Kırık, buruk, üzgün ve yaslı bir bayramdı

Abone Ol
Bir bayram daha geçti… Hiç ama hiç tat alamadım… Klasiktir, bilirsiniz ''Nerede o eski bayramlar'' söylemi… İnsanlar bunu neresinden tutup söylerler bilemiyorum, ama ben bu bayram neresinden tuttuysam elimde kaldı…
Çünkü fazlasıyla kırık, buruk, üzgün, soğuk, yaslı ve zor bir bayramdı…
Şehitlerimizi düşündüm… Kahpece şehit edilen gencecik canları ve onlarsız bayram geçiren ailelerini analarını düşündüm…
Van'ı düşündüm, göçük altında kalan cansız bedenleri düşündüm…
Soğukta, çiseleyen karın altında evsiz kalanları, yuvasız kalanları düşündüm…
Cumhurbaşkanı'ndan çorap isteyen küçük kızı düşündüm…
Bir evde olmak, sıcacık yuvada olmak çok önemliymiş… Bunu düşündüm…
* * *
Bayramda bildik görüntüler yaşandı yurdun dört bir yanında…
Koyunlar can derdindeyken, bir dolu amatör kasap heyecan derdindeydi bu bayramda da… Güzelim hayvanlara yapılan eziyetleri izledim bol bol…
Kesilmeyen koyunlar, keçiler, danalar, aralarından seçilen bazılarının kesilişlerini, derilerinin yüzülüşlerini izledi bayram boyunca…
Satılmayan elde kalan kurbanlıklar, kesilmemenin verdiği mutlulukla yeniden kamyonlara doluştular, neşeyle memleketlerine doğru yol aldılar, süt falan vermek için… (Hele hele bir de otlakları tren yolu kenarındaysa değmesinler keyiflerine, bir o yana gidene bakarlar, bir bu yana…)
Hastaneler bir taraflarını doğrayan acemi kasaplarla dolup taştı…
Vatandaşlar onca uyarıya, onca cezaya rağmen, yine kurbanlıklarını sokak ortasında kesti…
TV'den izledim, boğazın suları boydan boya kızıla boyandı bu yıl da…
Kısacası bu yıl da, ısrarla, ortaya çıktığı dönemin koşullarına göre kutladık kurban bayramını…
Yani, yine fakir fukaraya yardım yerine toplu katliamlar yapıldı…
Kimse kızmasın, feci halde karşıyım her yıl aynı görüntülerin yaşanmasına, sokakların caddelerin kan gölüne, boğazın kan denizine dönmesine…
Herkes dinimizi kendine göre yorumluyor… Kurbanını ''allah ne verdiyse'' modunda kendi aklına göre kesiyor…
Ben kimse kurban kesmesin demiyorum, haşa ne haddime… Ama diğer hayvanların ve hayvanları sevmek için gelen çocukların gözleri önünde yapmayın…
Etin bolca bulunduğu günümüzde, yılın her günü evimize soktuğumuz nimeti paylaşmak varken, bunu vahşet görüntüleri eşliğinde ve yılda sadece 4 gün yapmanın sevabına samimiyetine inanmıyorum, o kadar…
Dinimizin bu gereği, mümkün olabildiği en hijyenik şekilde, psikolojik ve fiziksel sağlık açısından doğru koşullarda ve kesinlikle kent dışında uygun alanlarda yapılamaz mı?
Mezbaha diye bir yer var, orada halledilemez mi bu iş?
Şu sokaklarda denizde akan kurban kanlarını görmeyelim artık yahu, sanki bana bu akan kanları gördükçe, kan akmasına daha da fazla alışıyoruz gibi geliyor… Sanki sıradan geliyor artık katletmek, katledilmek…
Sevmiyorum işte…
* * *
Öte yandan bir diğer bayram klasiği trafik canavarı da fazla mesaideydi yine…
Emniyet Genel Müdürlüğü, bayram tatilinde meydana gelen bin 491 trafik kazasında 61 kişinin hayatını kaybettiğini, 3 bin 173 kişinin ise yaralandığını açıkladı dün...