Yerel Yönetimler

Meslek Fabrikası'na şafak baskını!

İzmir’de Meslek Fabrikası krizi yeniden alevlendi. Tahliye süresinin dolmasıyla birlikte binaya sabah saatlerinde polis operasyonu düzenlenirken, çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı, giriş çıkışlar kapatıldı. İçeride bulunan Büyükşehir personelinin çıkışına ise izin verilmedi. Binada tespit çalışmaları başladı.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- İzmir’in kent gündeminde önemli bir yer tutan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan 4 binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devri ile ilgili başlayan kriz yeniden tırmandı.

Devredilen binalar arasında yer alan ve Bakırçay Üniversitesi’ne tahsis edilmesi planlanan Meslek Fabrikası için verilen tahliye süresine karşı başlatılan nöbetin ardından süreç 2 hafta ertelenmişti.



Tahliye süresi bu sabah dolarken yeni bir gelişme yaşandı. Tahliye için tanınan sürenin bugün dolmasıyla birlikte sabah saatlerinde Meslek Fabrikası’na polis ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. Emniyet güçleri bina çevresinde geniş güvenlik önlemleri alırken, fabrika önüne barikat kuruldu.

Binaya giriş çıkışlar kapatılırken binada yer alan büyükşehir personelinin çıkışına izin verilmediği kaydedildi.

TESPİT ÇALIŞMALARI BAŞLADI
Mülkiyetin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçtiği Meslek Fabrikası’nda, sabah saatlerinde gerçekleştirilen polis müdahalesinin ardından tespit çalışmalarına başlandı.

Genel Müdürlük ekipleri incelemelerini sürdürürken, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Levent Yıldır ile Genel Sekreter Zeki Yıldırım’ın da bina içerisinde bulunduğu öğrenildi.

Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise yürütülen işlemin hukuka aykırı olduğunu savunarak tespit çalışmalarının durdurulmasını talep etti.


CHP SÖZCÜSÜ ÖZKAN: SANDIK GELDİĞİNDE ZULMÜN CEVABINI ALACAKLAR
İzmir’de Meslek Fabrikası’na yönelik tartışmalar sürerken, CHP İzmir Büyükşehir Belediyesi Grup Sözcüsü Yağmur Yurdakul Özkan açıklamalarda bulundu. CHP’li Özkan ise tapu iptal tescil davalarının henüz devam ettiğini, mülkiyetin iddia edildiği gibi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğuna dair herhangi bir hukuki belirti bulunmadığını söyledi.

Özkan'ın açıklamaları şu şekilde:

Şimdi tapu iptal tescil davaları henüz devam ediyor, sonuçlanmadı. Mülkiyetin onlara ait olduğuna dair en ufak bir belirti yok. Yalnızca 'mülkiyet bize aittir' diye tapuya yazı gönderiyorlar ve tapu alıyor, geçiriyor vakıflara belediyeden. Fakat herhangi dosyada da daha önce söyledik, onlara ait olacağına dair hiçbir şey yok. Dolayısıyla tapu iptal tescil davasının sonunda Büyükşehir’e tapunun dönmesi muhtemel, yüksek ihtimal ki böyle davalarda daha önce vakıfların alıp da mahkemelerin belediyeleri haklı bulduğu ve tapularını geri verdiği davalar da mevcut.

Dolayısıyla bir de şöyle bir şey de var, daha önce de söylemiştik; İzmir’de kiraya çıkardıkları yüzlerce taşınmaz var. Eğer bir taşınmaz ihtiyaçları varsa oradan başlamalılar. Yine aynı şekilde 9 bin küsur tane taşınmazları işgal altında, bu da Sayıştay raporlarında var. Bunu da söyledik. Maksatları eğer bir taşınmaz elde etmekse, önce tartışmasız bir biçimde kendilerine ait olan o taşınmazları korusunlar.

