Kemal Kılıçdaroğlu'nu halk nasıl algılıyor?

Abone Ol
Kılıçdaroğlu, insanları etkileme sanatında tam bir usta ve güvenirliği halk nezdinde tavan yapmış görünümünde, kollektif çalışma alışkanlığına çok yatkın. Partide, tek kişi otoriterliği değil, etkin ve yetkin uzman kadrolarla etrafını çoğaltıyor. Ekip ruhlu.
Kılıçdaroğlu, bir çok konuşmasında parti örgütüne güven verdiğini, örgütlerin değerli olduğunu ima etti. Her türlü kararlarda tartışarak doğruya ulaşılabileceğini söyledi. Yani kollektif ruhlu. Örneğin; bu konuyu parti meclisinde tartışacağız. ’“Karar parti meclisinindir.’” Veya bu konu düşünmeye değer. ’“Bu gerçekleri görmezlikten gelmeyeceğinize inanıyorum’”diyor.

Kılıçdaroğlu
, zorbalık ve baskı yöntemlerine başvurmayacak, ilkeli bir lider olarak algılanıyor. Kendi görüşlerini başkalarına kabul ettirme çabasından uzak duruyor. Yumuşak kelimelerle, alçak sesle konuşarak çevresine dostça davranıyor. Herkese gerçek bir dost olduğunu, güvenirlik penceresini sonuna kadar açmasını biliyor. Kılıçdaroğlu, nazik ve dostça davranışın, şiddet ve güç gösterisinden daha etkili olduğunu biliyor. Bir damla balın, bir galon zehirden daha etkili olabileceğini davranışlarıyla sergiliyor.

Kılıçdaroğlu
, öfke ile fırtına gibi esmenin, kendisini sevimsiz ve güvensiz kılacağını biliyor. Bu nedenledir ki sabırlı ve temkinli. Rakiplerini lüzumsuz eleştirmiyor. Sempati, hoşgörü ve nezaketin eleştiriden daha etkili olduğunu biliyor. Eleştiriden çok kendisinin ne yapacağını, sorunlara nasıl çözüm bulacağını anlatması onu daha güçlü ve güvenilir kılıyor.
Kılıçdaroğlu, rakiplerine karşı saldırgan olmaktan uzak duruyor, onlarla alay etmiyor, kimseyi küçük düşürmüyor. Hep gerçekler üzerine yoğunlaşıyor. İyi bir lider olacağını, köylüye, çiftçiye, emekçiye ve herkese sergilediği davranışlarıyla belli ediyor. Kimseyi küçük adam olarak algılamıyor. Ananı da, bacını da, kocanı da al gel diyor.
Kılıçdaroğlu, CHP’’sini tabandan tavana doğru dipten dalgalandırıyor. Parti içinde bireysellik üzerinden değil, siyasete bütünsellik açısından bakıyor. Her söyleminde parti içi demokrasiye önem vereceğini söylüyor.

CHP
’’nin yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye için, Türk halkı için yeni bir fırsat yeni bir umut. Aldığı sorumluluk çok fazla, işi de hiç kolay değil.
Türkiye’’de siyaset alanının temizlenmeye ve kurumsallaşmaya ihtiyacı vardır.
Kılıçdaroğlu, sadece CHP için değil, Türkiye içinde bir şanstır. Kılıçdaroğlu, tüm dünya’’da özlenen ve bir damla su kadar gereksinim duyulan ’“sol siyasetin’” önünü açacaktır.
Kılıçdaroğlu, ’“sosyal sorunlara odaklı siyaset’” ve ’“Kemalist politik felsefe’”nin geri dönüşünün başarısı için gerekli katkıyı koyacağı halkın nezdinde ve algılamasında derinlik kazanıyor.

Kılıçdaroğlu
için, CHP’’nin (2) temel niteliği çok önemlidir. Bunlardan birisi Cumhuriyeti koruyucu refleksi, diğeri ise sosyal demokrat ve sol duruşa yaklaşımıdır.

Gandhi Kemal,
halkın Kemal’’i olabilir. Halkın eğilimi ve siyasi ibredeki algılaması böyle gösteriyor.

Yazımı, ’“Atatürk’’ten Son Mektup’” adlı bir şiirin iki kıtasıyla sonlandırmak istedim.
Bırakın o altın yaprağı artık,
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
Mustafa Kemal’’i anlamak, yerinde saymak değil.
Mustafa Kemal’’in ülküsü, sadece söz değil.
Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü’…
Görüyorum ki, aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,
Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?
Mustafa Kemal’’i anlamak, işitmek değil
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.