EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında, kent gündemini kirlilik sebebiyle meşgul eden ve Bornova-Altındağ’da bulunan İtalyanlara ait Çimentaş isimli çimento fabrikası ile ilgili gelişmeleri ele aldı.
Gazeteci Fatih Yapar, İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem başkanı Tunç Soyer döneminde alınan karar doğrultusunda vatandaşların tepkilerine neden olan çimento fabrikasının şehrin dışına taşınması noktasında plan hazırladığını ve bu plana Çimentaş yetkililerin itiraz ettiğini söyledi.
Süreç hakkında bilgi veren Yapar, İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin bilirkişinin olumsuz görüşüne rağmen Çimentaş’ı haklı bularak firma lehine karar verdiğini ancak kararın istinaf mahkemesinden dönmesinden dolayı kararın iptal edildiğini anlattı.
Gazeteci Fatih Yapar, büyükşehir lehine karar çıktığı süreçte İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne gelen bir gündem maddesine dikkat çekti. Büyükşehir lehine aldığı kararın es geçildiğinin görüldüğü gündem maddesinde İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin şirket lehine verdiği iptal kararı üzerinden işlem yapıldığını anlatan Yapar, meclis gündemine gelen plan ve plan notu değişikliği kararının oyçokluğu ile şirket lehine verildiğini belirtti. (*)
Fatih Yapar ayrıca, Büyükşehir Belediyesi Şirketleri Hukuk Müşaviri Ahmet Okyay’ın bir dönem Çimentaş’ın avukatlığını yapıp yapmadığı sorusunu da iletti.
ÇİMENTO FABRİKASININ TAŞINMASINDA ÖNCE ALEYHE, SONRA LEHE KARAR!
Gazeteci Yapar açıklamasında şunları söyledi:
“Geçtiğimiz ay, büyükşehir belediyesi meclisine bir mahkeme kararına atıfta bulunularak plan değişikliği ile ilgili karar geldi. Soyer döneminde yapılan çalışmanın devamında bir karar… 15 Eylül 2023’te büyükşehir tarafından alınan bir karar var. Bu bölgedeki tesislerin kent dışına taşınması kararı alınıyor. Burası konut, yerleşim alanı ve senin faaliyet yapacağın bir yer değil, diyor.
Çimento fiyatlarında özellikle 2-3 yıldır olan artış, fiyat dalgalanmaları özellikle AB ülkelerindeki sermaye sahip açısından Türkiye cazip hale geldi. Bu tesisleri kendi ülkelerinde yapmak yerine bizim gibi ülkelerden alıyor. Doğal olarak burada ciddi bir kar ediliyor, ticari faaliyetleri büyüyor ve buralarda kalmakla ile ilgili girişimlerini yapıyorlar. Çimento fiyatlarının artmasıyla da firmalar para kazanıyor ve kalmak istiyor. Firmanın sahibi İtalyan. İtalyan firması burada güzel bir iş var, kurulu düzen var. Hiç İtalya’ya bu işi sokmayım, başka ülkeden hazır fabrika alayım demiş. Sadece İzmir’de değil birçok şehirde bu firma alım yapmış ve takır takır işletiyorlar.
Dönersek, otogarın karşısında Çimentaş’a ait olan ve madencilik faaliyeti yürütülen 67 hektarlık alanla ilgili büyükşehir bir plan kararı aldı. Bu karara Çimentaş firması İzmir 4. İdare Mahkemesi’ne dava açtı. Planının iptalini ve yürütmesinin durdurulmasını talep etti. Davada bilirkişinin olumsuz raporuna karşın Çimentaş haklı bulunuyor. Benim yorumum, idare mahkemeleri çoğu zaman, genel olarak bilirkişi dışında karar vermez. Verse bile çok nadir veriyor. Bilirkişi raporuna rağmen 4. İdare Mahkemesi Çimentaş’ı haklı buluyor ve büyükşehirin aldığı kararı iptal ediyor. Büyükşehir Belediyesi davayı üst mahkemeye taşıyor. İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi, yani istinaf mahkemesi, dosyaya bakıyor. Ve 4. İdare Mahkemesi’nin aldığı kararı 10 Eylül 2025’te iptal ediyor. Yani kararla Büyükşehir Belediyesi, haklı bir konuma geçiyor.
BÜYÜKŞEHİR, KARARI KENDİ LEHİNE UYGULAMADI
Karar 2 Ekim tarihinde tebliğ ediliyor ve Büyükşehir haklı bir konuma geçtiği düşünülürken 9 Ekim tarihinde gerçekleşen büyükşehir belediye meclis toplantısına istinafın değil İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin aldığı karar gündeme geliyor. Sanki büyükşehir burada 4. İdare Mahkemesi’nin kararı üzerinden yani Çimentaş haklıymış gibi bir süreç yürüttü. Sonrasında belediye içinden birileri, bu karar istinaf mahkemesinde bozuldu, dedi. Karar komisyona geri gönderilip yeniden geldi. Gelinen noktada, 16 Ekim tarihinde yapılan mecliste, karar, oy çokluğu ile büyükşehirden geçti. Çimento fabrikasının lehine bir karar geçti. Çimento fabrikası çıkmıyor. 4. İdare Mahkemesi’nin kararı kesin kararmış gibi ele alınıyor, büyükşehir, bölge idarenin bu kararı bozmamış gibi bir karar vererek meclisten geçiriyor.
