Köy Ensitüsü’nden Nato Karargahı’na: Kızılçullu’nun Öyküsü…

Abone Ol
Köy Enstitüleri'nin kuruluşunun üzerinden 71 Demokrat Parti iktidarı tarafından kapatılışlarının üzerinden 58 yıl geçmiş bulunuyor. Dünya pedagoji ansiklopedilerine 'Türk buluşu kurumlar' olarak geçen ve Türk eğitim sisteminin en özgün, demokratik ve çağdaş eğitim kurumları olan enstitüler; Cumhuriyetin köy eğitimi sorununu yine köyün içinden çıkmış köy çocuklarıyla köktenci bir şekilde çözecek, köye öğretmenin kişiliğinde uygulamalı modern tarım yöntemlerini ulaştıracak bir toplum mühendisliği projesiydi.17 Nisan 1940 'da TBMM tarafından kabul edilen Köy Enstitüsü Kanunu'yla Türkiye genelinde 21 adet Köy Enstitüsü kuruldu. Enstitülerin kuruluş yerleri Türkiye'nin coğrafi özellikleri ve bölgelerin tarım potansiyelleri göz önüne alınarak özenle seçildi.
Bu satırları okuyan İzmirlilerin de çok iyi bildiği gibi, Kızılçullu denilen yer aslında bu günkü Buca ilçesi sınırları içerisinde kalan Şirinyer semtidir. Cumhuriyet'ten önce adı Paradiso(Cennet) olan yer Cumhuriyet'in ilanından sonra önce Kızılçukur olarak adlandırılmış, halk tarafından ise, yaygın olarak Kızılçullu şeklinde nitelendirilmiştir. Bazı kaynaklarda Şirinyer'in eski adının 'St. Annen – Tal' olduğu ifade edilir. Söylencelere göre, Kızılçullu adı aslında Moğol İmparatoru Timur'un İzmir'i fethi sırasında bu bölgede kurdurduğu kırmızı renkli çul çadırlardan gelmektedir. Şirinyer semti özellikle 19. yüzyılda Rees, Forbes gibi İzmir'in ünlü Levanten ailelerinin at yarışı ve tenis başta olmak üzere değişik sportif etkinliklerde bulundukları İzmir'in prestij mekanlarından birisi haline gelir. Bu süreçte İzmirli Whittal, Forbes, Paterson, Aliotti, Pirokako ve Balyozyan gibi ünlü ailelerin cins atları Şirinyer Hipodromu'nda yarışır ve atlara da genellikle Çerkez jokeyler binerlerdi. Kızılçullu'da bir köy enstitüsü kurulmasını hazırlayan gelişmeler aslında buradaki Amerikan Koleji'nin 1932 yılında kapanmasıyla gündeme gelmiştir. 1932 yılında kolejin kurucusu Mr. Maclahlen'in damadı Dr. Reed koleji kapatmış ve bina Milli Eğitim Bakanlığı'nca satın alınmıştı.
21 Köy Enstitüsü'nden birisi olarak kurulan İzmir Kızılçullu Köy Enstitüsü'nün hem yaşadığımız kent İzmir, hem de köy enstitüleri tarihi içinde ayrı bir yeri vardır. Zira Kızılçullu Köy Enstitüsü; 1940'da Köy Enstitüleri Kanunu yasallaşmadan önce de köy çocuklarının eğitimi ile ilgili olarak yürürlüğe konulmuş Köy Eğitmen Okulları projesinin pilot okullarından birisi olmuştu. Askerliğini onbaşı ve çavuş olarak yapmış köylü gençlerin belirli bir eğitim sürecinden geçirilerek kendi köylerine eğitmen olarak gönderilmesi düşüncesine dayanan bu proje; önce 1935 yılında Eskişehir-Çifteler'de uygulanmış, projenin başarılı olması üzerine 1937 yılında dönemin milli eğitim bakanı Saffet Arıkan'ın öncülüğünde 1937 yılında Çiftelere ek olarak Edirne–Kepirtepe, İzmir Kızılçullu ve Kastamonu–Gölköyde deneme niteliğinde Köy Öğretmen Okulları açılmıştır. Bu deneme aslında Köy Enstitülerine doğru giden yolun da başlangıcını oluşturmuştu.
Buca ile İzmir arasında İzmir-Aydın Demiryolu'nun batısında Kızılçullu Çayırı olarak bilinen yerde bulunan Enstitü, aslında 1900'lerin başından beri 'İnternational Boys Scholl' olarak faaliyet gösteren Amerikan Misyoner Okulu'nun kapatılmasıyla hazır bir binaya kavuşmuştu. Diğer Köy Enstitüleri'nin binalarını kendilerinin inşa ettiği düşünüldüğünde bu durum Kızılçullu'da eğitim görecek olanlar için bir avantaj oluşturmuştur. Bu bağlamda Kızılçullu'ya gelmiş öğrenciler sadece yatakhanelerini ve yemekhanelerini kendileri yapmışlardı. Kızılçullu Köy Enstitüsü'nün 21 Köy Enstitüsü içerisinde özellikli bir konuma ulaşmasını sağlayan bir başka ayrıntı ise sadece bir eğitmen kursu olarak düşünülmemiş olduğudur. Nitekim bu düşüncenin bir ürünü olarak 1937 yılına kadar şimdiki İzmir Kız Lisesi binasında eğitim –öğretim gören İzmir Erkek Muallim Mektebi öğrencileri 1937 yılında Kızılçullu'ya alınmışlardı. İzmir–Kızılçullu Köy Enstitüsü'nün ülkemizin laik, demokratik ve çağdaş eğitim sitemi içerisinde ki özgün yeri sadece bunlarla sınırlı değildir. Önceleri sadece erkek köy çocukları için düşünülen 'Köy Eğitmeni 'denemesi içerisine zamanla kız çocukları da dahil edilmiş; böylelikle ülkemizde karma eğitimin öncülüğü yapılmıştır. Kızılçullu Köy Enstitüsü'nün, ilk mezunlarının tamamı 1942–43 öğretim yılında Köy Enstitülerine öğretmen yetiştirmek amacıyla açılan Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsüne alınmışlardır.
Kızılçullu'nun öyküsünü aslında bir başka biçimde de okumak olanaklıdır. Tek Parti döneminde Kemalist Devrimlerin ulusal eğitim politikası çerçevesinde; kapısına kilit vurulan bir Amerikan misyoner okulu binasından; Türk eğitim tarihinin şimdiye kadar ürettiği en çağdaş, bilimsel ve demokratik eğitim kurumlarından birisi olan Köy Enstitüleri uygulamasının pilot okullarından birisi yaratılmıştır aslında Kızılçullu'da. Ancak ülkemizde 1948 yılından itibaren başlayan bağımlılık politikaları ve 1950'de Demokrat Parti iktidarı tarafından sürdürülen Türkiye'yi küçük Amerika yapma projesinden Kızılçullu Köy Enstitüsü de nasibini almış ve şimdi Kızılçullu Köy Enstitüsü binalarının olduğu yerler NATO karargahı olarak kullanılmaktadır.
Şimdi bu karargah Libya'ya karşı düzenlenen operasyonun komuta merkezi seçildi.Ne diyelim ; yüzlerce yıldır bir barış ve hoşgörü kenti olan İzmir'in adının küresel dünyaya bu şekilde sunulması gerçekten acıdır, hüzün vericidir…