EGEDESONSÖZ – İzmir’in Aliağa ilçesinde faaliyet gösteren İzdemir-II Termik Santrali, yıllardır süren hukuki ve çevresel tartışmaların yeniden merkezine oturdu.
Daha önce Anayasa Mahkemesi’nin verdiği “hak ihlali” kararı sonrası yerel mahkeme tarafından Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) dosyası iptal edilen ve bu kararla birlikte hukuken faaliyetinin sona erdiği değerlendirilen santral için süreç yeniden başlatıldı. Şirketin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yaptığı yeni başvurunun ardından kısa süre içinde verilen ikinci “ÇED Olumlu” kararı, santralin kapatılmasının önünü bir kez daha kesti.
YENİDEN YARGIYA TAŞINDI
Söz konusu ikinci ÇED olumlu kararına karşı Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ile bölge halkı tarafından yeni bir dava açıldı. Davayı inceleyen mahkeme, santralin çevreye, ekosisteme ve halk sağlığına etkilerinin yerinde değerlendirilmesi amacıyla 11 kişilik bilirkişi heyeti görevlendirdi. Bu kapsamda bugün İzdemir-II Termik Santrali sahasında keşif gerçekleştirildi.
Keşif sırasında EGEÇEP temsilcileri ve davacı vatandaşlar, santralin yıllardır Aliağa ve çevresinde hava kirliliğine, sağlık sorunlarına ve ekolojik tahribata yol açtığını savundu. Keşif duruşmasında olumsuz etkiler vurgulanarak santralin neden kapatılması gerektiği ayrıntılı şekilde anlatıldı. Çevreciler, önceki yargı kararlarının açık olmasına rağmen yeni bir ÇED süreci başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtti.
RAPOR KARARI ETKİLEYECEK
Bilirkişi heyetinin hazırlayacağı raporun, davanın seyri açısından kritik önemde olduğu ve santralin geleceğini doğrudan etkileyeceği belirtiliyor. Raporda yer alacak teknik ve bilimsel değerlendirmelerin, mahkemenin vereceği nihai karara yön vermesi bekleniyor.
SANTRAL ÖNÜNDE EYLEM
Öte yandan keşifle eş zamanlı olarak santral önünde bir eylem de gerçekleştirildi. EGEÇEP , Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu, Menemen Çevre Platformu, Yeşil Sol Parti Ekoloji Meclisi ve Aliağa Dev-Emekli Sen'in katıldığı basın açıklamasında, termik santralin faaliyetlerine son verilmesi, yetkililere yargı kararlarına ve bilimsel gerçeklere uygun hareket etme çağrısında bulunuldu.
Yapılan basın açıklaması şu şekilde:
ALİAĞA’YA DİKKAT!
Aliağa, petrokimya tesisleri, demirçelik fabrikaları, termik santraller, haddeneler ve gemi söküm tesisleri ile ekosistemde yıkıcı etki yaratacak derecede kirletilmiş bir bölgedir. Buna rağmen hiç bir çevresel değerlendirme yapılmadan yeni tesislere izin veriliyor.
1.) Bugün ithal kömür yakan İzdemir Termik Santralı’na verilen uyduruk ÇED izninin iptali davasının keşfi var. Termik Santral 2014 yılından beri hukuka aykırı şekilde faaliyetini sürdürüyor.
a.) Termik Santral için verilen 3 ayrı ÇED izninin tamamı İPTAL edildi.
· 17.06.2010 tarihli ÇED Olumlu kararı” İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin 16.12.2016 tarihli kararı ile İPTAL edildi.
· İptal kararından sonra 2009/7 Sayılı genelgeye dayanılarak verilen 22.03.2017 tarihli ÇED olumlu kararıİzmir 5. İdare Mahkemesi'nin 26.10.2018 tarihli kararı ile iptal edildi, Danıştay kararı bozdu ve davanın reddine karar verdi.
· İptal kararı 2009/7 sayılı genelgeye dayanılarak 28.12.2018 tarihli ÇED olumlu kararı verildi. Bu kararın iptali davası sonunda ise İzmir 5. İdare Mahkemesi14.11.2019 tarihli kararı ile davanın reddine karar verdi. Karar Danıştay’ca onanarak kesinleşti.
· Bu iki karar için yapılan başvuruya Anayasa Mahkemesi 13.12.2023 tarihli 2019/29604 başvuru numaralı kararı ile Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE karar verdi. Anayasa Mahkemesi’nin kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda bu iki ÇED olumlu kararı da iptal edildi.