İZBETON MÜDÜRÜ, BELEDİYENİN ARAZİSİNE ALINMADI
Büyükşehir Belediyesi, çalışma yaparak Çimentaş’ın iş yaptığı yerde arazisinin olduğunu gördü. Yaklaşık 200 dönümlük bir arazi. Bu mülkiyet de büykşehir tarafından meclis kararı ile ayni sermaye olarak İZBETON yönetimine verilmişti. Değerleme raporuna göre 700 milyon TL değerinde bir arsa bu. Etrafı çevrilmiş. Benim aldığım bilgiye göre, İZBETON’un yeni atanan müdürü bölgeyi incelemek için gidiyor. Çimentaş’taki araziye sayın genel müdürü sokmuyorlar. Orada inceleme yapamıyor. Bunu büyükşehir belediyesi değerlendirmeli. Büyükşehir’in malına birileri çöküyor mu? Büyükşehir Belediyesi, bu duruma niye göz yumuyor? Klimanın 24 derecede olmasına dikkat eden Tugay’ın buraya dikkat çekmesini istiyorum. 600-700 milyon TL’lik arsanın peşinden gitmesini istiyoruz.
FİRMA BAKANLIĞA RUHSAT TALEBİNDE DE BULUNDU
Bu arada Çimentaş, Enerji Bakanlığı’na maden ruhsatı ile ilgili bir talepte bulunuyor. Burada çok rezerv var, faaliyetimi sürdürmek istiyorum diyor. Kurumlara görüş yazılıyor, büyükşehir belediyesi belki de olumlu görüş vermiştir, bilmiyoruz. Büyükşehir Belediyesi, plan kararı ile çık buradan derken kendi içine dönüp de maden talebi için ne cevap verdi? Bu da önemli bir konu.
Plana ilişkin çalışmalar belli. Mahkeme kararları belli. Süre belli. Firma kalmak istiyor. Bu duruma büyükşehir ne yapacak? Firma kalacak mı, yoksa büyükşehirin aldığı tesislerin taşınması konusu devam edecek mi? Kendi genel müdürünüz araziye giremiyor ve sesiniz çıkmıyor”
OKYAY, ÇİMENTAŞ’IN AVUKATLIĞINI HİÇ YAPMIŞ MI?
Gazeteci Yapar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Şirketleri Hukuk Müşaviri Ahmet Okyay’a Çimentaş’ın avukatlığını yapıp yapmadığına ilişkin bir soru sordu.
Yapar açıklamasında şunları söyledi:
Bana gelen bilgilere göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi kurumsal sürecini temsil eden hem İZBETON hem de kooperatifler sürecinde bir isim var. Av. Ahmet Okyay… Eşi de Prof. Dr. Pınar Okyay da genel sekreter yardımcısı, sağlık işleri daire başkanlığı dahil bir çok kurum kendisine bağlı.
Sormak istediğim bazı sorular var: Sayın Ahmet Okyay, bu tesiste kalmak isteyen Çimentaş’ın avukatlığını hiç yapmış mı? Burada Okyay’ın hala şirketin avukatı mı? Değilse sayın Okyay ne kadar sürede Çimentaş’ın vekaleti kendinde kaldı? Okyay’ın etrafında, bürolarında görevli olan avukatlarda Çimentaş’ın vekaleti var mı? Varsa hayatın olağan akışına aykırı bir durum var. Kooperatif sürecinin sözcüsü olan ve imzaları atan bir isim kendisi… İZBETON’da da görevi var. Belediye başkanının en yakınındaki bilirkişi hukuk adamısınız, sizin görevinizin olduğu İZBETON’un genel müdürü kendi arazisini göremiyor. Genel müdürünüzü arsaya almayan firmanın avukatlığını yaptınız mı? Bu işin bu noktaya gelmesinin müsebbibi kimse ortaya çıkarılması gerekiyor”
OLAY DOĞRUYSA ÇOK ÇOK ÇOK VAHİM
Araştırmacı Yaldız yaptığı değerlendirmede “Aslında durum büyük bir skandal. İşi özetleyince, Soyer, 2023 yılında Çimentaş’ı şehrin içinden çıkarmak için harekete geçiyor. Bu bölgeyle ilgili planlama çalışması başlatıyor. Burası artık kentsel konut alanı ve buraya artık kentin ihtiyacı olan konutları, düzenlemeleri yapacağız diyor. Çimentaş, kendi cephesinden baktığında, oradan gitmek istemez. Şehir benim etrafıma gelmiş problemim değil, hele ki İtalyan yatırımcının hiç problemi değil. Altındağlı toz solumuş, çamaşırları toz içinde kalmış, sağlığı