Tacettin Bayır, CHP İzmir'in kıyıp doğraması ve asıp kesmesiyle ünlü mevcut il başkanıdır. Ayrıca 'Aidat ödeyecek parası yoksa partiye üye olmasın' diyebilecek kadarda cesur bir tüccardır. Biz onu daha çok 'Tüneli kaçmak için mi kazdınız?' türü sorular soran Reha Muhtar tarzı gaflarıyla yazdık. 3-5 senelik partililere söz hakkı tanımayan ve 50 yıllık partiliyi disipline yollayan Bayır son Ankara ziyareti sonrasında basın aracılığı ile çok güçlü mesajlar vermişti. Hatta Bayır'ın, genel merkez yöneticilerinin kendisini çok takdir ettikleri, her daim arkasında oldukları ve hatta kendisine sınırsız yetki verdikleri yönündeki beyanları da Ankara tarafından verilen bir 'Açık çek' olarak değerlendirildi. Bizzat kendi oluşturduğu il yönetim kurulu üyelerinin azımsanamayacak bir çoğunluğu tarafından kararları eleştirilen atanmış il başkanı Bayır; seçilmişleri 'görevden alma' inadı yüzünden çok fazla eleştirildi. Ama nedense bir türlü bu inadından vazgeçmedi.
Ve nihayet dün gece yarısı uzun süredir beklediğim haberi okudum. Okuduğum haberde; Kocaoğlu'nun Ankara'da Kılıçdaroğlu'na CHP İzmir İl Başkanı olarak Cihan Türsen'i önerdiği iddia ediliyordu. Bingo! İşte bu haber bana göre CHP İzmir'in makûs talihini değiştirecek derecede büyük bir öneme sahipti. Çünkü benim için 'Şok! Şok! Şok!' yada 'Flaş! Flaş! Flaş!' tadındaki bu haber CHP İzmir'deki Tacettin Bayır hükümdarlığının çöküşünü müjdeliyordu. Bugün değilse bile en azından yarın! Kalıyordu, gidiyordu derken Bayır için beklenen alarm verildi.
(Bu arada haber doğru mu diye bir şüphem yok. Çünkü dün gece yarısı okuduğum bu haberi dün öğleden sonra çok sağlam bir kaynaktan duymuş ve haberi yapan arkadaşımla o haberi yapmadan öncede paylaşmıştım.)
Yerel seçimler için çok ciddi bir çalışma yapması beklenen CHP İzmir'in bölüp parçalayan bir kasap yada cellattan ziyade birleştirip bütünleştiren bir il başkanına ihtiyacı olduğu sık sık dile getiriliyordu. İşte tamda bu noktada adı geçen Cihan Türsen'in toparlayıcı bir rol üstlenebileceğini düşünüyorum. Genel seçimler öncesi 'ön seçim' konusunda dik duran ve bu talebe sonuna kadar sahip çıkan Türsen'in bu işi kıvırabilecek ender isimler arasında olduğu kanaatindeyim. Türsen'in göreve gelmesi halinde eminim CHP İzmir'in her fırsatta eleştirilen katı üslubunda da gözle görülür bir değişim yaşanacaktır. Hukukçu kimliği olan Türsen'in olası bir operasyon karşısında Bayır'ın o çok yadırganan 'mutluluk' demeçlerinden ziyade akılcı ve gerçekçi fikirler öne sürüp siyasi kimliğini de kullanarak ciddi bir savunma yapabilecek kapasitede olduğunu düşünüyorum. Tabi Cihan Türsen haricinde bu görevi yapabileceğine inandığım başka isimlerde var. Fakat inanın bana bu göreve her kim gelirse gelsin; en kötüsü bile Tacettin Bayır'dan daha iyi olacaktır.
Siyasete karışmayacağım diyen Kocaoğlu bu hareketiyle bence en doğrusunu yaptı. Acil ve gerekli olduğunu düşündüğüm bu hamle umarım lafta kalmaz. Ama Cihan Türsen ama başka bir isim… Bu değişim derhal ve bir an önce yaşanmalıdır! Bu anlamda tüm belediye başkanları ve tüm ilçe başkanlarının Kocaoğlu'nu destekleyeceğinden şüphe etmiyorum. Hatta iddia ediyorum Karşıyaka bile bu fikre karşı çıkmayacaktır.
Uzun lafın kısası; üç vakte kadar Tacettin Bayır görevden alınabilir yada olası istifalarla il yönetimi düşebilir. Bakarsınız Bayır bizi şaşırtıp istifa da edebilir. Her halükarda gidecek olan Bayır için veda zamanı geldi çattı. Meğer Ankara'da ona 'açık çek' değil 'açık bilet' vermişler. Sanıyorum bugünlerde de biletin üzerine tarih yazıyorlar. Bakalım Bayır'ın otobüsü ne zaman kalkacak ve acaba bu ayrılık kime ne kadar dokunacak? Bayır için bir uğurlama töreni yaparlarsa belki bende katılırım. Zira üzerimde hakkı çok! Beni siyasetten uzaklaştırdığı için kendisine sabah akşam dua ediyorum. Bayır'ın örgütü için bugüne kadar yaptığı faydalı işler (!) yüzünden uğurlama töreni de kalabalık olacaktır olmasına da biri çıkıp 'gitme' der mi işte onu bilmiyorum. Uğurlama, ayrılık falan dedim de aklıma acıklı bir sahne geldi. Hani 'Babam ve Oğlum' filmindeki Çetin Tekindor'un o ağlatan repliği vardı ya…
'Burda dureydim böyle, tam burda. Böyle golleyimi açeydim iki yana… Tuteydim onu, tuteydim onu ben, getme diyeydim. Getme Sadık! On beş sene evvelsi, dureydim böyle Nuran, tuteydim Sadığımı... Sarılaydım böyle evladıma, getme diyeydim... Gitmez idi o vakit. Kalırdı. Ağzım dilim lal olaydı, get diyen dilim gopeydi. Benim yüzümden. Benim yüzümden. Benim yüzümden. Sadık. Sadık. Sadııııııık...'
Eğer tabanı, seveni varsa izleyenlerin neredeyse tamamını ağlatan bu sahne Bayır'ın gidişinde de yaşanabilir. Fakat öyle veya böyle şahsen ben şu sorunun örgüte ısrarla sorulması taraftarıyım. Ey CHP örgütü! Tacettin Bayır için ahrete muttalip haklarınızı helal ediyor musunuz? Ediyor musunuz? Ediyor musunuz?
Lillahi El Fatiha!