8 ayrı konuda örgütlenme kararı aldıklarını açıkladılar. Bunlar içinde en önemli başlıklar şunlardı;
*Ayrı Bayrak
*Öz Savunma Gücü
*Ayrı Ekonomi
Bu talepler üzerine;
*Cumhurbaşkanı: ’“Doğrusu sakin olmak lazım, zaten Türkiye’’nin resmi dili vardır ve Türkçedir. Fakat Türkiye’’nin bazı yörelerinde farklı diller konuşulmaktadır. Ben hemen Diyarbakır’’a gideceğim, bakalım ne demek istemişler. İyi şeyler olacak demiştim, bakın oluyor’”’…
*Başbakan: ’“Tııısssssss’”
*İçişleri Bakanı: ’“Kayseri Belediye Başkanı ve Deniz Fenerciler suçsuzdur, onlar tertemizdir, inanmayan baksın görsün, ağızlarından bakın dipleri görünür, ak-pak’’tır onlar, öğrenciler de kendilerini polis copunun üstüne attıkları için yaralandılar, polis dövmedi ben gördüm, beni bu ilgilendirir, başka bir şey ilgilendirmez. Başbakanım öyle diyor’” diye açıklamalar yaptılar’….
Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması;
*Büyük Önder Atatürk’’ün Türk Ulusuna armağan ettiği en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti; halk egemenliğine dayalı, kuruluş felsefesinin temelinde, ’“Üniter Devlet’” ve ’“Ulus Devlet’” olgusunun yer aldığı, demokratik bir yapı ve sağlam hukuki temeller üzerinde yükselerek bugünlere ulaşmıştır.
*T.C Anayasasının değiştirilemeyecek hükümleri arasında yer alan 3’’üncü maddesi; ’“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir’” hükmünü amirdir.
* Dil, kültür ve ülkü birliği, bir millet olmanın başta gelen vazgeçilmezleridir. Dil birliğinin olmaması durumunda bunun sonuçlarının neler olacağı, tarihteki birçok acı örnekleriyle gözler önündedir.
*Son günlerde ’“Dilimiz’” üzerinde kamuoyunun gündeminde yer alan birtakım tartışmaların, Cumhuriyetimizin temel kuruluş felsefesini kökten değiştirecek bir noktaya doğru hızla götürülmeye çalışıldığı endişeyle izlenmektedir.
* TSK; Devletin Anayasamızda yer alan, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi koruma görevi kapsamında; Ulus Devlet, Üniter Devlet ve Laik Devletin korunmasında her zaman taraf olmuş ve olmaya devam edecektir.
Genelkurmay Başkanlığının sadece Anayasa hükümlerini hatırlatan bu açıklaması üzerine;
*Başbakan Erdoğan’’ın abisi Hasan Cemal: ’“Kürt sorununun temel nedeni Kürtçedir yani Kürtlerin anadilinin reddedilmesidir. Ben Kürdüm, anadilim Kürtçedir, ben anadilimde eğitim görmek, yani kendi kimliğimi, tarihimi, edebiyatımı folklorumu kendi anadilimde öğrenmek istiyorum, talebi en temel insan haklarından biridir’” dedi ve Askerin şunu iyi anlaması gerektiğini söyledi; ’“Laiklik, ulus devlet, üniter devlet gibi tariflerin miadı(kullanma süresi) uzun yıllar önce dolmuştur. Artık demokrasi ve insan haklarını esas alan yeni tarifler vardır’” dedi’…
Akrabanın akrabaya yaptığını akrep yapmazmış. Başbakan Erdoğan’’da akrabalarından yana çok dertli.
’“Abla’” dediği Tansu Çiller bu ara siyasete girmek istiyor ve yeni imar izinleri bekliyor.
Mam Celal(Celal Amca) dediği Talabani,
Kak Mesud(Abi)) dediği Barzani artık telefonlarına bile çıkmıyorlar.
Biraderi Berlusconi ise güvenoyu aldıktan sonra iyice azıttı.
