Kuralsız bir devletin vatandaşı olmak

Abone Ol
E. Korgeneral Atilla Kıyat ’“ Güneydoğu’’da faili meçhul cinayetler devlet politikasıydı’” dedi.
E.Albay Arif Doğan ’‘da ’“JİTEM’’i ben kurdum.10 bin elemanım vardı. 620’’si kadındı. Öldürdükleri (PKK’’lı) başına 3 bin lira alırlardı’” diyor.
Yüzlerce PKK itirafçısı, onlarca asker, sivil istihbaratçı, tetikçi, muhbircinin anlattıklarını yan-yana koyuyorum.
Diyarbakır sokaklarında, sağımda, solumda birer-birer öldürülen gencecik arkadaşlarımı, komşularımı, meslektaşlarımı düşünüyorum.
Mehmet Sait Erten, Halit Güngen, Cengiz Altun, İzzet Kezer, Hafız Akdemir, Çetin Ababay, Yahya Orhan, Hüseyin Deniz, Musa Anter, Yaşar Aktay, Hatip Kapçak, Namık Tarancı.
Sadece ve sadece 1992 yılı içinde öldürülen gazetecilerdi.
Kaçanlar, izlerini kayıp ettirebilenlerin sayısını bilmiyorum.
Örneğin Yılmaz Odabaşı’’da yine bu dönemde çok sevdiği, adına şiirler, kitaplar yazdığı Diyarbakır’’ı terk etti.
Bir devlet düşünün,..
10 bin silahlı Kürt buluyor, örgütlüyor, eğitiyor ve kendi vatandaşı olan başka Kürtleri öldürtüyor.
Kelle başına da 3 bin lirada pirim ödüyor.
Ve bu devlet, canından, malından sorumlu olduğu vatandaşını öldürterek, bütünlüğünü koruyacağına inanıyor.
Bir Devlet düşün..
En ağır kanunlar,en acımasız uygulamalar, en ilkel cezaevleri, işkenceler yetmediği içindir ki..
-Özel kuvvetler
-Kontr-gerilla
-JİTEM ( Jandarma İstihbarat Teşkilatı)
Hizbullah (hizbul-kontra)
-Susurluk (Aşiret, Devlet, Mafya üçgeninde ortak cinayetler, ekonomik ve siyasi hedefleri ele geçirme organizasyonu)
-Batı Çalışma Grubu
-Atabeyler çetesi
-Cumhuriyet Çalışama Grubu
-Ergenekon..
Bilmediğim, hatırlayamadığım onlarca operasyon örgütü kuruyor, ya da kurulanları görmezden gelerek koruyor, kolluyor.
Sokakta sevgilisiyle gezen gencecik çocukların kafasına kurşun sıktırıyor. İşadamlarını, rejim muhaliflerini, aydınları çok rahat öldürebiliyor.
O devletin başbakanı (Tansu Çiler) TV’’lere çıkıp, ’“Bu devlet için kurşun atan da, yiyende şereflidir’” dedikten hemen sonra ..
7 bin 500 ’“ faali meçhul’” cinayet işleniyor.
Sadece vatandaşına değil..
Cumhurbaşkanına, generaline, albayına suikastlar düzenliyor.
Puşt bir muhbircinin iddiasıyla, köy basıp ev halkını kurşuna dizdiriyor, cami bombalıyor, hakimlerin evlerine, adliyeye bomba paketleri gönderiyor.
Hasta yatağındaki E.Albay Arif Doğan’’nın Ergenekon ve JİTEM’’le ilgili anlattıkları bu nedenle çok önemli.
Bu devlet elini çabuk tutmalı.
Hizbullah’’ın çukurlara gömdüğü cesetleri çıkarmak, Ergenekon’’nun gömdüğü silahları teşhir etmekle bu yara sarılmaz.
Devletimiz, samimiyetini ortaya koymalı, kanlı bağırsaklarını temizlemeli. Bu kanla daha fazla yaşayamaz, bütünlüğünü koruyamaz.
Sayıları 7 bin ile 10 bin arasında değişen ’”faili meçhul’” cinayeti aydınlatmalı o cinayetin sorumlularını yargı önüne çıkarmalıdır.
Sadece tetkikçiler, ölüm mangalarını değil, siyasi sorumluları da hesap vermeli.
Geçmişle doğru biçimde yüzleşmek zorundayız. Bundan korkarsak sağlıklı, ortak bir gelecek oluşturamayız.
Kuralsız bir devlet, kuralsız bir savaşın acısını vatandaşına çektirdi.
Artık acı çekmek istemiyoruz.
Şimdi adalet,şimdi özgürlük,şimdi eşitlik..