Ege

Latmos’u kesip biçen karar: 12 bin ağaca ölüm fermanı!

Latmos’ta mahkemenin iptal kararına rağmen yeniden başlatılan RES projesi ve buna bağlı elektrik iletim hattı çalışmalarıyla yaklaşık 12 bin ağacın kesilmesi gündemde. Orman, tarım ve “önemli doğa alanı” statüsündeki bölgeleri kapsayan projeler; endemik bitki türleri ile koruma altındaki çok sayıda canlının yaşam alanını doğrudan tehdit ediyor.

Abone Ol

Metehan UD / EGEDESONSÖZ – Latmos (Beşparmak) Dağları, jeolojik yapısı, biyolojik çeşitliliği ve kültürel mirasıyla Türkiye’nin en önemli doğal alanları arasında yer alırken, taş ocaklarının ardından şimdi de ‘yenilenebilir enerji’ projeleriyle yeniden gündemde.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, EnerjiSA tarafından bölgede yapılması planlanan Falp Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesi için, mahkemenin iptal kararına rağmen yeni bir ÇED süreci başlattı.



Daha önce Milas Belediyesi tarafından açılan dava sonucunda Muğla 1. İdare Mahkemesi, proje tanıtım dosyası ve bilirkişi raporlarını inceleyerek projeye ilişkin ÇED sürecini iptal etmişti. Ancak Bakanlık, 2009/7 sayılı genelge kapsamında yapılan yeni başvuruyu kabul ederek süreci yeniden başlattı.

Proje alanının büyük bölümü, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “orman alanı” olarak tanımlanıyor. Projenin hayata geçirilmesi halinde yaklaşık 4 bin 55 ağacın kesileceği belirtilirken, sahada 10 endemik bitki türü ve 27 koruma altındaki canlı türü bulunuyor.



ELEKTRİK HATTI İÇİN İKİNCİ HAMLE
ÇED süreci devam ederken projeye ilişkin bir başka kritik karar daha alındı. Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafından planlanan “154 kV Falp RES TM–Çine TM Elektrik Enerjisi İletim Hattı (EEİH)” projesi için de “ÇED olumlu” kararı verildi. Bu kapsamda, üretilen elektriğin Çine Trafo Merkezi’ne taşınması amacıyla büyük bölümü Latmos sınırları içinde kalacak şekilde 105 elektrik direği dikilecek.

7827 AĞAÇ DAHA KESİLECEK
İletim hattına ilişkin ÇED sahası; “önemli doğa alanı”, “orman alanı”, “tarım arazisi”, “çayır-mera” ve “sulama alanı” gibi farklı statülerdeki bölgeleri kapsıyor. Proje dosyasına göre yalnızca elektrik iletim hattı için en az 7 bin 827 ağacın daha kesilecek. Aynı alan, endemik bitkiler ile uluslararası sözleşmeler kapsamında koruma altına alınan birçok canlı türünün yaşam alanı olarak dikkat çekiyor.



LATMOS: FIRTINA TANRISININ EVİ
Latmos’un geçmişine dair izler Neolitik Dönem’e kadar uzanıyor. Anadolu’nun kutsal kabul edilen dağları arasında gösterilen Latmos, antik çağlarda fırtına tanrısı ile ilişkilendirilen önemli bir coğrafya olarak öne çıkıyor. Hititlerde Tarhunt, Antik Yunan’da ise Zeus ile özdeşleştirilen bu inanç, bölgenin mitolojik önemini artırıyor. Yunan mitolojisine göre ise bu dağlar, Ay Tanrıçası Selene’nin sevgilisi Endymion’u sonsuz uykuya yatırdığı mağaraya ev sahipliği yapıyor. Hristiyanlık döneminde ise Latmos, korunaklı yapısı nedeniyle keşişler için önemli bir inziva ve manastır merkezi haline geldi. Bölgede tespit edilen en eski buluntular, yaklaşık 7-8 bin yıl öncesine tarihlenen kaya resimleri. 1994 yılında Alman arkeolog Anneliese Peschlow-Bindokat tarafından belgelenmeye başlanan bu resimlerden bugüne kadar 170’ten fazlası kayıt altına alındı. Latmos kaya resimleri, Anadolu’nun en önemli tarih öncesi keşifleri arasında gösteriliyor.