Kavram karmaşası

Abone Ol
Bazı kavramları yanlış kullanıyoruz. Son günlerin polemik konusu, CHP genel başkanına göre 70 gazeteci, Adalet Bakanına göre 63 gazeteci tutuklu veya hükümlü. Bu ifadeye baktığımızda ülkemizdeki ifade özgürlüğünü sorgulamak gerekir. Ama durumu biraz kurcaladığınızda gerçeğin hiç de öyle olmadığı ortaya çıkıyor.

Her şeyden önce gazeteci kimdir? Ülkemizde herhangi bir gazete patronu herhangi bir vasıf aramaksızın bir kimseyi gazeteci yapabilir. Yani gazeteci olmak için basın/yayın geçmişi gerekmiyor.Gereken gerçek dışı, hayal mahsülü senaryolar yazabiliyor mu, gereğinde patronun sair işleri ile ilgilenebiliyor mu. Böyle bir ortamda gazeteci olan bir kimse adi bir suç işlese, tutuklansa toplumda gazeteci tutuklandı denilebiliyor. Gazeteci haber aktarmadan veya yorum yazmaktan tutuklanıyorsa durum başka. Yazılarında halkı yalan ve hayali senaryolarla isyana teşvik ediyorsa ' ordu göreve' diye yazı yazıp manşet attırıyorsa durum yine başka. Askeri cenahı ziyaret edip, onlara hükümetten hesap sorun, daha ne bekliyorsunuz diyorsa o da başka.

Merak ettiğim, bir başbakanı kedi kılığında gösteren, bir bakanı hayat kadını şeklinde tasvir eden bir gazeteci bedeni bir ceza aldı mı? Elbette ki hakaret davası açıldığında, yargı maddi ceza verebilir. Bir kimsenin gazeteci sıfatını kullanması ona dokunulmazlık getirmemeli. Genel bir tecrübemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Basında televizyonda duyduğumuz, izlediğimiz haberlerin yüzde doksanı abartılı. Yine bu haberlerin yüzde yirmisi konu mankenli. Yüzde on kadarı da asparagas haber türü. Haber yapmanın dayanılmaz cazibesi, haberin magazinleştirilmesi. Bu tür haber yapmanın yanlış olduğu söylendiğinde 'efendim izleyici okuyucu bu tür haberlerden hoşlanıyor' deniliyor. Bu tür katagorik yaklaşım yanlış. Elbette küçük bir azınlık böyle bir basın anlayışını beğenebilir ama çok büyük bir çoğunluğun da karşısında olduğu unutulmamalıdır.


Gazeteci, çok kere haber kaynağı sorgulandığında ' Haber kaynağını açıklayamam' diye bir kavramın arkasına sığınıyor. Pekiyi haber kaynağını vermeyen bir gazeteciye haberin muhatabı nasıl güvenecek, o haberin yalan veya maksatlı uydurma olduğunu nasıl kanıtlayacak . Bizdeki eksikliklerden bir tanesi, ispat hakkının kullanılamamasıdır.Belirli şartların yerine getirilmesi halinde haber kaynağının açıklanmalıdır. Bu iki şart yerine gelse kimse habercilikten, görüşlerini ifade etmekten tutuklanmaz diye düşünüyorum