Güncel

İzmir’in “arka sıraları”nda yoksulluk karnesi: Silgiyi ikiye bölüp paylaştıran anneler!

Okulların kapanması ve karnelerin dağıtılmasının ardından İzmir’in arka sıralarında bir yıldan geriye yoksulluk ve yoksunluk hikayeleri kaldı. Gültepe semtinde kırtasiye işletmesi bulunan Aslı Yıldız, “Eskiden çanta tam dolu çıkılırdı, şimdi bir silgiyi ortadan ikiye bölüp çocuklarına paylaştıran anneler var. . Eskiden dükkana getirdiğimiz mallar bir iki ay içinde biterken, şimdi raflardaki ürünlerin bitmesi seneler alıyor” dedi.

Abone Ol

Eylül VARDAR/EGEDESONSÖZ-2025-2026 eğitim öğretim yılı özellikle dar gelirli aileler nezdinde oldukça zorlu geçti.

Çocuklarını okula göndermekte zorlanan ailelere başta gıda olmak üzere kırtasiye ve ulaşım masrafları ile yüz yüze kaldı.

ANNELER SİLGİYİ İKİYE BÖLÜP PAYLAŞTIRIYOR
Uzun senelerdir Gültepe semtinde faaliyet gösteren mahalle kırtasiyecisi Aslı Yıldız, artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle ailelerin artık sadece en acil okul ihtiyaçlarını karşılayabildiğini belirtti. Güler açıklamasında "Eskiden çanta tam dolu çıkılırdı, şimdi bir silgiyi ortadan ikiye bölüp çocuklarına paylaştıran anneler var. Eğitim lüks haline geldi" dedi.

ÜRÜNLERİN BİTMESİ SENELER ALIYOR
Geçmiş yıllarda okul sezonu açılmadan önce ailelerin dükkana gelip tüm listeyi eksiksiz tamamladığını belirten Aslı Yılmaz, velilerin ve çocukların alışveriş alışkanlıklarındaki değişimi şu sözlerle özetledi:

"Geçen seneye göre müşterilerimizde çok net ve büyük bir azalma var. Eskiden dükkana getirdiğimiz mallar bir iki ay içinde biterken, şimdi raflardaki ürünlerin bitmesi seneler alıyor. İnsanların alım gücünde çok büyük bir düşüş var. Müşterilerin aldıklarının sayısında da doğal olarak büyük azalma oldu. İnsanlar çocukları için artık sadece en önemli, en acil ürünleri alıyorlar. Eskiden okul başlamadan önce listeyle gelir, her şeyi eksiksiz alırlardı; şimdi sadece günü kurtaracak, ertelenemez olanları alabiliyorlar."

KİRA VE ENERJİ MALİYETLERİ RAFA YANSIYOR!
Giderlerin artmasının raflardaki etiketleri doğrudan etkilediğini belirten Yılmaz, e-ticaret sitelerinin yarattığı rekabete de değinerek şunları söyledi: "Kira, enerji, işçilik ve tedarik maliyetlerindeki çoğalma, ister istemez raftaki ürünlere de yansıyor. Ki zaten artık ürünlerin toptancılardan alımı da bizim için oldukça maliyetli bir hale geldi. Bunun yanı sıra e-ticaret sitelerinin varlığı, yerel bir kırtasiyeci olarak bizi çok etkiliyor. E-ticaret sitelerine ulaşımın kolay olması, ürünlerin kapıya kadar getirilmesi ve tabi ki orada yapılan indirimler müşteriye daha cazip geliyor. Vatandaş da haklı olarak bütçesini düşünüyor. Bizim gibi mahalle kırtasiyelerindense artık oraları daha çok tercih ediyorlar. Maalesef bizim satışlarımızda da bu yüzden büyük azalmalar oluyor."

BİR ÇANTANIN DOLUMU EN AZ 2 BİN TL!
Bir öğrencinin sadece en temel kırtasiye malzemeleriyle okula başlamasının faturasını kalem kalem hesaplayan Yılmaz, tablonun ağırlığını şu verilerle ortaya koydu: "Sadece temel olarak alınan okul ihtiyaçlarını hesaplandığında Okul çantası 500 TL, defter 200 TL, boyama kalemi 200 TL, kalem kutusu 200 TL, silgi 20 TL, kalemtraş 15 TL, kurşun kalem ise 5 TL. Bu temel malzemeleri topladığımızda bile sadece 1.140 TL ediyor. Üstelik bunların içinde henüz sulu boyası, pastel boyası, matarası, renkli kalemi falan yok. Onları da listeye eklediğinizde fiyat en az 2.000 TL’yi rahatlıkla aşar hale geliyor."