bozulmuş falan sermayenin bunun işinle olmaz. Onlar kasadaki paraya bakar. İtalya’nın sömürgecilik yaptığı Afrika’da yaşayanlarla Altındağlılar arasında bir fark yok ki. Durum böyleyken kendi cephelerinden mahkemeye taşıyorlar. Mahkeme bilirkişi raporunun aksi görüş vermesine rağmen her nasılsa bilirkişi raporunun aksine karar verip Çimentaş’ın kalmasını sağlıyor. Hukukta birinci basamak mahkeme kararları üst mahkemeye taşınır ve istinaf mahkemesi, 4. İdare Mahkemesi’ne diyor ki senin kararın yok hükmündedir ve davayı reddedip büyükşehirin plan çalışmalarının devamına hükmediyor. Çimentaş’ın oradan gitmesini istiyor. Bu arada ne oluyor? Büyükşehir’de başkan değişiyor. Yeni başkan önceki başkanın yaptığı birçok işte olduğu gibi bu işte de muhtemelen soru işareti ile yaklaşıyor yada farklı bir anlayış ortaya koyuyor. Ama en son söylediğin konu doğru ise çok vahim! Şu anda Tugay’ın baş köşeye oturttuğu, büyükşehirin kaptan köşkünde pek çok kritik noktada o oturuyor denilen Ahmet Okyay, hem Çimentaş’ın hem İZBETON’un avukatı hem de belediye başkanının siyasal-hukuksal beyni iken Çimentaş mahkeme kararına rağmen orada kalmaya devam ediyorsa ve orada kalması noktasında belediye meclisinden bir karar çıkmışsa durum çok çok çok vahimdir. Her türlü şaibeye açıktır. Çimentaş’ta ne alındı, ne verildi iddialarına kadar konuşulur” dedi.
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BÜYÜK BİR MÜJDE OLARAK KAMUOYUNA AÇIKLAMASI GEREKİRKEN KARIŞIK KURUŞUK KONULAR DEVREYE GİRİYOR
Fatih Yapar’ın “ben bir rakam söyleyeyim. Velev ki arazisini ayarladınız, verdiniz. Böyle bir tesisi kurmanın bedeli işi bilenlere göre 250 milyon dolar. 250 milyon dolar ödemekten adamı kurtarıyorsunuz. Arazi maliyeti hariç” demesi üzerine Yaldız “Orada bulunmanın da avantajı var. Nakliye, lojistik yönünden var. Cevher de var. Her şey 4x4’lük. Ama şehir de var, insanlar da var. İnsan hayatı daha mı ucuz? Altındağlıların hayatın 250 milyon dolardan daha mı ucuz? 3-4 tane semtten konuşuyoruz ama Gültepe-Toros da Yenişehir de Buca da tozdan etkileniyor. Bu çağda, 2026’da, biz hala şehrin içindeki çimento fabrikalarını İzmir’den taşıyamıyorsak bu İzmir’in her anlamda küme düşmesinden kaynaklıdır. İstanbul’un, Ankara’nın merkezinde bu çimento fabrikalarını tutabilir misiniz? Mümkün mü? Bu İzmir’de halen daha nasıl olabiliyor? Mahkeme kararı varken büyükşehir belediyesi büyük bir müjde olarak kamuoyuna açıklaması gerekirken karışık kuruşuk konular devreye giriyor. Büyükşehir’in avukatı ile Çimentaş’ın avukatı aynıysa, mahkeme kararına rağmen Çimentaş orada kalıyorsa, Büyükşehir Belediyesi 200 dönümlük arazisine kapıdan içeri alınmıyorsa ortada her türlü konu konuşulur. Her türlü iddia ortaya atılır, biz de bunu araştırır, konuşuruz.
(*)Kemalpaşa Caddesinin güneyinde bulunan yaklaşık 67 ha büyüklüğündeki alanın yeniden düzenlenmesine ilişkin hazırlanan 1/25000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı Değişikliğine, İzmir Çimento Fabrikası Türk Anonim Şirketi (Çimentaş) tarafından 2024/184 Esasına kayden açılan dava kapsamında verilen İzmir 4. İdare Mahkemesinin 2025/282 sayılı “iptal” kararı doğrultusunda Büyükşehir Belediye Başkanlığımızca hazırlanan 1/25000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı ve Plan Notu Değişikliği önerisinin oyçokluğu ile uygun bulunduğuna ilişkin İmar ve Bayındırlık Komisyonu Raporu. (İmar ve Şehircilik Dai.Bşk.E.2656229)”