EGEDESONSÖZ- Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırlarındaki İzmir'in Karaburun ilçesinde faaliyet gösteren bir seramik kili ocağında üretim kapasitesinin dört katına çıkarılması için yeni Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatılmıştı.
Karaburun Kent Konseyi Yürütme Kurulu seramik kili madeninin kapasite artışı talebine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 2019 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilen Karaburun Yarımadası'nın son yıllarda madencilik ve enerji yatırımlarının hedefi haline geldiği ifade edildi.
Karaburun Yarımadası 2019 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesine karşın, madencilik ve enerji üretim şirketleri için cazibe alanı aline geldiğini dile getiren açıklamada, “Karaburun Salman Köyü sınırları içinde kalan Seramik Kili madeninde ruhsat sahibi Hasan Akgüç Seramik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. kapasite artışı talebi ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına başvurmuş ve projenin ÇED süreci Ek 2 statüsünde başlatılmış. Karaburun Kent Konseyi olarak bölgede saha çalışması yaptık. Batı köylerimizi ziyaret ederek Sarpıncık, Parlak, Salman, Küçükbahçe de muhtarlarımız ve bölge halkıyla görüştük, bilgi aldık, sorunları dinledik. Maden işletmesi için 2009 yılında yıllık 25 bin Ton 2011 yılında ise yıllık 50 bin ton kapasiteli üretim için "ÇED Gerekli Değildir" kararları verilmişti” ifadeleri kullanıldı.
GÜNDE 32 KAMYON KULLANACAK!
Yıllık kamyon sayısının 10 bine ulaşacağına dikkat çeken Kent Konseyi açıklamasında, “Ruhsat hakları daha sonra çeşitli şirketler arasında devredilirken, son olarak 2025 yılında Hasan Akgüç Seramik İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. adına tescil edildi. İzmir Valiliği de daha önce verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararlarının yeni firma adına geçerli olduğunu bildirdi. Firma mevcut 50 bin ton olan yıllık üretim kapasitesini dört katına- 200 bin tona çıkarmak istiyor. Projede herhangi bir alan genişletmesi öngörülmezken, 49,62 hektarlık ruhsat sahasının 5,6768 hektarlık bölümü ÇED alanı olarak kullanılmaya devam edeceği ifade ediliyor. Bakanlığa sunulan PTD dosyasında 12 Ay boyunca 16 saat/gün 4 personel ile iki vardiya çalışma ile günlük 641 ton üretim planlandığı belirtilmekte. Madenden çıkartılan malzeme firmanın Torbalı – Subaşı’ndaki fabrikasına taşınıyor. Nakliye güzergahı tamamen yerleşim alanları içinden, tarım yapılan arazilerin yanından geçmektedir. Günlük üretimin taşınması 641 ton / 20 ton kamyon hesabı ile kamyonların taşıma kapasitesine uyulduğu düşüncesi ile günde 32 kamyonun bu güzergahı kullanacağı hesaplanabilir. Yıllık 200 bin ton üretim baz alındığında kamyon sayısı kabaca 10 bine ulaşmakta” ifadelerine yer verildi.
KAMYONLARIN YOĞUN KULLANIMI YOLLARA ZARAR VERDİ
Karaburun’un ulaşımını sağlayan yolları bu yoğunluğu kaldıracak kapasitede olmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Maden faaliyeti ile Salman dan başlayarak – Küçükbahçe – Karareis – Balıklıova bağlantı yolları yüksek tonajlı kamyonların yoğun kullanımı sonucunda zarar görmüş, asfalt ortadan kalkmış, yer yer çökmeler ve çukurlar oluşmuştur. Bu durum ulaşımında bu güzergahı kullanan bölge halkı için büyük problemler oluşturmaktadır. Özellikle kontrollerden kaçmak için gece yapılan taşımalarda kurallara uyulmadığı belirtilmekte. Gerek maden sahasından gerekse nakliye sırasında oluşan toz insan yaşamını zorlaştırdığı gibi bölgedeki tarım arazilerine de zarar vermekte, özellikle mandalina ağaçlarında görülen kırmızı örümcek zararlısının başlıca sebebi aşırı toz. Ürünü korumak için yapılacak ilaçlı mücadele hem maliyetli hem de ürün kalitesine, insan sağlığına zarar verecek boyutta” ifadeleri yer verdi.
BÜYÜK ZARARLARA NEDEN OLUR
Firmanın kapasite arttırma talebinin geri döndürülemeyecek zararlara neden olacağını belirten Kent Konseyi açıklamasında, “Özel Çevre Koruma Bölgesinde olmasına, çevreye zarar vermesine karşın firmanın üretim kapasitesini arttırma talebinin kabul edilmesi geri döndürülemeyecek daha büyük zararlara sebep olacaktır. Yapılması gereken mevcut üretimin denetlenmesi, firmanın Proje Tanıtım Dosyasında belirttiği üretim ve taşıma esnasında oluşacak toza karşı önlemlerinin alınması. Taşıma sırasında trafik kurallarına uyulmasının kesinlikle sağlanması, seyyar kantar kontrolünün yapılmasıdır. Firma ayıca bakanlığa sunduğu Proje Tanıtım Dosyasında “Nakliye faaliyetleri sırasında kullanılacak güzergâh üzerindeki köy yollarına, tarım yollarına veya orman yollarına herhangi bir zarar verilmesi durumunda, oluşabilecek her türlü zarar ve ziyan yatırımcı firma tarafından eksiksiz olarak karşılanacak ve yollar eski haline getirilecektir” demektedir bu taahhüdünü yerine getirmesi sağlanmalıdır” denildi.
İTİRAZ DİLEKÇELERİ GÖNDERİLDİ
Açıklamada şu ifadeler yer aldı;
“İzmir Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne, Madenden kaynaklanan bölge halkının sıkıntılarını – şikayetlerini anlatarak, firmanın Kapasite Artışı talebinin reddedilmesini itiraz dilekçemizle bildirdik. Dilekçemizi bilgi için Karaburun Kaymakamlığı ve Karaburun Belediyesine de gönderdik.”