye dayalı bir eğitim sistemidir.
Laik eğitimin tek istisnası, Öğretim Birliği Yasası’’nın 4. maddesinde belirtildiği gibi; yüksek diyanet uzmanı yetiştirmek için kurulacak İlahiyat Fakülteleri’’yle imam hatiplik gibi din hizmetlerini yerine getirmekle görevli memurun yetiştirilmesini sağlayan bu okullar aydın görüşlü din görevlileri yetiştirmek amacıyla kurulmuştur.
İmam Hatip Liseleri ve onun üstü olan İlahiyat Fakülteleri’’nin esas amacı, Öğretim Birliği Yasasında da belirtildiği gibi amaç ve işlevi din görevlileri yetiştirmekten ibarettir. Bu okullardan mezun olacak din görevlilerinin aydın, toplumu batıl inançlardan koruyacak nitelikte olması gerekmektedir.
FARKLI KATSAYI UYGULAMASINA SON VERİLMESİNDEN ÖNCE YARGI KARARLARI NELERİ İÇERİYORDU:
Farklı katsayı uygulamasının haksızlık yarattığı savına idari yargı da katılmadı. Yüksek Öğretim Kurulunun farklı katsayı uygulamasına ilişkin 30.07.1998 günlü 98.8.90 sayılı kararına karşı, haksızlık ve eşitsizlik yarattığı gerekçesiyle açılan iptal davaları Danıştay 8. dairesince reddedildi ve ret kararları Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’’nca onandı.
Yine, Anayasa Mahkemesinin 16.09.1998 günlü K.1998 / 52 sayılı kararında imam hatip liselerinin işlevinin din adamı yetiştirmek olduğu, İmam Hatip Liseleri öğrencileri imamlık, hatiplik, kuran kursu öğreticiliği gibi görevleri olduğu, İmam Hatip Lisesi mezunu öğrencilerin yalnızca din adamı yetiştiren yüksek öğretim programlarıyla sınırlı olduğu belirtilmiştir.
Anayasa mahkemesinin 30.07.2008 günlü K.2008 / 2 sayılı kararında, İmam Hatip Liselerinin yüksek öğretimin tüm programlarında öğrenim görebilmeleri için ısrarla düzenleme yapma çabası, AKP’’ nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğunu söylemesine karşın, YÖK Genel Kurulunun 21.07.2009 tarihinde aldığı kararla, farklı katsayı uygulamasının kaldırılması kararı Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen her iki kararına karşı olmakta olup, YÖK’’ün bu kararı çağdaş, laik eğitimin özüne ve ruhuna aykırıdır. YÖK’’ ün bu kararı öğretim birliği yasasına da aykırıdır. YÖK ’‘ ün
bu kararı ülkemizde bir tarafta okul, diğer tarafta medrese ikiliğini yeniden gündeme getirecektir. Ülkede iki tip yurttaş yetiştirilmiş olacaktır.
YÖK’‘ ün bu kararı ulusal birliğimizi de bozacak ve zarar verecektir. YÖK’’ ün bu kararıyla İmam Hatip Liseleri, Genel Liselerin alternatifi olacaktır.
YÖK Genel Kurulu’’nun almış olduğu bu karar siyasal bir amaç taşımaktadır. Bu karar toplumumuzun, eğitim dünyamızın süzgecinden geçmeden oldubittiye getirilmiştir. YÖK ’‘ ün bu kararı toplumsal gerginliği artırarak vicdanlarımızda bir leke olarak kalacaktır.