Mahşerin Üç Atlısı'nın 'ideolojik-ekonomik' birlikteliği!

Abone Ol

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP'den istifası oldukça sarsıcı bir adım oldu. Neredeyse 1-1,5 aydır partide yaşananları bıkkınlık ve öfke ile izleyen parti tabanından oldukça karşılık bulan bu adımın sonrasında Tugay'ın siyasi yolculuğunun nasıl şekilleneceği merak konusu...

Görünen Başkan Tugay'ın Özel ekibi ile tam bir eşgüdüm halinde yol yürüyeceği yönünde...

Kendisi özel olarak da AK Parti'ye geçmeyeceğini altını çizerek söyledi.

Kent hafızasından kolay kolay silinmeyecek ve uzun yıllar konuşulacak olan istifa, dört istifayı da beraberinde getirdi. Başkan Tugay, Sözcü'ye verdiği mülakatta istifa eden isimlerle ideolojik yakınlıkları olduğunu belirtti ve bu yol arkadaşlığının kolay kolay bozulamayacağını da ekledi.

Biraz yelpazeyi bu ideolojik ekibe açalım. İstifa eden isimlerin arasında bulunan CHP'li meclis üyesi Mustafa Özuslu ile Başkan Tugay'ın siyasi yakınlığı uzun bir sürece dayanıyor. Özuslu'nun Karşıyaka ilçe başkanı olduğu dönemde ilçe başkan yardımcılığı görevinde Başkan Tugay bulunmaktaydı. Yine 2019 Yerel Seçimleri ile birlikte Tunç Soyer ile yol yürüyen Mustafa Özuslu'nun ekip arkadaşı olan Rıfat Nalbantoğlu'nun da müdahaleleri ile Cemil Tugay'ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı'nın yol açılmıştı. Özuslu, 2024 Yerel Seçimleri arifesinde ise Soyer ile ipleri atmış ve Belediye Başkanvekili görevinden istifa etmişti.

Bir başka istifacı Levent Yıldır ise Soyer'in ekibinde Karabağlar Belediye Meclis üyesi iken seçim öncesi Tugay ile yol yürüme kararı alarak Tugay'ın en yakınındaki isimlerden birisi olmuştu. Kartların yeniden karıldığı 2024 Yerel Seçimleri sürecinde bu iki isim Başkan Tugay ile ekipleşmişlerdi.
Buradan bakıldığında kavramsal olarak "ideolojik birliktelik" denemese de bu yapının uzun süreli bir yol arkadaşlığı, CHP içi bir yoldaşlık hikayesi olduğunu belirtmek daha doğru bir tabir olabilir.

CHP'de ideolojik mücadele konusu daha çok CHP'nin geleneksel siyasetini izleyen ulusalcı kanat ile neo-CHP olarak tabir edilen ve Kemalizmin törpülenerek partinin siyasal çizgisini Avrupa solculuğuna yakınlaştıran anlayış arasında cereyan eder. Ulusalcı kanadın eskiye oranla gücü kalmasa da söylemsel yönde hala parti örgütünde etki alanı bulunuyor.

Bugün ise partide Mutlak Butlan ekibi ile İmamoğlu-Özel ekibi arasında siyasal güç savaşı yaşanıyor. Yaşananların ideolojik çatışmadan çok bir ekip savaşı hali olduğu da açık.

Tugay'ın da içinde olduğu 'ideolojik' grubun Özgür Özel'in ısrarına karşın topluca istifa etmesi partinin içindeki iç tartışmadan bıkan parti tabanında oldukça destek gördü. Burada CHP Grubu'nda bulunan 144 üyenin 4'ünün istifa etmesi yani Tugay'ın istifa gücünün yüzde 3'te kalması mesele değil. Mesele yarattıkları etki alanıdır. Bazen sözün ve eylemin yarattığı etki gücü ileriki mücadele safhalarında önemli bir destek birikimi oluşturabilir.
'İdeolojik' birlikteliğin yanında ekonomik birliktelik yelpazesine de bakalım. Sayın Levent Yıldır'ın ile Sayın Mustafa Özuslu'nun ortak yanlarından birisi de Özgür Özel'in talimatına rağmen belediye şirketlerindeki görevlerinden istifa etmemeleridir. Levent Bey'in belediye başkanvekili olmasının yanı sıra İZBETON A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu ekleyelim.

Tunç Soyer döneminde belediye başkanvekili iken belediye şirket yönetimlerinde olması hasebiyle çok kez haber olan Mustafa Özuslu'nun İZFAŞ Yönetimi'nde olduğunu da ekleyelim. İki isim parti talimatına uymayarak yönetim kurullarından istifa etmemeleri ve belediye kasasından huzur hakkı almaları da birlikteliğin ideolojik bir birliktelik olmasının yanında ekonomik bir birliktelik olduğuna dair bir resim çiziyor. Hatta Özuslu için bu yetmiyor, üstüne İzmir Büyükşehir Belediyesi kontenjanından İzmir Gaz A.Ş.'nin yönetim kuruluna girerek oradan da huzur hakkı almaya devam ediyor.

Yine Özuslu ile Yıldır'ın ortak yanı da geçmişte sosyalist hareket içinde yer almalarıdır. -Orada aralarında devrim meselesinin kavranışı yönünden bir ideolojik ayrım vardı diyelim-

Sorularla devam edelim:
-"Mahşer'in Üç Atlısı"nın alacakları kararlar ve atacakları adımlar var olan CHP Grubu ile be ölçüde paralellik gösterecek mi?
-Özgür Özel'in Başkan Tugay'ı halen CHP Grubu'nun tepesindeki isim olarak tarif edip etmediği belirsiz. CHP Grubu'nda üçlü bir ekipleşmenin olmasının engellenmesi noktasında 'ideolojik' ekip nasıl bir önlem alacak?
-CHP Grubu'ndaki Mutlak Butlan destekçileri ile hangi yöntem ve biçimde ilişki kurulacak?
-'İdeolojik' mücadele yürüten ekip içinde yer alan iki isim, istifaları nedeniyle parti tabanında elde ettikleri sempatiyi bir üst boyuta taşımak ve tam anlamıyla bir 'ideolojik' ekip olma adına -parti talimatına uyarak- belediye şirketlerindeki yöneticiliklerinden elde ettikleri gelirlerden vazgeçecekler mi?