İzmir’e tarihi piyango

Abone Ol
İzmir'in neresine giderseniz gidin karşınıza tarih çıkar. Agora'sı, Bergama'sı, Efes'i ve daha niceleri…
Bu kadar tarihi eserin varlığı, İzmir'imizi daha güzel ve vazgeçilmez bir kent konumuna sokuyor.
Şimdi bu tarihi eserlere bir yenisi daha ekleniyor, hem de nasıl bir tarihi piyango biliyor musunuz?
Müthiş…
İzmir'in göbeğinde 16000 kişilik bir Roma Antik Tiyatrosu…
Kadifekale ile Kubilay mahalleleri arasındaki 12 bin metrekarelik alanda bulunan bu tarihi eser, İzmir için kazanılmış en büyük piyango…
Nedenine gelince;
Mega kentlerin en büyük sorunu çarpık kentleşmedir. Bu çarpık kentleşmenin önünü kesmek için ilk önce yeni illegal yapıların önü kesilecek, ikincisi yeni yasalar ile bu zamana kadar yapılan kentleşmenin mevzuat açıklarından faydalanması bitirilecek…
Son olarak mevzuat değişikliği ve iyi bir denetim ile durdurulan kötü yapıların kentsel dönüşüm ile yeniden yapılandırılmasına başlanacak…
Bu süreçler zor ve sancılı geçer…
Ancak iyi bir yerel yönetim ve onu destekleyen genel siyasi iktidarın başarısı ile bu zor ve sancılı süreç minimize edilebilinir…
Yerel yönetimin başarısını açmama gerek yok, zaten Büyükşehir Belediye Başkanı ve ekibi yedi yıldır genel siyasi iktidardan destek almadan kendi bütçesinin sınırlarını zorlayarak kentsel dönüşümü başarılı bir şekilde icra ediyor…
Genel siyasi iktidar ise İzmir'i son süreçte üvey evlat bıraktıysa da benim kanaatim bu süreçten sonra artık şehrimize kentsel dönüşümde destek olacaktır.
Zaten hali hazırda genel iktidarın yapmış olduğu, 5998 sayılı kanun ile 5393 sayılı Belediye Kanunu madde 73'de yapılan değişiklik, kentsel dönüşümde Büyükşehir Belediyelerine büyük imtiyaz ve erkler tanımıştır.
Fısıltı gazetesinin söylediğine göre, bu kanun Melih Gökçek için çıksa da, İzmir Büyükşehir Belediyesi kentsel dönüşümde yerel de tek başına patron olmuştur.
Gelelim bizim piyangomuza;
Kaynağı, 1917 – 1918 yıllarında Otto Berg ve Otto Walter'ın araştırmaları ile hazırlandığı plandan yola çıkılan tarihi eserin, Roma dönemi özellikleri taşıdığı Roma İmparatorluğu'nun paganizm döneminde İzmirli St. Polycarp'ın bu tiyatroda öldürüldüğü ve tiyatronun tarihin trajik sahnelerine şahitlik ettiği öne sürülüyor…
Bu eseri gün yüzüne çıkardıktan sonra bırakın ulusal boyutunu, bu tarihi eseri iyi bir şekilde prezante eder isek, güzel kentimize Agorada ya da Bergama'da olmadığı kadar turist akını olacaktır.
Bu fırsatı, bu piyangoyu iyi değerlendirmemiz gerekiyor…
Bu konuyla ilgili toplantı yapan Sayın Kocoğlu, Türkiye'de fazla örneğini görmediğimiz bir yönetim tarzı göstererek, demokratik bir şekilde, bölgede yapılması düşünülen kamulaştırma ile ilgili bölge halkıyla görüş alışverişinde bulundu.
Çünkü 1. Derecede Arkeolojik Sit Alanı olan bölgenin kamulaştırılması ile yıkılacak ve planlanacak 200 bina ve 164 arsa yer alıyor.
Bölge halkı sağduyulu davranıp, İzmir Büyükşehir Belediyesinin yaptırttığı sıfır binaları tercih edip İzmir'in önüne çıkan bu büyük piyangoyu kazanmalarına yardım etmelidir.
Bölge halkı ve tüm İzmir şunu unutmamalıdır, bu proje ile İzmir bir taşla iki kuş vuracaktır…
İlki, İzmir, çok büyük kazanımı olacak bir tarihi eseri gün yüzüne çıkaracak…
İkincisi de, kent merkezindeki çarpık kentleşme bu tarihi eser sayesinde yok olacaktır.
Tüm İzmir, bu büyük projeyi desteklemelidir.
Not: İddiaya göre Foça sahil güvenlik helikopteri, balıkçıları, plajda güneşlenenleri ve tur teknelerini rahatsız ediyormuş. Tabi ki görevlerini yapacaklar ancak iddia doğruysa herkese mülteci kaçakçısı gibi görmek yanlış bir uygulama olduğunu düşünen bir kişiyim. Genç ve başarılı Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ'ın bu konuyla ilgilenmesi ve iddiayı araştırmasını tavsiye ediyorum.