İzmir yanacak görün biraz...

Abone Ol
Günümüz bürokratı bakar, siyasetçi de yersiz kaçan hitabet gösterisindedir. Onlara göre her şey yerli yerindedir, imdat umutlarımızın yok olmaya başladığı zaman kandırıldığımızı anlarız. Anılarımızı, görselliğimizi, estetiğimizi, yani yaşamımızın büyük parçasını da çalma niyetleri olduklarını gördüğümüz an iş işten geçmiştir.

Bütün bunlar sitemden öte salt gerçeklerdir. İzmir'in çevresini gezenler, otoban orta refüjleri ve yan şevlerinde kurumuş otların, magandaların sigara izmaritlerini atmasını beklediklerini görmektedirler. Maganda izmaritleri sadece kurumuş otları değil yeşillikleri hatta dağdaki ağaçları yakacaktır. Bütün bunları önceden görmek için MEVLANA olmaya gerek yoktur.

Karayolları otobanlara gece yarısı zam yapmada beceriklidir. Orta refüjlere dikilen İsa'nın çarmıhına benzeyen elektrik direklerinin görevi de karanlıkları korumaktır. Elektrik maliyeti bahanesi var ise, güneş enerjisinden elektrikle aydınlatma diye bir teknoloji de vardır. Otobanlarda para alma teknolojisi üst düzeydedir ama hizmet kalitesi görsel, estetik açıdan çok gerilerde kalmıştır. Bu kurumun bu konudaki karar vericilerinin İzmir'i ve çevreyi sevmediklerini düşünüyorum.

Oysa İzmir Büyük Şehir ve ilçe belediyeleri kendi sorumluluk alanlarında çevreye karşı daha duyarlı görünmektedirler.

Var olanı korumak anlayışı da bu toplumda gittikçe yok olmaktadır. Felaket anında susmaya alıştırılmış bir toplum yaşamının ta göbeğindeyiz.

Sonuç olarak; yanan her yeşilliğin ve ağacın sorumlularına kentinden sorumlu İzmir'de yaşayan yurttaşlar, elbette övgü değil lanetler yağdıracaktır. Bu konuda hayvanlar doğayı korumada daha duyarlıdır. Bir ayının orman yaktığını siz hiç gördünüz mü?