EGEDESONSÖZ – İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Karabağlar Uzundere’de kurmayı planladığı Kompost Tesisi ve İdari Binaları projesi yargıya taşındı. Uzundere’den 38 köylü ile Karabağlar Uzundere Mahallesi Harmanyeri Kentsel Koruma Derneği, yaklaşık 12 bin metrekarelik alanda tesis kurulmasına olanak sağlayan imar planı değişikliklerinin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istedi.
Dava dilekçesinde; Uzundere Deresi’ne yakınlık, çevredeki zeytinlikler ve tarım alanları, atıklardan kaynaklanabilecek koku ve toz, kamyon trafiği ile çevresel etkilerin yeterince değerlendirilmediği öne sürüldü. Davacılar, plan değişikliğinin üst ölçekli planlama kararlarına ve çevre mevzuatına aykırı olduğunu savundu.
12 BİN METREKARELİK ALANIN KULLANIMI DEĞİŞTİ
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetindeki Uzundere Mahallesi 11315 ada 8 ve 10 parseller için hazırlanan plan değişikliğiyle, mevcut imar planlarında “Belediye Hizmet Alanı (İZSU)” olarak görülen alanın “Belediye Hizmet Alanı (Kompost Tesisi ve İdari Binaları)” olarak belirlenmesi öngörüldü.
Park ve bahçelerden çıkan budama atıkları, sebze hallerindeki meyve-sebze atıkları ve pazaryerlerinden toplanan organik atıkların yığın kompost yöntemiyle geri dönüştürülmesi planlanıyor. Tesisin günlük yaklaşık 20 ton organik atık işlemesi hedefleniyor. Yapılaşma koşulları ise emsal 1.00 ve en yüksek bina yüksekliği 15,80 metre olarak belirlendi.

“AYNI FONKSİYON VE MAKSATLA AÇIKLANAMAZ”
Davacılar, alanın geçmişte İZSU hizmetleri için ayrılmış olmasının kompost tesisi kurulmasını kendiliğinden uygun hale getirmediğini savundu. Dilekçede, dere yatağına yakınlık ve çevrenin doğal özellikleri üzerinden şu değerlendirme yapıldı:
“Her ne kadar 2014 onama tarihli planda Belediye Hizmet Alanı olarak fonksiyon verilen alan dava konusu işlemde de Belediye Hizmet Alanı olarak tanımlanıyorsa da; Uzundere Deresi’ne yakın mesafede derenin ekolojik değerlerinin korunması, sel v.b. risklere karşı önlem alınması, su kaynaklarının korunması, dere yatağına müdahalenin önlenmesi v.b. maksatlarla dere yatağına bitişik parsele İZSU’ya alanın ‘Belediye Hizmet Alanı’ olarak tahsisi ile neredeyse dere yatağına bitişik konumda ‘Kompost Tesisi’ne tahsisi aynı fonksiyon/maksatla açıklanamaz.”
Dilekçede, parsellerin Uzundere Mahallesi’nin yerleşik alanına bitişik olduğu, vadi içindeki yan dere kolları üzerinde ve zeytinliklerle orman alanlarının bulunduğu bir bölgede kaldığı belirtildi. Davacılar, plan değişikliğinin bu özellikler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü.
İZSU’NUN DERE VE TAŞKIN UYARISI DİLEKÇEDE
Davacıların itirazlarında, İZSU Genel Müdürlüğü’nün planlama alanına ilişkin görüşü de yer aldı.
İZSU’nun yazısında şu ifadeler kullanıldı:
“Derelerin bahse konu alan ile doğrudan irtibatının bulunmadığı görülmüş olup (...) ani yağışlar sonrasında bölgenin zarar görmemesi için gerekli önlemlerin alınması, yüzeysel suların drenajının sağlanması ve Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ile Taşkın ve Rüsumat Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uyulması gerekmektedir.”
Dava dilekçesinde, “Bu sebeple yoğun yağmurlarda kurulacak kompost tesisinde toplanacak atıklardan dere yatağına doğru gerçekleşme ihtimali olan taşma ve bu taşmanın olumsuz etkilerinin bilimsel olarak göz önünde bulundurulması bu hususta da bilirkişi görüşü alınması gerekmektedir. Böyle bir olumsuzluk telafisi güç veya imkânsız zararlara neden olacaktır.” denildi.

ZEYTİNLİKLERİN ETKİLENEBİLECEĞİ SAVUNULDU
Dava dilekçesinde, proje çevresindeki zeytinlikler ve tarım arazileri de gündeme getirildi. Davacılar, bazı taşınmazların tapu kayıtlarında “zeytin ağacını havi tarla” olarak yer aldığını belirterek tesisin işletilmesi sırasında oluşabilecek çevresel etkilerin tarımsal üretime zarar verebileceğini ileri sürdü.
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerine atıfta bulunulan dilekçede, tesisin zeytin ağaçlarının gelişimi üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak incelenmesi gerektiği savunuldu.
