İzmirli başkanlardan talimat yağmuru

Abone Ol

İzmir'deki siyasi partilerde yılbaşından bu yana ciddi bir hareketlilik var. İl başkanları, parti yöneticileri, parti sözcüleri teşkilatların 'Seçim çalışmalarına' başlaması konusunda talimat üstüne talimat yağdırıyor.

Yaklaşık 2 hafta önce AK Parti İzmir İl Başkanlığı koltuğuna oturan Aydın Şengül, bu konuda ilk adımı atanlardan biri. Şengül, ayağının tozuyla katıldığı ilçe kongresinde teşkilatlara 'Sandık çalışmalarına başlayın' diyerek ilk görevlerini verdi.

Bununla da kalmayıp, partililerden bir tek İzmirliyi bile ikna etmek için durmadan çalışmalarını istedi.

Deneyimli bir siyasetçi olan Şengül, elbette Genel Merkez'den onay almadan bu talimatı vermez. Zira, AK Parti Genel Merkezi de bir süredir seçim konusunda ciddi hazırlıklar içinde. Ocak ayının son haftasında gerçekleşen AK Parti kampında, il ve ilçelerde seçim ekiplerinin kurulması karalaştırılmıştı. Zaten kampın ana gündemi de seçim kampanyası ve içeriğiydi.

Kampın sonunda, tüm AK Parti teşkilatlarından yaza kadar seçim çalışmalarını tamamlamaları istendi.

AK Parti'deki bu hazırlıkları gören CHP de '15 Temmuz'da baskın bir erken seçim' endişesiyle hemen kolları sıvadı.

Kemal Kılıçdaroğlu, bir ay önceki kongrede '2019 Manifestosu'nu açıklayarak örgüte 'Seçime hazır olun' dedi. Daha koltuğuna bile alışamadan kendini hareketli bir siyaset gündemi içinde bulan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel de 'Kaybedecek zaman yok' diyerek ilk talimatını verdi ve CHP'lilere adres olarak seçim çalışmalarını gösterdi.

AK Parti'nin seçim ortağı MHP'de de durum pek farklı değil. AK Parti'deki seçim hazırlıkları ve talimatları, doğal olarak ittifak ortağını da ilgilendiriyor.

Seçimlerin yeni partisi İYİ Parti ise, seçime girmeye engel olabilecek en küçük bir aksiliği bile atlamak istemiyor. İzmir İl Başkanı Yıldırım Ulupınar, İYİ Parti'nin seçim dışı bırakılmaması için tüm prosedürleri tamamlayıp, en kısa zamanda sahaya ineceklerini söylüyor.

Uzaktan bu tabloya bakınca 'Seçim var da bizim mi haberimiz yok' diyesi geliyor insanın.

Herkes seçim hazırlığında. Talimat üstüne talimatlar geliyor. Seçim manifestoları açıklanıyor. Ama ilk seçim Mart 2019'da. Yani tam bir yıl sonra. Ancak hemen 8 ay sonra Kasım'da bir de Cumhurbaşkanlığı seçimi için sandık başına gidilecek.

Hal böyle olunca, AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, 'Erken seçim yok. Zamanında yapılacak' diye açıklama yapmak zorunda bile kaldı.

İyi de o zaman bu ne telaş, bu ne acele?

Telaşın en önemli sebebi, belki de Türk siyasi tarihinde ilk kez bu kadar çok olasılıklı seçim matematiğinin gerçekleşecek olması.

Ve tabi ki yine Türk siyasi hayatının dönüm noktası seçimlerinden birini yaşayacak olmamız.

Her partinin elinde bir hesap makinası. Oturmuş tüm olasılıkları hesaplamaya çalışıyor.

Şu parti şu kadar oy alırsa, biz bu kadar alırız.

HDP barajı geçerse şöyle olur, geçemezse böyle olur.

İyi Parti seçime girerse şöyle olur, giremezse böyle olur. Barajı geçerse kime yarar, kime yaramaz?

Kimsenin sonucunu tam olarak kestiremediği, çok alternatifli, çok çekişmeli bir seçim bizi bekliyor.

Bir de ilk kez uygulanacak ittifaklar konusu var ki o bile başlı başına tam bir kafa karışıklığı.

Tüm bu olasılık hesaplarının yapıldığı ortamda, mart 2019'da yerel seçimler için sandık başına gidilecek. Partiler kendilerini boy aynasında görüp, endamlarını ölçme fırsatını yakalayacağı ilk seçim de bu olacak.

8 ay sonraki cumhurbaşkanlığı seçimindeki ittifaklar, ayrılıklar ve tüm olasılık hesapları da bu seçimin sonucuna göre yapılacak.

Görünürde erken seçim olmamasına rağmen, erken seçim varmış gibi herkesin hazırlık yapmasının nedeni de ağustos böceği konumuna düşmemek için.

Tüm siyasi partiler, karınca gibi çalışıyor.

Öyle görünüyor ki bu yaz sadece denizi, kumu, güneşi değil İzmir'in siyaset arenası da alev alev yanacak.