Güncel

İzmir’de kadınlar sokaklara döküldü!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde İzmir’de binlerce kadın Feminist Gece Yürüyüşü’nde bir araya geldi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ - 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde İzmir’de kadınlar sokaklara indi.

Kadın platformlarının düzenlediği Feminist Gece Yürüyüş’ü ÖSYM önünden başlayarak Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde sona erdi. Türkan Saylan önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, kadın cinayetlerinin, baskının ve ayrımcılığın sıradanlaştırılmasına tepki gösterilirken, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “kadın yaşam özgürlük” sloganları atıldı.

Kentin sokaklarını dolduran kadınlar, haklarından, hayatlarından ve özgürlüklerinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. Yürüyüşe Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, STK ve dernek temsilcileri ve binlerce kadın katıldı.

Basın açıklaması şu şekilde;

Bir 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nde daha, yaşamlarımızı kuşatan çok yönlü saldırılara karşı sınırları aşan feminist isyanımızla alanlardayız. Dokuz senedir İzmir sokaklarında feminist sözümüzü söylemeye; sloganlarımızla, zılgıtlarımızla isyanımızı haykırmaya; halaylarımızla danslarımızla feminist neşemizi yaşatmaya devam ediyoruz. Patriyarkal kapitalizmin baskısına, gericiliğine ve sömürüsüne karşı; bulunduğumuz her yerde mücadeleyi ve dayanışmayı büyütüyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadınlara yönelen şiddet de, emeğin sömürülmesi de, doğanın talanı da, LGBTİ+’lara dönük nefret politikaları da, savaş ve yoksulluk da aynı erkek egemen sistemin ürünüdür. Bir günde 6 kadının öldürüldüğü zamanlardan geçiyoruz. 2025 yılında en az 294 kadın erkekler tarafından öldürüldü. 297 kadın ise şüpheli ölüm olarak kaydedildi. Biz biliyoruz ki “intihar” denilerek üstü örtülmeye çalışılan her olay aslında bir kadın cinayetidir. Rojin Kabaiş örneğinde olduğu gibi delillere ve kamuoyu baskısına rağmen dosyalar aydınlatılmıyor, katiller ortaya çıkarılmıyor, adalet sağlanmıyor. Öğretmen Fatma Nur Çelik’in katledilmesinde gördüğümüz gibi şiddet sarmalı okullara kadar iniyor. Yine aynı isimli başka bir kadın çocuğuyla birlikte cezasızlık zırhına güvenenler tarafından katlediliyor. İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkanlar, 6284 Sayılı Kanun’u etkin uygulamayanlar, Katillere “iyi hal” ve “haksız tahrik indirimi” verenler, “Aile Yılı” adı altında kadınları şiddetin ve ölümün olduğu evlere kapatmanın yollarını arayanlar, Cinayetleri araştırma komisyonlarını Meclis’te reddedenler, Kadın cinayetlerini bile isteye önlememektedir.

Bir kez daha haykırıyoruz: Devletin tüm mekanizmaları kadınlara yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini önlemekle, şüpheli ölümlerde hakikati gün yüzüne çıkarmakla, Gülistan Doku gibi kaybedilmiş kadınları bulmak için etkin soruşturmaları yürütmekle ve tüm kadınlar için adaleti sağlamakla yükümlüdür. Erkek şiddetine karşı önlemleri uygulamak, faillere gereken caydırıcı cezaları vermek, şiddeti doğuran veya teşvik eden her türlü uygulamayı sonlandırmak devletin görevidir. Bizler tüm şüpheli ölümler aydınlatılana, katiller en ağır cezaları alana dek mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.