Davacılar, olası zararların sonuçlarını şu ifadelerle anlattı:
“Dava konusu proje alanında kurulacak kompost tesisinin işletilmesinden kaynaklanacak olumsuz etkilerin bilimsel olarak göz önünde bulundurulması bu hususta da bilirkişi görüşü alınması gerekmektedir. Böyle bir olumsuzluk zeytinliklerin vegatatif ve genaratif gelişmesine mani olacak, telafisi güç veya imkânsız zararlara neden olacaktır.”
GÜNDE 20 TON ATIK İŞLENECEK: KOKU VE TOZ İTİRAZI
Tesisin yalnızca kompost üretiminden ibaret olmayacağına dikkat çekilen dilekçede, atıkların taşınması, kabulü, geçici olarak tutulması, işlenmesi, olgunlaştırılması, depolanması ve sevk edilmesi aşamalarında oluşabilecek etkiler sıralandı.
Davacılar, tesisin yerleşim alanlarına yakınlığı nedeniyle koku, toz ve gürültünün çevrede yaşayanları etkileyebileceğini savundu. Plan açıklama raporunda yerleşim alanlarına mesafe, hâkim rüzgâr yönleri ve koku yayılımı gibi parametrelerin yeterince değerlendirilmediği ileri sürüldü.
Dilekçede, “Ortaya çıkması muhtemel koku ve toz, rüzgârın etkisiyle Davacıların yaşam alanlarına ulaşacak, ciddi rahatsızlık verecektir” denildi.
Davacılar, tesisin konumunun şehircilik ve planlama ilkeleri bakımından uygunluğunun, çevredeki yerleşim alanlarına etkilerinin ve işletme sırasında oluşabilecek gürültü, toz ve kokunun bilirkişi incelemesiyle değerlendirilmesini talep etti.
“TEK ŞERİTLİ YOLDA TRAFİK GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE GİREBİLİR”
Dilekçede, tesise ulaşım sağlayacak yolun kapasitesi de tartışma konusu yapıldı. Davacılar, güzergâhın gidiş ve dönüş yönlerinde tek şeritli olduğunu ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama kayıtlarında orman yolu olarak göründüğünü belirtti.
Organik atık taşıyacak kamyonların oluşturacağı trafik yükünün güvenlik riski doğurabileceği savunularak şu ifadeler kullanıldı:
“Gidiş ve dönüş tek şerit olan bu orman yolundan sürekli işleyecek olan, sebze-meyve artığı taşıyan kamyonlar trafik güvenliğini tehlikeye sokacaklardır.”
Dilekçede, tesis kapasitesiyle bağlantılı araç trafiğinin mevcut yol sistemi, yol kapasitesi, araçların giriş-çıkış manevraları ve yerleşim alanlarına etkileri bakımından incelenmesi istendi.
GAZİEMİR’DEKİ TESİSİN ÇED KARARI ÖRNEK GÖSTERİLDİ
Davacılar, Uzundere’deki plan değişikliğine ilişkin itirazlarını desteklemek amacıyla Gaziemir Zafer Mahallesi’nde planlanan inşaat ve yıkıntı atıkları geri kazanım tesisiyle ilgili bir mahkeme kararına da dilekçede yer verdi.
Dilekçede aktarılan bilgilere göre İzmir 5. İdare Mahkemesi, 2026/597 Esas ve 2026/958 Karar sayılı dosyada, söz konusu proje için verilen 28 Ekim 2025 tarihli “ÇED Olumlu” kararını 1 Temmuz 2026 tarihli kararla iptal etti.
Kararın gerekçesi olarak aktarılan değerlendirmelerde; proje alanının yakınındaki dere yatağı, zeytinlikler ve tarım arazileri, toz ve gürültü, trafik yükü, hava emisyon hesaplamaları ile atık yönetim alanlarına ilişkin teknik eksiklikler sıralandı.
Davacılar, yakın çevredeki bu örneğin Uzundere’de planlanan tesisin de çevresel etkiler bakımından ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini ortaya koyduğunu savundu.
YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI İSTEDİLER
Dilekçede, planların uygulanması halinde gerçekleştirilebilecek hafriyat, zemin düzenlemesi, drenaj yapıları, ulaşım bağlantıları ve tesis inşaatının sonradan geri döndürülmesinin güç olacağı öne sürüldü.
Davacılar, işlemin uygulanması halinde oluşabilecek zararların yargılama sonunda verilecek bir iptal kararıyla tamamen giderilemeyebileceğini savunarak, mahkemenin idarenin savunmasını beklemeden yürütmenin durdurulmasına karar vermesini istedi.
Başvuruda, “Dava konusu işlem hakkında önce yürütmeyi durdurma, ardından iptal kararı verilmelidir” denildi.
38 köylü ile Karabağlar Uzundere Mahallesi Harmanyeri Kentsel Koruma Derneği, 9 Ekim 2026 tarihli dilekçelerinde 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin yürütmesinin durdurulmasını ve yargılama sonunda iptalini talep etti





