Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ortaokul ve liselerde hayata geçirdiği Ortak Yazılı Sınav Sistemi, yargıya taşındı.

Eğitim-İş, uygulamaya ilişkin kılavuzdaki bazı düzenlemelerin öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme konusundaki yetkilerini sınırlandırdığını belirterek Danıştay’a başvurdu. Sendika, ilgili hükümlerin yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini talep etti.

ÖĞRETMENLERİN HAZIRLAYACAĞI SORULAR İKİYLE SINIRLANDIRILDI
Eğitim-İş’in açıklamasında, uygulama kapsamında okul zümrelerinin hazırlayabileceği soruların ikiyle sınırlandırıldığı, sınavdaki diğer soruların ise Bakanlığın merkezi soru havuzundan alınacağı hatırlatıldı.

Evlilik kredisi desteği büyüyor: Gençlere 22,8 milyar lira ödendi
Evlilik kredisi desteği büyüyor: Gençlere 22,8 milyar lira ödendi
İçeriği Görüntüle

Sendika, merkezi havuzdaki soruların öğretmenlerin erişimine sınavdan yalnızca dört gün önce açılmasına da tepki gösterdi.

Açıklamada, bu yöntemle öğrencisini doğrudan tanıyan, öğrenme sürecini izleyen ve öğrencilerin ihtiyaçlarını değerlendiren öğretmenlerin sınav hazırlama sürecindeki belirleyici rolünün daraltıldığı savunuldu.

“ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME ÖĞRETİM SÜRECİNDEN KOPARILAMAZ”
Eğitim-İş, öğretmenlerin yalnızca merkezden gönderilen soruları uygulayan ve sonuçları sisteme giren görevlilere dönüştürülemeyeceğini belirtti.

Sendika açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Öğretmen, merkezden gönderilen soruları uygulayan ve sonuçları sisteme aktaran bir görevliye indirgenemez. Öğrencinin hazırbulunuşluğunu, gelişimini ve öğrenme güçlüklerini doğrudan gözlemleyen öğretmenin mesleki birikimi, sınavın hazırlanmasına yansıyabilmelidir.”

Öğretmenlik Mesleği Kanunu’na da işaret edilen açıklamada, öğretmenlerin öğrencilerin gelişim özellikleri ve öğrenme ihtiyaçlarına uygun araç ve yöntemleri seçmesinin mesleki sorumlulukları arasında bulunduğu kaydedildi.

“MEVCUT EŞİTSİZLİKLERİ DERİNLEŞTİRECEK”
Sendikanın itiraz ettiği başlıklardan biri de farklı koşullardaki okulların aynı merkezi sistem içerisinde değerlendirilmesi oldu.

Okulların fiziki koşullarının, sınıf mevcutlarının ve öğrencilerin eğitim olanaklarının birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Eğitim-İş, bu farklılıkların yeterince hesaba katılmadığı merkezi bir modelin eğitimde eşitlik sağlamayacağını savundu.

Açıklamada, “Kırk kişilik sınıfla on beş kişilik sınıfta aynı öğrenme koşulları bulunmamaktadır” denilerek standartlaştırılmış ölçme sisteminin mevcut eğitim eşitsizliklerini daha da büyütebileceği belirtildi.

PUAN GİRİŞİNE “ANGARYA” TEPKİSİ
Eğitim-İş, Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nde öğretmenlere getirilen soru bazında puan girişi zorunluluğunu da eleştirdi.

Sınavların okunması ve değerlendirilmesinin yanı sıra binlerce verinin sisteme girilmesinin öğretmenler üzerinde ek idari yük oluşturacağı belirtilirken, yeterli bilgisayar, internet ve çalışma olanağı sağlanmadan bu sorumluluğun öğretmenlere yüklenmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Sendika, öğretmenlerin öğrencilere ve ders hazırlığına ayırması gereken zamanın veri girişine harcanacağı görüşünü dile getirdi.

EĞİTİM-İŞ’TEN MEB’E ELEŞTİRİ
Eğitim-İş, Bakanlığın görevinin öğretmenlerin mesleki yetkisini sınırlandırmak değil, okullar arasındaki eşitsizlikleri gidermek ve öğretmenlerin eğitim sürecindeki rolünü güçlendirmek olduğunu belirtti.

Açıklamada, düzenlemelere karşı Danıştay’da dava açıldığı belirtilerek, öğretmenlerin mesleki hakları ile öğrencilerin nitelikli eğitim hakkının savunulmaya devam edileceği kaydedildi.(Cumhuriyet)