Masumiyet karinesi

Abone Ol

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 6/2; 'Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.'
Türk Anayasası Madde 38/4; 'Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.'
Yukarıdaki yazdığım maddelerin hukuk dilindeki adı masumiyet karinesi ya da suçsuzluk karinesi olarak da adlandırılır...
Avrupa da 1789 süreciyle keşfedilen bu karine, 21. yüzyıl Türkiye'sinde uygulanabilirliği sıfır. Nedenini sosyologlar kadar iyi bilemem ama gerek basının, gerekse halkın eğitim düzeyi ve çevresel faktörlerin buna neden olabileceğini düşünüyorum.
Bence bir kişinin beraat edilebilmesi için masum olduğunun anlaşılması şart değil, suçlu olduğunun anlaşılmamış olması yeterli. Şimdi sizlere soruyorum, biz toplum olarak bunu başarabiliyor muyuz?
Maalesef başaramıyoruz...
Adliyenin kapısından bu yaşına kadar dost ziyareti dışında girmemiş bir kişi olarak özel hayatta birlikte oturup kalktığım yargı mensubu üyelerinin tarafsızlığından biran olsun şüphem olmadı.
Ancak, daha önce ifade ettiğim gibi, suçsuzluk karinesinin işlemediği bir toplumda yaşıyoruz değerli arkadaşlar. Emniyet seni götürdü mü artık suçlusun hele birde tutuklu yargılanıyorsan ayvayı yedin, üzerindeki toplumsal baskıyı o zaman gör...
Böyle bir toplumda hem yargı hem de emniyet kuvvetleri daha titiz çalışmalı.
Ben Cumhuriyetin Savcılarına güveniyorum. Sadece onlardan dileğim, suçsuzluk ya da diğer bir adıyla masumiyet karinesinin işlemediği bir toplumda yaşadığımızın farkına varmaları…
Ailemin içinde hakimlik ve savcılık yapmış isimler var, şuan avukatlık yapan birçok aile bireylerim de var…
İçlerinde olan bir kişi olarak tüm yargı mensubu arkadaşlarımın ve büyüklerimin yargıyı yönlendireceğini düşünmüyorum.
Ancak bir yerde aksaklık var!
Urla Belediyesi basılıyor, belediye başkanı aylarca tutuklu, sonra ilk mahkemede tutukluluğu kaldırılıyor…
Güzelbahçe Belediyesi, Didim Belediyesi, Edirne Belediyesi, Dikli Belediyesi vb.
Hep aynı son… Beraat…
Tabi ki yargı işini yapacak, elbette emniyet kuvvetleri yasal olmayan konularda devlet adına müdahale edecek…
İnancım ise bu aksaklıkların mevzuattan kaynaklandığı…
Masum insanlar zarar görmeden bu tür aksaklıklar düzeltilmeli…
Kanun koyucular ivedilikle yeni düzenlemeler yapmalı ve yargı mensupları da rahatlatmalıdır.
Kamu İhale Kanununda ve Devlet İhale Kanununda ya da şuan sayamayacağım birçok mevzuatın çağın gereklerine uygun güncellenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Masumiyet karinesinin toplum ve hukuk tarafından kabul gördüğü bir ülke de yaşamak dileğiyle…
Not: İzmir de çok renkli bir genel seçim süreci yaşanıyor. Bu genel seçim sürecinden sonra diğer metropollere göre İzmir'i çok şanslı görüyorum.
Çünkü Seçim sonrası kurulacak hükümet, CHP hükümeti olursa, 30 ilçenin 28'ni alan ve açık ara Büyükşehir Belediyesini kazanan CHP'li başkanlara hükümet desteği geçmişten kat ve kat daha fazla olacağını düşünüyorum.
Yada mevcut siyasi iktidar, 61. Hükümeti kurarsa, çıkardıkları iki bakan menşeli milletvekiliyle güzel İzmir'imize katkı sağlayacaklarından eminim.