Merkez’de yeni düzen!

Abone Ol
Hükümet, Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisini hız kesmeden kullanmaya devam ediyor.
8 Haziran 2011 Tarihli ve 27958 Sayılı Resmî Gazetenin yürürlüğe girmesiyle, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre, Orman ve Şehircilik Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, 'Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı', Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı kuruldu.
Bu bakanlıkların, İcracı bakanlık statüsünde olduğunu ve devletin daha hızlı çalışmasını sağlamak amacı ile kurulduğunu düşünüyorum. Tabi ki bakanlar kurulunda bu kadar bakanın olması, bu kadar icracı üyenin olması, yarar mı yoksa zarar mı getirecek hep birlikte tecrübe edeceğiz.
Yeni bakanlıkların oluşması ile devlette 118 bin 409 yeni kadro ihdas edilecek…
12 Hazirandan sonra gelecek iktidar bu kadrolaşmayı hevesle ve sabırsızlıkla beklediği kesin…
Düşünsenize, ihdas edilen kadrolarda 9 müsteşar, 29 müsteşar yardımcısı ve 53 genel müdür görev yapacak!
Ayrıca, 643 Sayılı 3046 Sayılı Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Dair Kanun Hükmünde Kararname ile devlet erkinde Bakan Yardımcılığı adı altında yeni bir kadro ihdas edilmiş...
Müsteşarlık kadrosu varken bakan yardımcılığı kadrosuna ne gerek vardı anlayamıyorum! Benim tespitim, bakanlıklarda, müsteşarlar ile bakan yardımcıları arasında müthiş bir çekişmeyi önümüzdeki süreçte izleyeceğiz.
Çünkü ilgili kararnamede müsteşar ile bakan yardımcısın birbirlerinin astı ya da üstü olduğu belirtilmemiş hiyerarşide eşit seviyede oldukları belirtilmiş…
Birkaç saniye düşündükten sonra hükümetin bakan yardımcılığı kadrosunu neden çıkardığının cevabını buldum. Çünkü müsteşar atayabilmek için devlet kadrolarında uzunca yıl dirsek çürütmek gerekiyor ancak bakan yardımcılığı kadrosu 657 sayılı devlet memurları kanunun 59. Maddesi yani istisnai memurluk kadrosu olacak. Hükümet isterse ilkokul mezunu bir kişiyi bile bakan yardımcısı yapabilecek… Yapar demiyorum, yapabilecek…
Ama müsteşarlıkta üniversite mezunu ve yıllarını kamuya vermen gerekiyor. Şimdi sen kalk iki kadroyu eşitle… Yorum sizlerin…
Vardır büyüklerimizin bir bildiği diyelim!
Hazır hükümetin elinde kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi varken benim naçizane önerimi değerlendirmelerini istesem çok şey mi istemiş olurum…
Nedir bu öneri diye soracak olursanız hemen anlatayım;
Hükümet herhangi bir çalışma yıl şartı aramaksızın, tüm sözleşmelileri kadrolu yaptı mı? Yaptı…
Daha dün özel sektörde çalışırken 1 gün çalışsa bile sözleşmeli olan 4/B'li kadrolu oldu mu?
Oldu…
Hükümet açıktan 657 sayılı devlet memurları kanunu madde 59 a istinaden istediği kişi üst düzey yönetici yapıyor mu?
Yapıyor…
Son çıkardığı torba kanunla, özel sektörde ve serbest meslekte çalışanlar da 'kamuda 12 yıl çalışmış' gibi sayılacak ve en üst görevlere atanabilecek mi?
Evet atanabilecek…
Bu saydığım ve daha da çoğaltabileceğim örneklerdeki ortak düşünce ne biliyor musunuz?
Hiçbir kamu terbiyesinden geçmemiş, özel sektör kültürüyle yıllarını vermiş kişilerin, direkt kamunun yönetim kademelerinde görev alması inanın beni korkutuyor…
Ancak kamu şirketleri olan, sermayesi kamunun cebinden çıkan, Kamu İhale ve Sayıştay kanunlarına tabi olan belediye şirketlerindeki yetişmiş, eğitimli, birikimli ve kamu terbiyesinden geçmiş kişilerin merkezi hükümet yönetim kademelerinde görev almasının daha doğru olacağı düşüncesindeyim.
Hükümetin yapması gereken, 657 sayılı devlet memurları kanunun ilgili maddesini, çıkaracağı yetki kararnamesi ile Büyükşehir Belediye şirketlerinde yönetici pozisyonunda çalışanların yerelde ve genelde gereksinim duyulan asli kadrolara direkt atanabilir hükmünü getirmeleri…
Kamu terbiyesinden geçmiş çalışanların devletin üst kademelerinde görev alması doğru olacağı kanaatindeyim. Naçizane önerimi paylaştım, sürç-i lisan ettiysek affola…
Not: Pazartesi günündeki yazımın konusu, belediyedeki sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi ile ilgiliydi. Aradan günler geçti ve sonunda İzmir'de belediyelerde örgütlü memur sendikası TÜM BEL-SEN, seçime iki gün kala, yerel yönetimlerde çalışan sözleşmeli personelin kadroya alınmamasına tepki göstermiş… Geçmiş olsun sayın sendikacılar geçmiş olsun… Geç uyandınız!