Ağzında bakla ıslanmayan Sarkozy, Berlusconiye;
’“8 senede en zengin ikinci siyasetçi olmuşsun, nasıl becerdiğini bana da anlatsana’” demiş, o da bunu her yerde anlatıyor ve soruyormuş; ’“Bilin bakalım birinci kim?’” Gerçekten Avrupa’’nın en zengin siyasetçi kim dersiniz?
Başbakan Erdoğan’’ın abi dediği Hasan Cemal şunları çok iyi anlamalıdır;
Türk Silahlı Kuvvetleri M.Ö 209 yılında Mete Han tarafından temeli atılmış bir ocaktır. Yani 2219 yıllık bir hafızaya sahiptir. Binlerce yıldır bu coğrafyada her türlü içten ve dıştan gelen ihanetlere rağmen yaşamayı becerebildiysek ve son Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmayı başarabildiysek bundaki en önemli pay, Türk Milletinden sonra, bizim ’“Peygamber Ocağı’” dediğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerinindir. Kürtçülük problemi, yeni bir problem değildir. Yüzlerce yıldır, çeşitli versiyonları denendi. Sıkça kılık değiştirdi, ısıtılıp ısıtılıp Türk Milletinin önüne sürüldü. Kürt kökenli insanlarımızı sürekli istismar eden bu bölücüler her seferinde Türküyle, Kürdüyle Türk Milletinin şefkat dolu göğsüne çarpıp dağıldılar. Türkiye’’nin asırlar içinde karşılaştığı her olay TSK tarafından kayda alınır, incelenir ve o olayların çözümü için neler yapıldığı nelerin yapılmadığı değerlendirilir. Türklerin yaşadığı tüm olayların hafızası TSK’’dadır. Ne TSK’’nin ne de vatansever Türk Aydınlarının Hasan Cemal ve onun gibilerin akıllarına hiç ihtiyacı yoktur. Ulus Devlet ve Üniter yapı Türkiye’’nin kuruluşunun garanti belgesidir. Hasan Cemal kim oluyor ki devletin kuruluş şekline ’“süresi geçmiş’” diyebiliyor. Süresi geçen kendisi ve onun gibi düşünenlerdir. Dünya değişti, onlarca iktidar değişti, Hasan Cemal gibiler hala köşelerinde. İşleri hep fitne hep bozgunculuk..Bu ne terbiyesizlik, bu ne densizlik.. Bunlar Türk Milletini aptal, Türk Ordusunu şamar oğlanı mı sanıyorlar. Eğer bunlardan bir tanesi, adam olduğunu iddia ediyorsa, TSK’’ ya ve Türk Devletine yaptıkları hakaretin binde birini Apo’’ya ve PKK’’ya yapsınlar, görelim bakalım kimin miadı dolacak’…
Dikkat edin bu kadrolu elemanlar hep aynı kişilerdir. Ellerine geçirdikleri gazete köşelerinde, ellerinde baltalar, devamlı olarak Cumhuriyetin damarlarına vururlar. Kürtçü-Bölücülerin bir toplantısı mı var, kadrolu elemanlar orada. Cemaatin bir otelde toplantısı mı var, bunlar orada. Televizyon programlarında, haberlerde hep bunlar. Sanki bu ülkede başka aydın yok. Bunlar sırtlarını iktidara dayamışlar, gazete köşelerini ve televizyonları ele geçirmişler, bir Atatürk’’e vuruyorlar, bir Ulus Devlete. Bir Askere vuruyorlar, bir Üniter yapıya.
Bunlara, Şehit ve gazilerimizin yakınları Türkiye Cumhuriyetinin yıkım ekibi diyor. Bunların bazılarına Atatürk mü, Barzani mi diye sorun, diğerlerine de Laik Çağdaş Cumhuriyet mi, İslam Cumhuriyeti mi diye sorun, alacağınız cevaplar bunların gerçek yüzlerini anlamanıza yeterli olacaktır.
Herkesin çok iyi anlaması, bilmesi, asla unutmaması gereken gerçek şudur; Bu mübarek topraklarda Türk’’ün, Vatanseverlerin, Atatürkçülerin bilekleri bükülemez. Türk Milleti bu oyunları bozacak tarih bilgisine ve kuvvetli kurumlara sahiptir.