Güncel

Meslek Fabrikası Direnişi'nde 4. gün: Tugay binaya girdi!

Cemil Tugay’ın Meslek Fabrikası önünde başlattığı nöbet dördüncü gününde sürerken, CHP yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları ve İzmirlilerden destek geldi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- Tapunun İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesinin ardından polis eşliğinde tahliye edilen Meslek Fabrikası önünde, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın başlattığı nöbet dördüncü gününde de sürüyor.

Gece boyunca alanda kalan Başkan Tugay’a; CHP İzmir il yöneticileri, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda İzmirli dönüşümlü olarak destek verdi.

TUGAY BİNAYA GİRMEYE ÇALIŞTI
Başkan Tugay binanın içine girebilmek için Büyükşehir Belediyesi avukatlarıyla Meslek Fabrikası’nın kapısının önüne geldi. Başkan Tugay ve avukatlar kapıda bekleyen polis memuruna, binanın şu anda inceleme ve keşif sürecinde olduğunu ve davanın tarafı oldukları için içeri girebileceklerini belirttiler.

TUGAY: TALİMATI VEREN KİM?
Avukatlar, Başkan Tugay’ın içeri girmesine dair hakimin izni olduğunu ifade ettiler. Kapıda bekleyen polis memuru ise konuya dair bir telefon konuşması gerçekleştirdi. Telefon konuşmasının ardından memur, Tugay’ı içeri alamayacaklarını belirtti. Tugay’ın ‘telefondan talimatı veren kim?’ sorusuna memur, ‘beni zor durumda bırakmayın, söylemem’ dediği kameralara yansıdı.



İçeri alınmamasına tepki gösteren Başkan Tugay "Yani o zaman niye belediyeler var, niye belediye başkanlıkları var? Böyle bir şey olur mu ya? Yani Türkiye'nin ne hale geldiğini artık herkesin anlaması lazım gerçekten, çok fecaat. Yine enteresan bir durum. Yani bu ülkede hiç kimsenin o zaman hiçbir hukuk güvenliği garanti altında değil. Herkesin başına her şey gelebilir” dedi.

Yapılan görüşmelerin ardından Başkan Tugay, İzmir 22. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda Meslek Fabrikası'nın binasına girdi.


BÜYÜKŞEHİR'DEN MAHKEMEYE BAŞVURU
İzmir 22. Sulh Hukuk Mahkemesi, mülkiyet tartışmaları ve tahliye süreciyle gündeme gelen tarihi Meslek Fabrikası için önemli bir karara imza attı. Mahkeme, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin talebi üzerine, taşınmazda yapılan restorasyon ve yatırımların ekonomik değerinin belirlenmesi amacıyla delil tespiti yapılmasına karar verdi.

Konak Kaymakamlığı’nın tahliye tebligatı ve İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma talebini reddetmesi üzerine, belediye her an gerçekleşebilecek tahliye işlemi öncesinde mahkemeye başvurdu.



Taşınmazda gerçekleştirilen restorasyon, alt yapı, onarım ve teknik yatırımların ekonomik değerinin tespiti talebi, "hukuki yarar" bulunduğu gerekçesiyle kabul edildi.

Binada bulunan makine, jeneratör, bilgisayar gibi taşınabilir malzemelerin değer tespiti talebi ise; bu eşyaların henüz zarar görmediği ve "kaybolması muhtemel delil" niteliği taşımadığı gerekçesiyle reddedildi.

KARATEPE’DEN TUGAY’A DESTEK: HUKUK ENİNDE SONUNDA BİNAYI BÜYÜKŞEHİR’E VERECEK
CHP Cumhurbaşkanlığı Ofisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Sanayi ve Teknoloji Politika Kurulu Başkanı Yalçın Karatepe, Meslek Fabrikası eylemlerine destek vermek için İzmir’e geldi. Karatepe, Başkan Tugay’a desteklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

Değerli basın mensupları, günlerdir İzmir halkının sadece tarihi bir binaya sahip çıkmak için değil, aynı zamanda İzmir'de var olan sosyal belediyecilik anlayışına, İzmir gençlerine sunulan eğitim fırsatına sahip çıkmak için verdikleri mücadeleyi, izliyoruz.

İzmir halkı, İzmir'de var olan gençlere büyük fırsat sunan - bildiğim kadarıyla 40 bine yakın gencimizin değişik alanlarda meslek eğitimi aldığı, sosyal belediyecilikle tanıştığı, geleceklerinin inşa edilmesine imkan sunulan- bu binanın iktidar tarafından ele geçirilmesine karşı şiddetli bir tepki gösteriyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız, tüm belediyelerimiz, bu binanın İzmir halkından alınıp birilerine peşkeş çekilmesine izin vermemek için bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyor. Biz de bugün bu dayanışmaya destek olmak için buradayız. Bu binanın Büyükşehir Belediyemizde, yani İzmir halkında kalması, gençlerin kullanımına sunulmasına devam edilmesi önemine inanıyoruz.

Biliyoruz ki hukuk eninde sonunda -ümit ediyoruz ki öyle düzelteyim- eninde sonunda doğru olan kararı verecek ve bu yapının İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetiminde ve mülkiyetinde kalması yönünde hüküm verecektir. O güne kadar da bu mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini biliyorum. Belediye Başkanımıza desteklerimizi bir kez daha ifade etmek isterim. Hem bu binaya hem de İzmir halkına sunulan sosyal demokrat belediyecilik anlayışına kararlılıkla sahip çıktığı ve bunu yerine getirdiği için kutluyoruz.