Bunun dışında bir de üzerine kirada olan, kiraya verdikleri ama kiralarını tahsil edemedikleri taşınmazların peşine bile düşmemişler; bu da Sayıştay raporlarında mevcut. Şimdi tüm bunlar varken, herhangi bir taşınmaz ihtiyacı olmadığı bu kadar açıkken, zorla bu üç taşınmazın peşinde koşmalarının tek bir açıklaması var: O da her anlamda belediyeleri sırf Cumhuriyet Halk Partili olduğu için cezalandırmaktan başka hiçbir şey değil. Fakat İzmir halkına bu zulmü daha ne kadar yapabileceklerini sanıyorlar bilmiyorum ama bunun karşısında durmaya devam edeceğiz ve bu yaptıkları gerçekten reva değil bu halka.

Sırf Cumhuriyet Halk partili belediyelere oy verdiler diye halka bu kadar zulmetmeye hakları yok, sandık geldiğinde tüm yaptıkları zulmün cevabını alacaklar

YILDIR: HİÇ BİR YERE GİTMEYECEĞİZ
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır da tahliye işlemleri ile ilgili “Biz buradayız ve hiçbir yere gitmeyeceğiz. Bu durumu görür görmez hemen konuyla ilgilendik. Biz buradayız, hiçbir yere de gitmeyeceğiz. Sürecin sonuna kadar hiçbir yere ayrılmayacağız. Ciddi bir hukuksuzluk var burada. Bu süreç olumlu sonuçlanana kadar hiçbir yere ayrılmayacağız. Bütün halkımıza bunu duyurmak isterim. Bu hukuksuzluğa razı olmayacağız. Şu an içeride tespit yapılıyor. Arkadaşlarımız kendilerine refakat ediyorlar. Sürecin sonlanmasını bekliyoruz.” açıklamasında bulundu.

SENDİKA VE MESLEK ODALARINDAN DESTEK
Sendika ve meslek odalarının temsilcileri de Meslek Fabrikası önünde bir araya gelerek tahliyeye tepki gösterdi.

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin ve şube başkanları, TMMOB İzmir İKK Sözcüsü Aykut Akdemir ve İzmir Tabip Odası Başkanı Fahri Yüce Ayhan de bina önünde bir araya gelenler arasında.

TMMOB: ARTIK TAPU BİR ŞEY İFADE ETMİYOR
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sözcüsü Aykut Akdemir, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası’na yönelik süreçle ilgili açıklamalarda bulundu. Meslek Fabrikası’nın, kentte eğitime ulaşamayan kadınlar, çocuklar ve gençlerin mesleki eğitim aldığı, binlerce kursiyerin meslek sahibi olduğu bir merkez olduğunu vurgulayan Akdemir şunları söyledi:

Bu bina İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait bir binadır. Tüm tapu kayıtları, bütün hukuki süreçlerden netleşmiş, kesinleşmiş bir şekilde İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait bir binadır. Şu anki işlevi de burada birçok insanın, o kentin eğitime ulaşamayan, eksik olan bir sürü vatandaşın, kadınların, çocukların, gençlerin mesleki eğitim aldıkları, meslek sahibi oldukları bir yer. Burada binlerce kursiyer yetişti, hepsi meslek sahibi oldu. Bir böyle bir işlevi var; mülkiyetten bağımsız şekilde bir böyle bir işlevi var. Diğer tarafıyla da buraya el koymak, bu ülkede hukukun olmadığını göstergesi. Artık mülkünüzün de bir karşılığı yok, tapunuzun olması da bir şey ifade etmiyor. Birileri gelip senin malına el koyuyor. Kimin adına ne adına olduğunun bir önemi yok. Şu anki yaşanan şey budur. Her koşulda hukuka rağmen mülke el koyma süreci yaşanıyor. Buna da biz 'hayır' diyoruz. Halkın malının halkta kalması için, halkın ihtiyaçları için kullanılması için de çaba sarf etmekten ve kamu yararından da vazgeçmiyoruz."