İzmir'in aydınları nerelerdesiniz?

Abone Ol
Aydınsız kent talihsizdir. Bilimde, kültürde, sanatta aydınlar ortaya çıkmaz ise, karanlığı seven baykuşlar ve puhular ortaya çıkar. Bu yazı İzmir' de yaşayan yazarlara, çizerlere yani aydınlara bir sitem yazısıdır. Çünkü bir zamanlar kentin her yanında aydınlar akarsular gibi konuşur, sözler bir oluktan akıyormuş gibi ağızlardan dökülürdü, bu oluktan akan sözlerde; bilim, kültür, sanat, edebiyat, kitap, şiir, şarkı, türkü, tiyatro, resim, heykel ve daha niceleri vardı. Yani emek ve üretim vardı. Bütün bu emek ve üretimin içinde yerel yönetimler, kurumlar ve sivil toplum örgütleri de öncüydüler. KORKUSUZDULAR...
Bu panoramada aydınlar kendi üretim alanlarında güçlü birer ışık pınarlarıydılar. Bunlar kent ve ulusal kültürümüzün rengarenk aydın çiçekleri, gerçeklerin ve geleceğin yol gösterici EFENDİLERİYDİLER. Onlar toplumun beyni, kendi konularında birer yürek ateşçisi, yüreklerdeki özlem yangınlarıydılar.
Şimdi ne oldu da aydınlar kentten ve toplumdan koptular, koparıldılar. Bu kopma ve koparılma sonucunda kentlerde bağnazlık, arabesklik ve karmaşa öne geçti. Kentimizdeki bu insan karmaşası, kentin fiziksel yapısına da yansıdı. Kimliksizlik ve güvensizlik kokusu kente sindi. Bilim ve kültür cüceleri çoğaldı.
Sonuç olarak; düşünce, vicdan ve iyilik ateşlerini yakmak için vakit geç değil. Yoksa 'Kimi ne vakit satın alırım?' uzmanları çoğalacak, sevgiler köksüzleşecek ve yamyamlık çağı hiç bitmeyecek.
İzmir bu son sözlerime adaydır. İzmir' de yaşayan, okuyan, yazan, çizen ve İzmir kokusuyla yaşayan aydınlar NEREDESİNİZ?