Desteğimiz başkanımız ile beraber, İzmir halkı ile beraber. Sadece bu binanın değil, bu binanın temsil ettiği zihniyetin herhangi bir şekilde müdahaleyle ortadan kaldırılmasına izin vermeme kararlılığınızda yanınızda olduğumuzu ifade etmek isterim.

TUGAY: YÖNTEM HALİNE GELİRSE BÜTÜN BİNALARI POLİSLE ALABİLİRLER
Karetepe’nin açıklamalarının ardından açıklamalarda bulunan Tugay ise şu ifadeleri kullandı:

Değerli Genel Başkan Yardımcımız Yalçın Karatepe’ye çok teşekkür ediyorum; bugün buradaki desteği için geldiği ve o güçlü destek sözlerini söylediği için... Hani pek çok şeyi konuştuk, tekrar vurgulamak için söyleyeceğim: İzmir’de de Türkiye’de de ilk defa kamuya ait bir binanın, mülkiyet tartışmaları bitmemişken, henüz yargı aşaması sonuçlanması gereken noktadayken, yani bir polis baskınıyla hani her şeyi altüst ederek, ablukaya alınarak insanların girişi çıkışı engellenerek... bir tür el koyma şeyine maruz kaldı.
Bu Türkiye’de ilk defa oluyor. Yani o nedenle hassasiyet gösteriyoruz. Yani bu bir yöntem olarak eğer geçerli hale gelirse, polisi gönderip bütün binaları alabilirler demektir. Bunu kesinlikle hukuksuz buluyoruz, çok yanlış buluyoruz.

Hizmet boyutunda bizim için aynı zamanda önemli bir boşluk yaratacak. Çünkü açıldığından bugüne kadar 145 bin civarında kursiyer burada eğitim aldı ve sonrasında da çoğu bir meslek sahibi oldu. Bazıları istihdam edildi bir yerlerde, bazıları ise kendi iş yerlerini kurdular. Yani işsizliğin bu kadar büyük problem olduğu bir zamanda böyle bir hizmetin durması herkes için çok kötü olur.

İzmir’in kökleşmiş, 2017'den beri devam eden bir hizmeti bu. Yani bu binanın bugüne kadarki korunmasında, onarılmasında emek tamamen İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne aittir ve İzmir Büyükşehir Belediyesi de halka ait bütçeyi kullanarak bunları yapmıştır.

Ondan dolayı biz diyoruz ki; hani belediye başkanları, belediye yönetimleri geçicidir ama mülkiyet hakkı şehir adına, şehrin halkı adına kalıcıdır. Bugün biz görevdeyken eğer böyle bir şeye müsaade edersek, itiraz etmezsek, bunun vebali bizim üzerimizde olur.

Yani bazı insanların bunu tam anlamamış olabileceğini düşünerek bunları söylüyorum. Konunun önemli olduğunu, Türkiye’de ilk defa böylesine büyük, hukuksuz boyutta bir iş yapıldığını, ceberut bir tavır içerisinde bulunulduğunu, bunun arkasında siyasi, özellikle iktidarın buradaki siyasi temsilcilerinin olduğunu biliyoruz. İtirazımız tamamen bundandır. Devam edeceğiz; hem hukuk alanında çözüm arayışımız devam edecek hem de burada vazgeçmediğimizi bu binadan, ifade edecek şekilde burada bulunmaya devam edeceğiz

NELER YAŞANDI?
İzmir’in kent gündeminde önemli bir yer tutan, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan 4 binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devriyle başlayan kriz yeniden tırmandı.

Devredilen yapılar arasında bulunan ve Bakırçay Üniversitesi’ne tahsis edilmesi planlanan Meslek Fabrikası için verilen tahliye süresine karşı başlatılan nöbetin ardından süreç 2 hafta ertelenmişti.

Tahliye süresinin dolmasıyla birlikte 6 Nisan günü sabah saatlerinde Meslek Fabrikası’na polis ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. Emniyet güçleri bina çevresinde geniş güvenlik önlemleri alırken, fabrika önüne barikat kuruldu.

Mülkiyetin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçtiği Meslek Fabrikası’nda gerçekleştirilen polis müdahalesinin ardından tespit çalışmalarına başlandı. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise yürütülen işlemin hukuka aykırı olduğunu savunarak tespit çalışmalarının durdurulmasını talep etti.

ATATÜRK İMZALI PANKART İNDİRİLDİ
Tahliye işlemlerinin başlamasıyla birlikte sendika, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile CHP üyeleri bina önünde toplanmaya başladı. Gün içinde vatandaşlar ile polis arasında gerginlikler yaşandı. Barikatı yıkmaya çalışanlara polis biber gazı ile müdahale etti. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından binaya asılan ve binanın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararnameyle İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetine geçtiğini gösteren pankartların indirilmesi de gerilimi tırmandırdı.

TUGAY, NÖBETE BAŞLADI
Öte yandan, Dünya Sağlık Örgütü’nün “Tek Sağlık Zirvesi”ne konuşmacı olarak davet edildiği için yurt dışında bulunan Başkan Tugay, programını yarıda keserek İzmir’e döndü. İncelemelerde bulunmak üzere binaya girmek isteyen Tugay’a polis izin vermedi. Tugay, bina yeniden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geçene kadar binanın önünde nöbete başlayacağını açıkladı.

Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da destek eylemlerine başladı.