Kahrolsun Sarkozy, yaşasın kıyak maaş

Abone Ol
Sarkozy'nin birkaç ermeni oyu uğruna iki ülke ilişkilerini getirdiği noktaya bakarak söylenebilecek en uygun söz 'bir deli kuyuya taş atmış kırk akıllı çıkartamamış' olabilir ancak.
İktidar hırsı böyle bir şey işte! Soykırımın inkarını suç sayan tasarının Fransız meclisinde kabul edilmesi krizle boğuşan halkın hangi sorununu çözecek merakla bekliyoruz!
Tarihi meselelerin siyasetçiler tarafından kullanılması ne ilk, nede son da olacak. Nerede üretim kısırı ve beceriksiz bir siyasi varsa, eksiklerinin üzerini örtmek için bu ve benzeri kılıflar mutlaka kamuflaj ağı olarak kullanılmıştır.
Yapılan sokak röportajlarda Fransa halkının büyük bir çoğunluğunun zaten konuya 'Fransız' olduğunu gösteriyor. Tasarının Sarkozy model 'kuşa bak taktiği' olduğu 'çözüm bekleyen onca sorunumuz varken' diye başlayan cümlelerden kolayca görülmekte. Anlaşılacağı üzere; Sarkozy dibe vurmuş kariyerinin geleceğini Ermeni diasporasının vereceği hayat öpücüğü bağlamış durumda.
Ya, Cezayir örneğininden yola çıkarak ' tencere dibin kara' politikasıyla sesini yükselten bizim hükümete ne demeli?
Adam kendi ülkesinde yasa çıkartırken bize mi soracak? Ortalığı bu kadar velveleye vermek Sarkozy'den başka kime ne kazandırır…
Lakin ülke olarak yapacaklarınız şayet 'Babana sor' ile sınırlı ise vay halimize… Başbakanın bu kadar sert çıkmasının altında başka sebepler mi aramalıyız yoksa? Malum İsrail'e tutulan kafa ' van minut' la sınırlı kalmış, işbirliği aynen devam etmişti. Yırtılıp çöp sepetine atılan veya askıya alınan herhangi bir anlaşmadan haberdar olanınız var mı?
Bir yandan' yağıp gürleyeceksiniz' diğer yandan hiçbir şey olmamış gibi işbirliğine devam edeceksiniz. Buda yetmezmiş gibi İran füzelerinden korunmasını sağlayacak savunma sistemini topraklarınıza yerleştireceksiniz! AKP tarzı dış politika bu olsa gerek…
Kaldı ki; Uluslararası ilişkilerde ne zamandır 'yağıp gürlemeyle' bir yere varılmış ki bundan sonrada bir yere varılabilsin?
Ülke olarak Sarkozy'e odaklanmışken emekli milletvekillerinin maaşlarında ön görülen artışın gece yarısı operasyonuyla meclisten geçmesine ne demeli peki?
2,7 milyon emekli 200 lira zam için 15 aydır intibak yasasının çıkmasını beklesin dursun, meclis konu kendileri olduğunda işi 15 dakikada hallediverdi! Üstelik artış öyle enflasyona endeksli falan da değil. Koskoca vekiller neden küsuratla uğraşsın değil mi? Artış oldu mu tam ve yüzde yüz olmalı. Malum şartlar vekilin emeklisi için oldukça zor!
Hangisinden dolayı dizimizi dövelim şimdi? Konu; işçi, memur, esnaf emeklisinin beklentileri olduğunda kaplumbağa hızıyla işleyen sistemin, vekil çıkarları için jet hızıyla çalışmasına mı, Türk-Ermeni ilişkileri normalleşme sürecine girmişken birkaç oy uğruna Ermeni diasporasına kukla olan Sarkozy'nin sorumsuz tutumuna mı?