Kronik bahar sendromu: Ermeni Diasporası

Abone Ol
Avrupada'ki PKK operasyonları, Balyoz darbe planları, yargı reformu tartışmaları ve Atlantik ötesindeki Ermeni tasarısının onaylanması gibi konular... ’¶Türkiye gündemi bayağı yoğun, bir o kadar da karışık. Her yıl bu dönemlerde Amerika'daki Temsilciler Meclisi’’ndeki ’“Ermeni Soykırım Tasarısı"nın oylanması öncesi bizde bir karın ağrısı başlar ve benzeri tasarılarının onaylanmaması için temennilerde bulunuruz. Ancak bu neyi değiştiriyor?
Tabii ki hiç birşeyi’… Daha önceki yıllarda kritik Ermeni tartışmalarının gölgesindeki oylamalarda imdadımıza hep Amerikada'ki Yahudi lobisi yetişti. Ancak bu kez durum biraz farklı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'taki "One minute" çıkışı okyanus ötesinde yankı buldu. Ermeni Diasporası’’nın yoğun çabası ile Yahudi lobisisinin desteğini çektiği, Obama'nın son dakika müdahale ettiği Temsilciler Meclisi'ndeki oylamada karar aleyhimize çıktı. 22 ret, 23 kabul oyu ile onaylanan tasarıda dikkat çeken en önemli nokta ise Türkiye'ye destek verenlerin silah şirketlerinin temsilcileri olması...
Ve bu desteği de "Türkiye ile 45 milyon dolarlık silah anlaşmamız var" şeklinde bir açıklamaya bağlamış olmalarıydı. Bu desteğin neresinden bakarsanız bakın etik olmadığı apaçık ortada... Sanki biraz rüşvet kokuyor.
Tasarının onaylanmasının ardından her zamanki gibi tepkimiz sert oldu! Dışışleri Bakanlığı Amerika Büyükelçisi Namık Tan'ı istişareler yapmak üzere derhal geri çağırdı. Ve Temsilciler Meclisi’’nden çıkan kararı şiddetle kınayarak tepkimizi dile getirdik. Yani her zaman bu tip durumlarda gösterdiğimiz tepkiyi aynen tekrarladık. Peki hep böylemi olmalı?Bu gibi durumlarda varlığımız hep başka güçlerin varlığına mı bağlı kalacak?Neden Yahudi ve Ermeni lobilerinin güçlü olduğu temsilciler meclisinde biz neden bu kadar savunmasız kalıyoruz?Ve neden savunmak zorunda kalıyoruz?Nerede bizim ülkesi için çalışan vatansever işadamlarımıız, nerede bizim tarihçilerimiz, bürokratlarımız, siyasetçilerimiz....
Kararın ardından yaptığı basın açıklaması ile tepkisini dile getiren Dışişleri Bakanı Davutoğlu: "Baskıyla alınan parlemento kararıyla tarihimizin yargılanmasına kesinlikle izin vermeyiz. Bu oylamanın sonucundan çok; ele alınma zamanı dikkat çekiyor. ABD gibi büyük bir devletin meclisinde 100 sene önce yaşanmış olayların ele alınması düşündürücüdür. 1915'te hangi acılar yaşanmıştır bunu ancak o dönemde yaşayan insanlar bilir. Ermenistan'a sesleniyorum: Gelin arşivleri paylaşalım. Birlikte hareket edelim. Tüm çabalarımıza rağmen hala parlementolardan bu tür kararlar çıkabiliyorsa,tarafların iyi niyetinden şüphe ederiz. Üçüncü şahısların müdahaleleri Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesini engeller. ABD parlementosuna sesleniyorum: Aldığınız her gayri ciddi karar Türk-Ermeni ilişkilerine zarar verir. Bu kararın sonuçlarını tabiiki Türk-Amerikan ilişkileri perspektifinden değerlendireceğiz. Türkiye baskı ile karar almaz" diyerek rest kartlarını gösterirken, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, "Kongre hiçbir karar almamalı" derken, Amerikan Büyükelçisi James Jeffrey ise, "Bu kararın bundan sonraki süreçte kongreye gitmemesi gerekir. Bununla ilgili gerekeni yapmaya çalışacağız" şeklinde açıklama yaptı.
Temsilciler Meclisi'ndeki bu karar Amerikada'ki Ermeni Diasporası’’nın bu konu ile ilgili ısrarcı tavrını bir kez daha gözler önüne serdi. Ama o mecliste gözlerden kaçmayan ve dikkatleri üzerine çeken bir başka gelişme ise komite başkanının oylama esnasındaki tavrıydı. Oylama tam beş buçuk saat sürdü. Oylama başlamadan önceki tablo tasarının reddi yönünde işaretler veriyordu. Ancak Başkan Howard Berman'ın tavrı beklenilen sonucun aksi bir tablo oluşmasına zemin hazırladı. Neydi bu durum; Aslında o mecliste o gün bir komedi sergilendi. Eksik olan 4 milletvekili ısrarla beklendi. Ta ki istenilen sonuç elde edilinceye kadar, 22'ye 23 üstünlük sağlanıncaya dek. Vakit kaybedilmeden karar alındı... Aslında ortaya konulan tavır bu konudaki asıl niyetin göstergesiydi.
Peki bundan sonraki süreçte ne olacak?Türkiye nasıl bir tavır sergileyecek... Önümüzdeki günlerde bunu net olarak göreceğiz. Oylamada kabul oyu kullananlar Türklerin tarihi ile yüzleşmesi gerektiğini söylediler. Ret oyu verenler ise son dönemlerde Türkiye ile Ermenistan arasında başlayan ilişkilerin sekteye uğrayacağını ifade etti. Bir sonraki durak ise Meclis Genel Kurulu olacak. Daha önce Temsilciler Meclisi Komitesi'nde kabul edilen 1915 Ermeni olayları genel kurul gündemine alınmamıştı. Bakalım alınan bu yeni kararın gelişmeleri ne yönde olacak?