Kriz bitmedi ve bankalar kredilerinde adam seçiyor

Abone Ol
Doğru bildiklerimi ve inandıklarımı, dürüstçe ve korkusuzca dile getirdiğimi Ege çukuru bilir.’¶ Kriz gelmeden önce küresel büyük bir krizin geleceğini gazetelere yazılarımla ve televizyon programlarına sesimle tarihe not düştüm. Krizin nasıl hangi sektörlerden geleceğini hatta tarih vererek bildirdiğimi benim yazılarımı okuyanlar hatırlarlar.
Bugün tekrar bir öngörüde bulunuyorum.
Kriz süreci henüz bitmedi. Bu krizde dibinin görünmesi değil, bu krizin ne kadar zaman süreceği daha önemlidir. Bu krizin olumsuz etkilerinin ne kadar zaman alacağı da bilinemiyor.
ABD, İngiltere, Rusya gibi ekonomilerin karşılıksız para basarak piyasalarına nakit para sürme ve batan finansal şirketlerin zararlarını üstlenmesi ile birlikte krizin ağır etkileri yumuşatıldı. Bu nedenle, karşılıksız basılan paralarla borsalarda bir coşku başladı. Bizde de döviz krizi beklenirken döviz tekrar ucuzladı.
Ancak, ucuz etin yahnisi örneği gibi kolaya kaçılan bu çözüm yolunun olumsuz bedelleri de ileride ödenecek. Örneğin, Dolar, diğer para birimleri karşısında hızla değer yitirirken ileriki yıllarda ucuzlayan Dolar, petrol, demir gibi birçok emtianın fiyatının yükselmesine, dolayısıyla küresel seviyede girdi fiyatlarının ve genel fiyatlarının artmasına yol açacak.
Benim düşünceme göre krizin olumsuz etkileri uzun yıllar boyu sürecek ve bu süreçte yeni krizler de kapımızı çalacak. Öncelikle, finansal piyasalardaki rahatlama, krizin bittiğine işaret değildir. Bir bu kadar daha zararın finansal piyasaların bilançolarına yazılmasını izleyeceğiz. Daha sonra da reel sektörün bu krizden çıkmasını bekleyeceğiz. Bu arada da iç ve dış talebin tekrar canlanmasını sağlayacağız.
Bu kriz, 2009 yılının son çeyreğinde bitmeyecektir. Bu krizin 2010 yılının sonlarına kadar devam edeceğini söyleyebiliriz. Hatta, 2012 yılına kadar da bazı sektörlerde krizin olumsuz etkilerini hissedeceğiz.
Buradan tekrar ediyorum:
’“Önümüzdeki aylarda tekrar bir dalgalanma ve sert düzeltmeleri yaşayabiliriz.’”
*******
Bu hafta içinde bir işadamından telefon geldi. İşadamı kendini tanıttı ve bana şu soruyu sordu: ’“Hocam, gazetelerde KOBI’’lere, esnafa yüzde 9 ile kredi verildiğini okuyorum. Bu faiz oranında kredileri hangi bankalar veriyor?Bana banka ismi verebilir misin?’”
İşadamının belli ki krediye ihtiyacı var ve yüzde 15’’lerden aşağıya kredi veren banka bulamıyor. Sadece o işadamı değil; şu İzmir çukurunda konuştuğum neredeyse bütün iş adamları, yüzde 9 faiz oranında kredi veren banka bulamıyor. Bu yüzde 9 faiz oranıyla kredi veren banka, sanırım şehir efsanesi oldu ve kulaktan kulağa gerçekmiş gibi yayılıyor.
İşin aslı şudur:
Yüzde 9 oranında kredi faizi veren birçok banka var ama herkese bu oranı vermiyor. Bankalar, kendi seçtikleri ve kesinlikle kredi riski çok az olan işadamlarına gidiyorlar.
Bu işadamları, hepimizin tanıdığı imparator adı takılan iş adamları. Onların da bu kriz döneminde büyük meblağlarla yatırımlar yapmaya niyeti yok ve bankaların yüzde 9 oranında kredi faizi önerilerini çoğunlukla ret ediyorlar. İhtiyaçları da yok zaten.
Ancak, işadamlarının çoğunluğunu oluşturan binlerce işadamı, yüzde 9 oranında kredi faizlerini ancak gazetelerde okuyorlar. Çoğunluk iş adamı yüzde 15 hatta 20 oranlarına yakın faizle borç buluyorlar.
Bankalar neden müşteriye göre farklı faiz uyguluyor?İhtiyacı olan KOBI’’ye, esnafa uygun faiz oranlarında ve istediği meblağlarda kredi vermiyor?Bu soruyu bankacılara sormak gerekiyor. Ama sakın bankacılar yok böyle bir şey demesin; çünkü tarih, zaman, şube, yer, kişi olarak bu konuda bilgilerimi söyleyebilirim.
Sağlıcakla kalın, Egeli kalın.