Kılıçdaroğlu - 2 doğru, 1 yanlış!

Abone Ol
Evet, Sayın Kılıçdaroğlu geçen hafta çok önemli konuda iki doğru şey söyledi.
1) Gelin, İç Hizmet Kanunu’’nun 35’’inci maddesini değiştirelim, darbelere gerekçe olarak kullanılan durumdan vazife çıkarmayı ortadan kaldıralım.
Bu çok doğru da 35’’i iptal ederseniz bir başka maddeye sarılırlar darbe yapmak isteyen generaller.
2) e-muhtırayı internete koyan generale zırhlı bir koruma aracı aldınız, bu ne lahana bu ne turşu demeğe getiriyor.
Aslında bu örnekleri çoğaltmak mümkün; sayısız başarısızlıkları olan albaylar, general yapılıyor. Benim adamım, senin adamın. YAŞ’’tan önce orgeneraller toplanıp pazarlıkları bitiriyor, sonraYAŞ toplantısına giriyorlar. Burada çok nadiren Savunma Bakanının ve Başbakanın tercihi rol oynuyor.
Gelelim Kılıçdaroğlu’’nun yanlışına’…
CHP olsun diğer partiler olsun, 1982 Anayasası’’nı ’‘darbecilerin anayasası’’ olarak niteleyip bunun değiştirilmesi gereğini vurgulamaktalar.
Evet, bu anayasa değişmeli deniliyor. Bu anayasada önemli üç konu var.
Birincisi HSYK üye sayısı 7’’den 21’’e çıkıyor.
İkincisi Anayasa Mahkemesi üye sayısı 11’’den 17’’ye çıkıyor.
Üçüncüsü de 1980 ihtilalcilerine yargı yolu açıyor.
Bu esas değişikliklere karşı gelen arkadaşlar şunu demiyor mu?
1. Anayasamız’’ın 12 Eylül ihtilalcilerini yargılamayan bir hükmü var. Bu çok iyi, aman bu kişilere yargı yolu açmayalım.
2. Anayasa Mahkemesinin bu az sayıda üyesi ile belli bir görüşte olan hakimlerin bir araya gelmesi ile istenen hukuk garabetleri kararları almıyor mu?(367 gibi) .
3.HSYK’’da bizim arkadaşlarımızdan üçü bir araya geldiğinde istediği her kararı alıyorduk. Şimdi istediğimiz kararı almak için, on kişiyi nasıl bulacağız demiyorlar mı?
Hakimlerin kendi sicilleri ile ilgili hüküm kurabilen bir kurulda kendilerinin seçimlere iştirak etmesi daha demokratik değil mi?
Muhalefetin söylemi, ’“bu hükümet gittiğinde üyeleri Yüce Divan’’da yargılanacaklar, bunu bildikleri için Anayasa Mahkemesi’’nin üye sayısını çoğaltarak, kendi adamlarını yeni üyeliklere getirip kurtulmanın peşindeler’” şeklinde. Bu bir tahmin; koalisyonlar devrine girilecek olunursa, bu gibi yargılamaların yolu zaten kapanıyor.
Evet, darbelere karşıysak, üst kademe yargıda kolay kamplaşmaya karşı isek, Anayasa’’ya nasıl hayır diyebiliriz?