Çınar ilçesine bağlı kırsal Beşpınar Mahallesi'nde yaşayan Osman Güler, 3 Eylül 2017'de iddiaya göre; pamuk tarlasını sulamak için evden çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Ailesinin başvurusu sonrası jandarma ekipleri tarafından bölgede arama çalışmaları başlatıldı. Çalışmalara rağmen Güler'e ait herhangi bir iz bulunamazken, dosya uzun süre kayıp vakası olarak işlem gördü. Aile, 2019 yılında Osman Güler'in kaçırıldığını iddia edip, şikayetçi oldu. Aile, Güler'in erkek kardeşi B.G.’nin, Selahattin Akbuğa'nın kızı R.A.’yı kaçırarak evlendiğini, bu nedenle kızın ailesi ile aralarında husumet oluştuğunu söyledi. Bu kapsamda, Çınar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada ilk aşamada yeterli ve somut delil elde edilememesi nedeniyle dosyada ilerleme sağlanamadı.
Yeniden açılan kayıp Osman dosyası, cinayet soruşturmasına dönüştü; 9 yıl sonra 3 tutuklama
JASAT DOSYAYI YENİDEN AÇTI, SUÇ VASFI DEĞİŞTİ
Dosya, 2022'de Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından yeniden ele alındı. Teknik ve analitik çalışmalar kapsamında olay günü ve öncesine ait telefon kayıtları, HTS verileri, baz istasyonu sinyal bilgileri ile şüphelilerin beyanları yeniden incelendi. Bu değerlendirmeler sonucunda dosya, 'Kasten öldürme' suçu kapsamında ele alındı. Soruşturma kapsamında bu yıl 12 ve 13 Şubat'ta 8 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 1'i serbest bırakılırken, 4'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Osman Güler'in kardeşinin kayınbabası Selahattin Akbuğa ile oğulları Halil İbrahim Akbuğa ve Muhammed Akbuğa ise 'Kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklandı.
'TASARLAYARAK KASTEN ÖLDÜRME' SUÇU
İddianamede; Selahattin Akbuğa, Halil İbrahim Akbuğa ve Muhammed Akbuğa'nın olay günü birlikte hareket ettiklerine ilişkin HTS analizlerine yer verildi. Soruşturma dosyasında çok sayıda tanığın, olay öncesinde taraflar arasındaki husumet ve tehditlere ilişkin beyanlarının bulunduğu belirtildi. Cumhuriyet savcılığı, tutuklu sanıklar Selahattin Akbuğa, Halil İbrahim Akbuğa ve Muhammed Akbuğa ile tutuksuz sanıklar A.A., M.A., A.A., E.T. ve Ş.A. hakkında 'Tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.
'160 BİN LİRA İSTENDİ' İDDİASI
İddianamede; ifadesine yer verilen Osman’ın babası Lütfü Güler, oğlunun kaybolmasından önce iki aile arasındaki husumetin devam ettiğini, tarafların barışması için girişimlerde bulunulduğunu anlattı. Güler, kız kaçırma olayının ardından karşı taraftan 160 bin lira talep edildiğini, bu parayı ödeyemeyeceklerini söylemeleri sonrası tehdit edildiklerini öne sürdü. Lütfü Güler ayrıca olay günü oğlunun kullandığı traktörün çalışır vaziyette bulunduğunu, telefonuna cevap vermemesi sonrası tarlaya gittiğinde Osman'ın ortadan kaybolduğunu belirtti.
'LÜTFÜ'NÜN OĞULLARINDAN BİRİNİ ÖLDÜRECEĞİM'
Dosyada yer alan tanık ifadelerinde de taraflar arasındaki husumete dikkat çekildi. Tanıklardan O.Y., Selahattin Akbuğa ile yaptığı görüşmede; şüphelinin kendisine Lütfü Güler'e evlat acısı yaşatacağını ve oğullarından birini öldüreceğini söylediğini öne sürdü. Bazı tanıklar da olaydan önce Osman Güler'in şüpheliler tarafından takip edildiğini ve aileye yönelik tehditlerde bulunulduğunu iddia etti.
KIZI DA BABASINI İŞARET ETTİ
İddianamede ifadesine yer verilen R.A., olayın nasıl gerçekleştiğini bilmediğini ancak Osman Güler'in, babası Selahattin Akbuğa ve kardeşleri tarafından kaçırılıp öldürüldüğünü düşündüğünü söyledi. R.A., kardeşi Halil İbrahim Akbuğa'nın sert mizaçlı olduğunu belirterek, "Bir kötülük yaptıysalar babam ve Halil İbrahim Akbuğa yapmış olabilir" yönünde beyanda bulundu. Ayrıca olay sonrasında Ş.A.’nın yüzünde yara izi gördüğünü ve bu nedenle olayla bağlantısı olabileceğini düşündüğünü anlattı.
'ÖLDÜRDÜN MÜ' DİYE SORMUŞ
Soruşturma kapsamında ifadeleri alınan bazı tanıklar, Osman Güler'in kaybolmasının ardından şüphelilerin bir sondaj sahasında bir araya geldiklerini öne sürdü. İddianamede; yer alan bir tanık ifadesinde, sondaj sahasında yapılan görüşmede 1 kişinin Selahattin Akbuğa'ya hitaben, "Ne yaptın, öldürdün mü?" diye sorduğu, şüphelininse sessiz kaldığı yönünde beyanda bulunduğu belirtildi. İddianamede, şüpheli Ş.A.'nın eşinin ifadesine de yer verildi. İfadede; eşinin kendisine olay günü, "Çocuk öldürüldü" dediğini ve kaybolan kişinin öldürüldüğünü bu şekilde öğrendiğini anlattığı kaydedildi.
OSMAN'IN KAYIP SİLAHI, ŞÜPHELİNİN EVİNDE BULUNDU
Soruşturma kapsamında 2023 yılında yapılan aramada, tutuksuz sanık A.A.'nın evinde ruhsatsız bir tabanca ele geçirildi. Şikayetçi Lütfü Güler ile bazı tanıkların, ele geçirilen silahın Osman Güler'in kaybolduğu gün yanında taşıdığı silah olduğunu teşhis ettiği belirtildi. İddianamede; yer verilen bilirkişi raporlarında, bazı şüphelilerin olay günü Osman Güler'in son görüldüğü bölge ve çevresinde baz verdiği, bazı telefonların kritik saatlerde kapalı olduğu veya iletişim kaydının bulunmadığı belirtildi. Ayrıca okul güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerinde; şüphelilerle bağlantılı olduğu değerlendirilen araçların, olay günü Beşpınar Mahallesi'ne giriş yaptığının tespit edildiği kaydedildi.
YILLARCA CESET ARANDI
Osman Güler'in kaybolmasının ardından çok sayıda adreste arama ve kazı çalışması yürütüldü. Kadavra köpekleri, yer altı görüntüleme cihazları ve iş makinelerinin kullanıldığı çalışmalarda çeşitli bölgelerde kazılar yapıldı. Şüphelilerden birinin evinin altında ceset bulunduğu iddiası sonrası ev yıkılarak arama gerçekleştirildi. Aramalarda ele geçirilen 125 kemiğin, Adli Tıp Kurumu tarafından incelendiği ve bunların hayvan kemiği olduğunun belirlendiği ifade edildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Diyarbakır 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.