Kömür karası inciler

Abone Ol
Zonguldak'taki grizu patlaması sonucu, yalnızca madende değil sinir sistemimizde de göcük oluştu. Nasıl oluşmasın ki...’¶
Bir yandan yaşamını yitiren madencilerimizin acısı, bir yandan da olay sonrası ortalığa saçılan kapkara inciler vicdanımızı, aklımızı, terbiyemizi yerle bir etti!
Şimdi gelin, şu sıra sıra kömür karası incilere bir göz atalım...
Başbakan, olay yerine gidiyor... İnsanlar, nefeslerini tutmuş, her geçen saat azalan umutlarını diri tutmaya çaba göstererek bekliyorlar.
Yüreklerindeki acı gözlerine yapışmış.
Bu ülkenin başbakanı, facia bölgesinde ’“katmerli facia’” bir açıklama yapıyor.
Ocağın önünde toplananlara hitaben şunları söylüyor:
’“Üzüntümüz milletçe büyük. Ama bu bölgenin insanı bu tür olaylara alışık.’”
Neymiş?İnsanlar madenlerdeki patlamalara, yerin 540 metre dibinde kalmaya,
ölümü beklemeye ve ölmeye alışıkmış!
Durun, bitmedi... Sıra sıra, kömür karası incilere devam ediyoruz:
’“90’’lı yıllardan bugüne, Zonguldak’’ta bu tür faciaları hep yaşadık.
Bu mesleğin kaderinde bu var. Mesleğe girerlerken de bu tür şeyler olabileceğini bilerek giriyorlar. Babası, amcası göçükte kalmış, bir bakıyorsunuz o da madenci olmuş. Bu tür olayları gördük.’”
Şimdi hakkını yemeyelim. Doğru söylüyor Başbakanımız...
Evet, maşallah iki-üç ayda bir madenlerimiz patlıyor, göçük oluyor!
Durumu resmi rakamlarla açıklarsak, maden kazalarında Avrupa’’da birinciliği, dünyada ise üçüncülüğü kimselere kaptırmıyoruz!
Başbakanımızın sözlerinden öğrendiğimiz çok önemli bir bilgi daha var.
Madencilerimiz hiç mi hiç geçmişten ders almıyorlar! Babası, amcası göçükte
ölen adam öleceğini bile bile niye cehennemin dibine iner, anlamak mümkün değil!
Gitsin bir gemi satın alsın ya da ihalelere katılsın gazete sahibi olsun...
Hakikaten hiç akıl yok bizim insanlarımızda!
Bir de televizyonlarda Başbakan’’ı protesto eden ve polislerce yaka paça götürülen biri olduğunu gördük. Başbakan, ’“Araştırdık ki buranın insanı değil, bir başka yerden, Ankara’’dan gelen birisi. Emniyet bütün tespiti yaptı; işi gücü bu tür provokatörlük yapmak...’”
Ne kadar harika çalışıyorlar, hayran kalmamak mümkün değil!
İstediler mi bir dakikada buluyorlar!
Başbakanımızın açıklamasından, oradaki halkın halinden memnun olduğunu, protestolara falan kalkışmadığı sonucuna varıyoruz. Aşağıdakilerin ölmesine alışık olanlar, ölümü bu mesleğin gereği kabul edenler niye seslerini çıkarsınlar ki?
Ben zaten insanın içini yangın yerine çeviren o bakışların, gözlerdeki o çaresizliğin rol olduğunu düşünüyorum. Belki de Ergenekoncular gelip
para vermişlerdir, ’“Üzüntülü görünün biraz’” diye...
Patlamanın ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’’ın yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer de olay yerindeydi.
Çok üzgünlermiş... Türkiye'ye başsağlığı diliyorlarmış... Mış, mış, mış!
TMMOB Maden Mühendisleri Odası’’nın 5 Mart 2010 tarihinde hazırladığı
’“Madencilik Sektörü Sorunlar ve Çözüm Önerileri’” adlı raporunu anımsayalım...
Bu rapora göre Türkiye’’de toplam 44 bin ruhsatlı maden ocağı var.
Ancak Maden İşleri Genel Müdürlüğü’’ne bağlı sadece 250 teknik denetleme
elemanı görev yapıyor. Raporda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’’nın gerekli denetimleri yeterince
yapmadığı vurgulanıyor. Ayrıca, ülkemizde hala kazalar ’“kader’” olarak,
diğer bir anlatımla ’“kaçınılmaz kötü talih’” olarak görülüyormuş!
Allah Allah... Bu devirde, kim bu kadar çağdışı bir görüşe sahip olabilir ki!
Anlamakta çok zorlandığım bir olay da Cumhurbaşkanı Gül’’ün, ’“kurtarma çalışmaları aksar’” gerekçesi ile facia yerine gitmemesi oldu.
Cumhurbaşkanı’’nı, aşağıdaki canlarımızı gün ışığına çıkarmaya çabalayan
kurtarma ekipleri mi karşılayacaktı?Bir bilen varsa söylesin!
Önce Bursa, sonra Balıkesir, şimdi ise Zonguldak’…
Bakalım yarın ’“kader’” ağlarını nerede örecek?Devlet büyüklerimiz nerede yine çok, ama çok üzülecekler, halkımıza başsağlığı dileyecekler?
Merak ediyorum!
Sağlıksız çalışma koşulları nedeni ile emekli olduktan sonra maalesef çok fazla yaşama şansına sahip olamayan ve bu nedenle de devlet için ’“en ideal emekliler’” olarak kabul edilen maden işçilerimizin önünde saygıyla eğiliyorum. Halen çalışmakta olanlarına cesaret, yaşamını yitirenlere rahmet ve ailelerine sabır diliyorum.


Grafik Tasarım: İsmail Cem Özkan