Kankama mektup

Abone Ol
Bu başlığı kullanmak zorunda kaldım... Çünkü ''Kankam'' dediğim kişi sevgili kardeşim Ahmet Diker'dir... Bu kelimeyi de ikimize kimin taktığını kendisi çok iyi bilir...’¶ Sakın zannetmeyin ki bu mektubu yazdıktan sonra biz küsecek, birbirimizin yüzüne bakmayacak kişiler değiliz... Çünkü bizim dostluğumuzu başta Karşıyaka camiası olduğu gibi bizi tanıyan tüm İzmirliler bozamaz... Ancak yanlış anlamalar olduğu için kendisine bu sütunlarda cevap yazmak istedim... Çünkü ikimizde bu değerli sitede köşe yazarlığı yapmaya çalışıyoruz...
Kendisi yazdığı köşe yazısını benimle paylaşmadan dile getirdi... Dedikodulardan kurtulmak için... Ama... Evet ama beni ve çok değerli bir kardeşimi yalan haber yazmakla töhmet altına soktu... Kardeşim Ahmet çok iyi bilir... Ben hasbelkader bu camianın içinde 40 yılını sürdürmekteyim... TRT ve gazetelerde yöneticilik görevlerinde de bulundum... Neyin ne olduğunu çok iyi bilen bir insanım... Şimdi gelelim sadete... Yani üfürülme olayına... Ahmet Diker kardeşimin deyimine... Ben bu deyimi kullanmak istemem... Zira böyle bir durum yok... Diker kardeşimin de sevdiği bir arkadaşımızın nikah töreninden önce Karşıyaka Belediye başkanı çok sevgili dostum sayın Cevat Durak, yardımcısı yine sevdiğim insan Hüseyin Çalışkan, Karşıyaka için varını yoğunu ortaya koyan Tayfun Yelkenbiçer, sevgili başkan Durak'ın her şeyi sevgili kardeşim Taylan, ben ve başarılı gazeteci kardeşim Gökhan Özyurtlu ile birlikte biraz dertleştik... Konu tabiiki Karşıyaka idi... Başkan Durak, Mayıs ayı sonundaki kongrede güçlü bir yönetimin oluşmasının şart olduğunu ve bunun içinde bu güzide kulüpte herkesin taşın altına elini sokmanın zamanının geldiğini belirtirken, şu an başkanlık görevini sürdüren Coşkun Keskiner'in etrafında toplanılmasını işaret etti... İşte ortam böyle olunca bizde ( Gökhan kardeşim ile birlikte) güzel bir haber yazalım dedik... Kendimizce yazdıkta... Ortada üfürülme falan yok... Dertleştik, konuştuk ve Karşıyaka'nın iyiliği için yazdık...
Haaaa... Şunu söyleyim ki bunu sana karşılıklı oturduğumuz mekanda söyledim... Öyle hatırlıyorum ... Gökhan kardeşim ile birlikte gazetesinde oturduğumuz anda böyle güçlü yönetime kimler girer dedik... Kendimizce seni ve diğer isimleri kaleme aldık... Keşke yazmasaydık diyorum şimdi... Ne demek istediğimi anlamışındır herhalde... Boşver kardeşim... Senin üzülmeni istemem... Seni üzmek isteyenlere böyle bir açıklama yaptım... Sen, Karşıyaka çarşısında rahat rahat dolaş adres olarak bizi göster... Bilmem anlatabildim mi...''Sevgili KANKAM''