Kırgızistan gerçeği

Abone Ol
Bizler, ezelden sonsuza gidecek soylu bir milletin çocuklarıyız. Bu geçmişimizi, köklerimizi, ortak dilimizle, kültürümüzle, tarihimizle, bu coğrafyadaki eserlerimizle, birçoğu birbirinden güzel manevi kalelerimizle gelecek nesillere aktaracağız.’¶ Her milletin kendine özgü bir kültürü, bir milli tarihi ve onların bağlandığı bir kökü vardır.
Ünlü Azeri şair Bahtiyar VAHABZADE diyor ki;

’“Ağaçlar kök üstünde boy atar, uçalır (yükselir)
Ağaçlar kökünden güç alır. Dünyada her şeyin kökü var.
Kökü var, toprağın, daşın da..
Adamsa kökünü gezdirir başında.’”


Vahabzade böyle diyor; ’“Adamsa, kökünü gezdirir başında’”. Dünyanın globalleştiği bir zamanda her milletin kendi kimliğini, kendi kişiliğini muhafaza edebilmesi, bundan da önemlisi, birliğini ve beraberliğini koruyabilmesi, ’“BİZ KİMİZ NEREDEN GELİYORUZ’” sorusuna doğru cevap bulabilmesine bağlıdır.
Nesiller bu cevabı bulmadıkça rahat olmayacaklardır. Kendi köklerini hatırlamaktan ve geçmişlerini ihya etmekten çekinen milletlerin gelecek hakları yoktur, dağılırlar ve kaybolurlar.
Bu girişi, kendi içinde birliğini sağlayamayan, birbirine düşen milletlerin ne hale geldiğini, nasıl parçalandığını göstermek ve birliğini sağlayamayan KIRGIZİSTAN örneğini işaret etmek için yazdım. Bu yazdıklarım lütfen, fanatik milliyetçilik, kafatasçılık olarak çarpıtılmasın. Eğer, menfaatlerin her şeyin önüne geçtiği, petrol için insanların, birer sinek gibi öldürüldüğü günümüzde, kendi tarihinizi, kültürünüzü bilmezseniz birliğinizi sağlayamazsanız, geleceğiniz KIRGIZİSTAN gibi olur.
AKP Hükümeti’’nden evvel, yani 2002 yılından önceki Hükümetler, Kafkaslara çok büyük önem verdiler. Hem bu yeni devletlerin kuruluş aşamalarında, hem de demokratik sistemin oturmasında, tüm olanaklarımız, kardeş devletlere aktarıldı. Fakat AKP’’deki, perde arkasını çok iyi bildiğimiz ARAP HAYRANLIĞI, Türkiye’’nin bu bölgeye olan ilgisini azalttı. Ermenistan ilişkilerinde, AKP’’NİN, ABD baskısına dayanamayıp tercihini Ermenilerden yana kullanması, Azerbaycan’’ın kaybına neden oldu.
Birliğini sağlayamayan, demokratik rejimi tüm kural ve kurulları ile oturtamayan Kırgızistan, ABD-RUSYA-ÇİN çekişmesinde önce tavrını Rusya’’dan yana koydu ve 1996 yılında ŞANGAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ’’NE (ŞİÖ) üye oldu. ŞİÖ, beş ülkenin (ÇİN, RUSYA, KAZAKİSTAN, KIRGIZİSTAN, TACİKİSTAN) Şangay’’da imzaladığı ’“Sınır Bölgelerinde Askeri Alanda Güvenliği Güçlendirmeye İlişkin Anlaşmayla’” başlayan bir sürecin ürünüdür.
Beş ülke aralarına, 15 Nisan 2001’’de, yani 11 Eylül 2001’’den yaklaşık 5 ay önce ÖZBEKİSTAN’’I almış ve ŞİÖ, güvenlik anlaşmasından ’“İşbirliği Örgütüne’” dönüşmüştür.
Şangay İşbirliği Örgütü, ABD’’NİN Jeopolitik ve Stratejik önceliği olarak belirlediği Avrasya’’da kendilerini tehdit altında hisseden ülkelerin ÇİN ve RUSYA nın korumasına girmek olarak anlaşılmalıdır.

Dünyanın en talihsiz ülkelerinden biri olan Kırgızistan’’da Doğal Gaz ve Petrol yoktur. Ama bunlardan daha önemli bir değeri vardır. 21. Yüzyıl Avrasya’’sını şekillendirecek, ABD- RUSYA ve ÇİN’’İN etkin olma mücadelesinin tam ortasında, bir cephe ülkesi konumundadır Kırgızistan. Bu yüzden iç gerilimlerin sonu gelmiyor, gelmeyecek te.
Kırgızistan tercihini RUSYA-ÇİN yönünde kullanınca, ABD 8.Şubat 2004’’te Kırgızistan muhalefetinden bazı aşiret reislerini 1,5 ay Washington’’da ağırladı. Bunlar gerekli eğitimden geçirildiler ve ülkelerine geri gönderildiler. Bu kişilerin önderliğinde 2005 yılının Mart ayında, renkli devrimlerden biri olan Lale Devrimi CIA desteğiyle Kırgızistan’’da uygulandı. ABD de eğitim gören Kurmanbek Bakiyev Devlet Başkanı oldu. ABD’’nin Irak Harekatına destek vermeyen ve AWACS uçaklarının Kırgızistan Hava Sahasını kullanmasına izin vermeyen Askar Akayev devrilmiş oldu.
Üç gün önce, yapılan halk ayaklanması, yüzlerce insanın ölmesi ve muhtemel bir yönetim değişikliğinin arkasındaki güç ise Rusya ve Çin’’dir. Yani satranç tahtasında bu kez ABD yenik düştü. Yüzlerce insan ölmüş,ülkenin değerleri kapma sırası ABD’’den Rusya’’ya ve Çin’’e geçmiş, Kırgız halkı yine açlığa, sefalete mahkum olmuş, kimin umurunda! Yeter ki bu gözü doymazların tekerleri dönsün.
İktidar uğruna kendi ülkesinin menfaatlerini Emperyalist Devletlere peşkeş çekenlerin,(İster ABD-ister Rusya- ister Çin) ibret alınacak sonucudur Kırgızistan’’daki olaylar.
’“BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR’” diyen ATATÜRK’’ün dehasına hayran olmamak mümkün mü?
İktidara geldiği günden bu güne kadar 17 defa ABD’’ye yüz sürmeye gidip, Gazze için nutuklar atan, fakat ABD’’nin Irak’’ta yaptığı katliamlara karşı gıkını bile çıkaramayan ’“ÇAKMA DELİKANLI’’DAN’” ve davranışlarından ise, utanmamak mümkün mü?