Ancak bu kararlar da yetmedi, bir kez daha 2009/7 sayılı genelgeye dayanılarak yeni ÇED izni için süreç başlatıldı. 12.781 sayfalık ÇED raporu İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından aynı gün içerisinde yüzeysel biçimde incelenerek uygun bulundu ve 06.03.2025 tarihli son ÇED izni verildi. Böylelikle İdare Mahkemesi kararının yanı sıra Anayasa Mahkemesi de yok sayıldı. Bugün, İPTAL kararları, Anayasayı İHLAL kararları yok sayılarak verilen 06.03.2025 tarihli ucube ÇED izninin iptali davasının keşfi yapılıyor.
2.) Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan denetimlerde, birinci sınıf gayrisıhhi müessese olan Termik Santralın kurulduğu tarihten beri işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmaksızın faaliyet gösterdiği tespit edildi, bu nedenle tesis 05.03.2025 tarihinde faaliyetten men edildi. Ancak bu karar bir takım ayak oyunları, kanunun arkasından dolanma yollarıyla bir türlü uygulanamadı.
3.) Bu aşamada Turpun büyüğü heybeden çıktı. BATIÇİM A.Ş. tarafından Horozgediği’nde yapılacak yılda 3.500.000 ton kapasiteli KLİNKER ÖĞÜTME/PAKETLEME TESİSİ projesine İzmir Valiliği tarafından 09.12.2025 tarihinde ÇED Gerekli Değildir kararı verildi. Termik Santralden çıkan kül ve cüruf bu tesiste çimentoya dönüştürülecek, termik santralın kirliliği yapılarla hayatımızı, sağlığımızı sürekli tehdit edecek. Bunu önlemek için dün İPTAL DAVASI AÇTIK.
EGEÇEP 20.Yaşında doğayı, kültürü korumaya, yaşamı savunmaya devam ediyor. Aliağa’daki kirliliğe dur demek için tüm İzmirlileri mücadeleye katılmaya çağırıyoruz.
NELER YAŞANDI
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Aliağa İlçesi’nde ruhsatsız faaliyet gösteren İzdemir Enerji Elektrik Üretim A.Ş. için faaliyetten men kararı almış ve santrali mühürlemişti. Ancak mühür kararı ile ilgili şirketin açmış olduğu davada mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi ancak yürütmeyi durdurma Bölge İdare Mahkemesi tarafından bozuldu. İzmir Valiliği’nin santral için ruhsat düzenlenmediğini bildirmesi üzerine mahkeme, ruhsatsız çalışmanın hukuken sabit olduğunu belirtti. Şirketin itirazı ise İzmir Bölge İdare Mahkemesi tarafından kesin olarak reddedildi. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi de mahkemeye dava dilekçesi vererek müdahillik talebinde bulundu.
ANAYASA İPTAL ETMİŞTİ
'ÇED Olumlu' kararına karşı açılan iptal davasının Danıştay tarafından reddedilmesi üzerine süreci Anayasa Mahkemesine taşıyan EGEÇEP, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, Menemen Sanatkarlar ve Esnaf Odası, Menemen Esnaflar Odası, S.S.Menemen Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi, Menemen Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı ve Menemen Ziraat Odası ve Ekoloji Kollektifi Derneği santrale verilen izinlerin iptalini istemişti.
Anayasa Mahkemesi İzdemir Enerji Santrali II'ye verilen ÇED olumlu kararına itiraz davasının reddedilmesini Anayasa'ya aykırı bulmuş ve özel hayata saygı maddesinin ihlal edildiğine dair karar vermişti. Karar sonrası dosyanın yeniden görüşüldüğü İzmir 5. İdare Mahkemesi projenin ÇED dosyasını iptal etti.
Karar üzerine yeniden harekete geçen şirket yeniden ÇED başvurusunda bulundu. Yeni dosyada projede yer alan endüstriyel atık depolama alanlarının çıkarıldığı görüldü.
İZDEMİR TERMİK SANTRALİ HAKKINDA
Enerji Günlüğü'nde yer alan bilgilere göre; İzmir Demir Çelik Sanayi AŞ'nin %85,44 oranında bağlı ortaklığı İzdemir Enerji Elektrik Üretim AŞ tarafından Aliağa'nın Horozgediği Köyü'nde kurulan İzdemir Enerji Santrali II için endüstriyel ve tehlikeli atık depolama alanı dahil olacak şekilde 17 Haziran 2010 tarihinde 'Çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumlu' kararı verilmişti. İthal kömüre dayalı elektrik üretim tesisi olarak çalışan ve yılda yaklaşık 2,664GWh elektrik üretimi yapan tesisin 370MW kurulu gücü bulunuyor.