Mağdurdunuz!

Abone Ol

Öyle ki olayın varlığı veya yokluğunu tartışmadılar. Ortaya çıkış şekli eleştirildi. Komplo dendi, özel hayat dendi, özgürlük dendi, siyasi baskı dendi.
Direnebilirdiniz. Bu benim özel hayatımdır, kimseyi ilgilendirmez diyebilir ve istifa etmeyebilirdiniz. Bu da tartışılabilirdi. Direnmediniz istifa ettiniz.
Şimdi toplum dönme ihtimallerine alıştırılmaya çalışılıyor. Yok kapı önünde birkaç gencin açlık grevi, yok parti ileri gelenlerinin kıvrtmalı beyanları, yok halkım çağırırsa kaçamam ayakları.
Yemezler Deniz Bey yemezler.
Bitti bu iş. Yaptıklarınız kendinizi ilgilendirir. İstifa ettiniz buda sizi ilgilendirir. Fakat bundan sonrası memleket meselesi. Kusura bakma sizin kaprislerinizle geçirilecek zamanı kalmadı memleketin.
Buğdaylar başak vermeye başladı. Toplanması gerekir. Kaybedilecek her gün kuruyan başakların dane dökmesi demektir. Bu da zarar demektir. Kararmış gelecek demektir, açlık demektir.
Çekildiğiniz kenarın kıymetini bilin. O kenar dahi verilmeyebilirdi. Çekilecek kenarınız bile olmayabilirdi.
Bırakın yeni bir operatör gelsin ekinleri biçsin. Hasadı toplasın. Ha bildiğin bir operatör varsa, yani işinin ustası, çalışkan namuslu biri, tavsiye edin görev verilsin. Yok bir mevsimlik olsun istiyorsanız vazgeçin bu sevdadan. Çekin elinizi. Dedik ya iş artık memleket meselesi.
Bir sözümde CHP’’lilere: Ya partiye sahip çıkın, adam gibi birini bulun çıkarın. Ya da particilik oynamayın.
Halkın ekinleri sararmaya başladı.
Ekinler kararan umutlara dönüşmesin.