Kapitalist sistem dengeden çıkınca…

Abone Ol

Kapitalist sistemin dengeden çıktığı ve dengenin yeniden oluşamadığı neredeyse kırk yıldır konuşuluyor. Ve bu durum kapitalizmin tarihsel sonu olarak değerlendirilirken, geçiş süreci tartışmaları başladı.

Dijital devrim nasıl gelecek? Sistemde ani bir çöküşle mi, kontrollü bir geçişle mi?

Tartışmalar elan sürüyor. Sancılı bir geçiş olacağına dair çok fazla emare var. Sermaye grupları, yeni Dünya düzeninde ayakta kalmanın yollarını aramaya başladı. İflaslar, kapatılan şirketler, küçülen, el değiştiren yatırımlar sıkça haber oluyor. Yeni yatırımlarda ise akıllı sistemlerişsizliği kronikleştiriyor.

Emeğin artık en yüce değer olmadığı bir vakıa. Yazılım kontrolünde robot üretim emeğin işlevini değiştirdi. Sanayi ve hizmet sektöründe dijital devrim başladı. Üretim araçlarının mülkiyetinde kıyamet koptu kopacak.

Sınırsız tüketim yaşamın ereği olunca çığırından çıkan üretim nicedir doğaya zarar veriyor. İhtiyaç hiyerarşisi çöküyor. Piyasadaki serbesti hayatı tehdit ediyor.

Paradigma çökmesi gerçek oldu. Dengeden çıkan sistem artık sürekli erör veriyor.

Yüzyıllık Cumhuriyetimiz elbet de yaşanan çağ değişiminden nasibini alıyor. Sanayi ve tarımda, kamusal yaşam normlarında, sağlık, eğitim, istihdam politikalarında yapısal bozulma ve çöküş emareleri git gide belirginleşiyor.

Türkiye, Ankara-İstanbul ekseninde yönetiliyor. Ülke rantı bu eksende paylaşılıyor. Ne var ki bir süredir, sanayi burjuvazisi İstanbul’dan uzaklaşıyor, Mısır’da, Pakistan’da geleceğini arıyor. Koç grubu, Bilkom gibi 42 yıllık teknoloji şirketinin merkezini İzmir’e taşıyor. Bu arada, NATO ile Boğazlar statüsünde ortaya çıkan yeni yapılanma, İstanbul’u daha da tartışmalı bir konuma taşıdı. Bir iddiaya göre, Sevr’e dönüş sinyalleri veriliyor.

Ve büyük sermayenin İzmir tercihi, doksanlı yıllarda, İzmir’in yeni Dünya düzeninde Doğu Akdeniz’in önemli metropollerinden olacağının ilanını ve İzmir Kalkınma Ajansı’nın kuruluşunu hatırlatıyor.

Görünen o ki değişim ve dönüşümün getirdikleri bütün dengeleri değiştiriyor.

Bir çağ kapanıyor. “Kapitalist sistemin tarihsel sonu mu? ”Bu sorunun cevabında, insanlığı nasıl bir geleceğin beklediğini görmek mümkün.

Yeni çağın eşiğinde, hayatı yeniden söylemenin zaruret olduğu koşullarda, yeni bir dil kurmak ve geleceği okumak… veya geleceğe zar atmak… İnsanlık tam burada duruyor.