Kimsiniz siz?
Bu haber, ajanslara düşmeden birkaç gün önce de ABD’’nin , İHH’’yı terör örgütü ilan etmeye hazırlandığı yolunda haberler basında yer almaya başlamıştı. ABD’’li 330 Temsilciler Meclisi Üyesi İHH’’nın terör örgütü olduğu gerekçesiyle araştırılmasını yazıyla Obama’’dan istemişlerdi. CIA ve ABD Hazine Bakanlığı bu bağlantıları araştırıyor.
Batı’’nın tutumu bellidir; Almanya başı çektiğine göre bunun arkası gelecektir ve İHH’’nın pek çok ülkede ki faaliyeti, Türkiye ilişkileri, terörist bağlantılar nedeniyle en ufak ayrıntısına kadar araştırılacak ve yasaklanacaktır. Almanların İHH’’ya bakışı şudur; ’“İHH, Yahudi düşmanı, antisemitik kinle dolu bir Milli Görüş Organizasyonu ve Uzantısıdır.’”
Ancak burada benim anlayamadığım Türkiye’’de İHH’’dan yükselen sesler. ’“Bizim onlarla bir ilgimiz yok’” diyorlar. Almanya’’da bir örgüt var, bu örgütün dünyanın çeşitli ülkelerinde şubeleri var, doğal olarak Türkiye’’de de var. İsim aynı, amblem aynı, ama Türkiye’’deki İHH yöneticileri, ’“bizim onlarla ilgimiz yok’” diyorlar. Alman Güvenlik makamlarının verdiği bilgiye göre, yaklaşık 1 yıl önce başlatılan para takibi sonucu elde edilen belgelere göre, İHH,nın Hamas’’a 6,6 Milyon Euro para aktardığı tespit edildi.(Bu dosyada da aynen, Deniz Feneri ve T.C Başbakanlık Örtülü Ödenek iddialarında olduğu gibi, Vakıfbank-Frankfurt adı geçmektedir.)
İnsanın aklına hemen Deniz Feneri e.v adlı yardım kuruluşunun Almanya’’da yüzyılın en büyük yardım yolsuzluğunu gerçekleştirmesi geliyor. Bunlar, Almanya’’da yaşayan vatandaşlarımızın manevi duygularını istismar ederek, milyonlarca Euro dolandırmışlar ve suçlarını itiraf ederek, hapse mahkûm olmuşlardı.
İşte o olayda da, Deniz Fenerinin Türkiye ayağı feryat figan, ’“ bizim onlarla ilgimiz yok’” diye ortaya düşmüşler, fakat Alman Savcılar ikna olmadıkları için epey geçte olsa Türkiye’’de de Deniz Feneri davası başlamıştı.
Ancak, vatana, millete büyük hizmetleri geçmiş, dağlarda teröristlerle göğüs göğse çarpışmış, devlet sırlarına vakıf, saygın Deniz Feneri soyguncularının onurlarını korumak için, mahkeme Deniz Feneri davasına yayın yasağı getirmişti. O gün bu gündür o davadan ne bir ses var, ne de bir haber.
Şimdi aynı filmi bu seferde İHH için seyredeceğiz, anlaşıldı’…
Ama benim merak ettiğim bu Deniz Fenerciler, bu İHH’’cılar kim?Kim bunlar?Bunları kim veya kimler koruyor?Bu ayrıcalık neden yapılıyor?Yandaş, dinci, sindirilmiş ve korkutulmuş basın, damadın basını niçin bu olaylardan hiç bahsetmiyor?Türk Ordusunda bir karavana kazanı kaybolsa manşet haber yapan bu güzide basın, neden bu olayların üzerine gidemiyor?
Türk Ordusunun terörle mücadele eden kahramanlarına dava açıp, sabaha karşı gözaltına alan, TSK’’nin kozmik odalarını açık pazara çeviren kahraman Adalet mensupları bu olayları nasıl görmezler, duymazlar?
Deniz Feneri ve İHH adlı örgütlerinin gerek Alman, gerekse Türk Mahkemelerinde ön planda isimleri geçenleri yazalım ve tabloya bakalım;
Mehmet Gürhan: Hırsızlığını kabul etti, mahkûm oldu.
Mehmet Taşkan: ’“ ’“ ’“ ’“ ’“
Firdevsi Ermiş: ’“ ’“ ’“ ’“ ’“
Zekeriya Karaman: Kanal 7 sahibi, Başbakan Erdoğan’’ın akrabası ve dava arkadaşı.
Zahid Akman: RTÜK eski Başkanı- Üyesi, Zekeriya Karaman’’ın akrabası, Başbakan Erdoğan’’ın Belediye Başkanlığı zamanında çantasını taşıyan kişi.
İbrahim Zayat: İHH’’nın Almanya Başkanı. Necmettin Erbakan’’ın Bacanağı.
İsmail Karahan: Kanal 7 Yöneticisi.
Gökhan Gürbüz: Kanal 7 Reklam Md. Almanya’’da mahkûm olan Firdevsi Ermiş’’in Mahkemede ’“Kuryemiz’” dediği kişi.
Mustafa Çelik-Fehmi Bülent Yıldırım(İHH-Türkiye Bşk)-Hüseyin Oruç-Mahmut Savaş-Hakan Albayrak(Gazeteci-Mavi Marmara yolcusu- İHH Kurucusu-İHH’’nın eski Saraybosna temsilcisi)
Bu isimlerin ortak noktaları;
*Bunların hepsi, Erbakan’’ın kurduğu Milli Görüş örgütünün yetiştirdiği kişilerdir.
*Bunların hepsi, Refah Partisi ve AKP çizgisinde siyaset yapmaktadırlar.
*Bunların hepsi, Başbakan Erdoğan’’a ’“Reis-Patron’” diye hitap ederler.
*Bunların hepsi çok varlıklı kişilerdir.
*Bunların hepsinin sözleri, devlet bürokrasisinde ’“emir’” olarak kabul edilir.
’“Şimdi bazı art niyetli, statükocu, açılım ve demokrasi karşıtları, Ergenekon timleri, Kemalistler, Laikçiler, Barzani düşmanları, darbe taraftarları bu isimler arasında ilişki kurup, gönülleri Müslümanlara yardım duygusuyla dolu bu mücahit kardeşlerimizin alınlarına karalar çalmaya kalkışacaklar.Ama olmaz, bu çamur bu mücahitlerin üstüne yapışmaz, güneş balçıkla sıvanmaz!!!’”
Önümüzdeki ilk Genel Seçimde AKP iktidardan gidecek. Bu olayların ve daha topluma yansımamış nicelerinin iç yüzleri bağımsız Türk Yargısı tarafından incelenecek. Her şey meydana dökülecek. Bazıları şimdiden yurtdışında yerlerini ayırtmaya başladılar. Nereye giderlerse gitsinler, kovalamayan namerttir.
Bir güzel söz; ’“Bağa dadanan ayıyı, pekmez sı’…caya kadar kovalamak lazımdır.’”
Bu günlük size, fonda Kiboş’’un seslendirdiği ’“Beraber yürüdük biz bu yolsuzluklarda’” adlı eserle veda ediyoruz, efendim