Kovadaki okyanus

Abone Ol
elinize bir kova su verseler... hayatı, bu kova ve suyla anlatın ve de anlamlandırın deseler, ne yapardınız?.. yeterli gelir miydi, hayatı anlamak ve anlatmak için?..
...
bazı anlar vardır ki, hayatta hiç unutmayacağınızı bildiğiniz... ya da hiç unutmak istemediğiniz!.. önceleri reklamveren şimdilerde dostlarım diye tanımladığım; deniz’’den gelen sürpriz bir telefonun ardından gelişti her şey. ellerinin hamuruyla, bize tattırdıkları nefis lezzetli şeyleri tanıyor (alsancak unlu mamulleri) ama bu ağbi kardeşi; deniz ve levent’’i belki de tanımıyorsunuz!..

bu şehirden gittiğimi düşünerek, vedalaşmak istedikleri için aradıklarını söylerken, beni ne kadar mutlu ettiklerini bilmiyorlardı. müşteri diye tanımladıklarımın dostluklarını, arkadaş bildiklerimden bazılarının aslında müşteri olduklarını, gördüğüm zamanlar...

ansızın içime güneşin doğduğu... ansızın içime yağmurların yağdığı anlar...

deniz ve levent’’le buluşmam, fırından yeni çıkmış bir ürün kadar; sıcak, lezzetli ve iyi hissettirmişti. hep iş konuştuğum bu genç ve güzel insanlarla, şimdi beni ve değişen hayatımı konuşuyorduk. nasıl geçtiğini anlamadığım üç-dört saat sohbetin ardından, deniz son zamanların en güzel hediyesini verdi bana. ’‘size iyi geleceğini düşünüyorum’’ diyerek, kağıda şu kelimeleri yazdı: kovadaki okyanus...

- ’‘anlattıklarınız ve hissettiklerinizden dolayı, kovadaki okyanus’’u mutlaka okumalısınız’’ derken, aslında ben, deniz’’in hediyesinin büyüklüğünün henüz farkında değildim.

kovadaki okyanus...

adını ilk duyduğum andan itibaren, bir kova suyun bana nasıl iyi geleceğini, çok merak ediyordum doğrusu. hayatımın isteyerek akışını değiştirdiğim bu günlerinde, kovanın dolu tarafına bakmak ve okyanusu görmek istiyordum!..

kitaba ulaşmam bir-iki günümü aldı. hep ilk yaptığım şeyi yaparak, heyecanla kitabın arkasını çevirdim.

’“bu kitapla,
okuması bir iki saat,
yaşanması bir ömür
sürebilecek bir yolculuğa
çıkıyorsunuz’” cümlesini...

sonra da, arka kapak içini çevirerek; ’“bir itiraf, ben, ahmet durul...’” diye başlayan, itiraf metnini okudum. okudukça, sanırım, deniz’’in neden bu kitabı okumam gerektiği fikrini, anlamaya başlamıştım. itirafın son paragrafına geldiğimde, boğazımda gerçek bir düğüm oluşmuştu. gözlerime sular taşıyacak, canımın acısını çıkartacak kadar!.. ahmet bey’’den 24 yıl eksik yaşanmışlığıma rağmen, itiraflarımızın son paragrafı aynıydı!!!
...

kovadaki okyanus, büyüklere yazılmış bir masal kitabı!..

yeni başucu kitabım.

nasıl, momo* çocuklara yazılmış olsa da bir tarafıyla büyüklere de yazılmış diye düşünüyorsak, ’‘kovadaki okyanus’’ da büyüklere yazılmış ama çocukların da rahatça okuyabileceği naiflikte, bir masal kitabı. masal deyip durduğuma bakmayın, hayatı ve gerçeklerini, masal tadında anlamaya ve anlatmaya gayret etmiş, duru bir kitap.

kelimeler su gibi akarken, zihnime takılıp kalan bazı cümlelere rağmen, kendimi hep güvende hissettim. güvensiz hissettirmeyen, bir akıl oyunu!.. yerli yerine oturan cümleleriyle, külkedisi’’nin ayağına tam olan ayakkabı gibi, büyülü bir şekilde bu kitap da; okuyan herkese tam olacak bir şekilde tasarlanmış!..

bu kitabı okuyacakların, bence; ne yaşı ne eğitimi ne cinsiyeti ne de milliyeti (umarım başka dillere de çevirisi yapılır) önemli olacaktır! çünkü; herkesi kendi içine çağıran... sonra da, kendi ile başbaşa bırakıp, sessizce akıp gidebilen bir kitaptır!..

az ama öz(gün) olan bu kitabın, içeriği ile ilgili detay vererek, masalın büyüsünü kaçırmak istemiyorum. ancak, kitabı okuyacak yetişkinler için, şu soruyu sormak istiyorum:

’“- bir kova suyla içinizi temizleyebilir misiniz?içinizi ferah tutup, yeniden güne... hayata... başlayabilir misiniz?’” iddia ediyorum ki; BU KİTAPLA, EVETTT!..

ben, 65 yaşındaki bu genç kalemin önünde, yaşını hiç göstermeyen bu kitabın bilgeliğiyle

saygıyla eğiliyorum. bir kova suyla, ben de yarattığı değişime teşekkür ediyorum.

* ahmet durul / kovadaki okyanus / butik yayıncılık

kitabın baskısı mı az, yoksa izmir için dağıtım sorunu mu var, bilemiyorum!.. ama vazgeçmeyin ve kitabı mutlaka kitapçınıza getirtin. hatta iki adet sipariş verin ki, diğerini de bir sevdiğinizle paylaşın. hem ona hem de size iyi gelecek bir paylaşım olacağına, garanti veriyorum:))

* michael ende / momo / kabalcı