İzmir'e özel

Abone Ol
’“Sizler yabancısınız, nerelisiniz?’” diye sordu, ’“İzmirliyiz’” deyince yanımıza oturdu ve gözleri parlayarak, ’“Biliyor musunuz, benim en büyük idealim İzmir de yaşamak. Para biriktiriyorum, ilk fırsatta İzmir’’e yerleşmek istiyorum. İzmir’’de yaşamak istiyorum. Bana İzmir’’i biraz anlatır mısınız, mesela akşamları yalnız başıma deniz kenarında dolaşabilirmişim, tek başıma sinemaya gidebilirmişim, doğru mu?..’”

Tutucu bir ortamda, baskılanmış bir hayattan bıkan bir genç kızımızın samimi feryadıydı bizlere söylenenler. Tüm Türkiye’’nin gözünde özgürlüğün, çağdaşlığın, demokrasinin, bütünlüğümüzün, onurlu ve yasalara saygılı bireylerin yaşadığı yer olarak bilinir İzmir Şehri.. Çağdaş bireyler olma özlemindeki tüm insanlarımızın görüp, havasını içine çekmek istediği şehirdir İzmir..

İzmir’’in kıymetini herkes bilir de, İzmirlilerin sayesinde bir yere gelen bazı Sivil Toplum Kuruluşlarının Başkanları bilmez. Sürekli olarak gündemde kalmayı önemli bir şey zannederler bunlar. Özellikle iktidara yaranmayı, iktidarın adamlarına yağ çekmeyi bir marifet sayarlar.

İzmirli STK Başkanları, pek tabii ki iktidarlarla, bakanlarla, parti yöneticileriyle ilişkide olacaklar gerek şehrin, gerekse kendi kuruluşlarının dertlerini anlatacaklar, savunacaklar ve çare arayacaklardır.

Fakat İzmirli olmanın vazgeçilmez, olmazsa olmaz koşulları vardır;
*Makamı ne olursa olsun kimsenin İzmir’’e ve İzmirliye hakaret etmeye hakkı yoktur. Buna asla izin verilmemelidir.
*İzmir’’e ve İzmirliye konuşmaya layık bilgili, kariyer sahibi, servetinin ve makamının hesabını verebilecek olanlar davet edilmelidir.(Bu iktidarda bulabilirseniz, çağırmamazlık etmeyin)
*İzmirli STK Başkanları, Anayasa’’nın ilk 3 maddesine bağlı olmalıdır ve bunu yüreklice savunmalıdır.

Peki, bizim şov meraklısı bazı başkanlarımız neler yapıyorlar;
Sadece AKP ile değil özellikle Başbakan Erdoğan’’la vıcık vıcık ilişkiye girmiş ve iktidar değişikliğinde Yüce Divan’’da yargılanmaları kaçınılmaz olan siyasetçilerle, tartışmalı ilişkileri olan iş adamlarını davet ediyorlar. Merak ediyorum, hiçbir konuda uzman olmayan ve yeterli eğitimi bulunmayan bu kişilerin bildiği ama İzmirli iş adamlarının bilmediği ne var acaba?Devlet Bankalarından teminatsız olarak nasıl milyonlarca dolar kredi alınacağı merak konusu ise, bu konunun krediyi alanlara değil, verenlere sorulması gerekir. Adres yanlış’…

ESİAD(Ege Sanayici ve İşadamları Derneği) son olarak AKP Genel Başkan Yardımcısı,
sözcüsü ve Van Milletvekili olan Hüseyin Çelik’’i davet etmiş ve konuşturmuş. Kendisi Türk Siyasi hayatına Tansu Çiller’’in armağanıdır. Kendisi ve kardeşi hakkında bilgi almak için Van’’da yarım saat dolaşmak yeterlidir. Van’’a kadar gidemeyenler, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi eski Rektörüne ve cezaevinde intihar eden Üniversite görevlisinin ailesine sorup bilgi edinebilirler.

Takım elbisesinin altına, üzerinde Hüseyin Çelik yazılı beyaz çorap giyen konuşmacı ile davet sahibi Esiad Başkanın giyim, görgü ve konuşma üslubu konusundaki uyumları bizi ancak memnun eder! Fakat, Hüseyin Çelik’’in İzmir’’deki çoksesliliğe ’“kakofoni’” demesi, yolsuzluklarıyla Türkiye gündeminde olan Kayseri’’yi bize örnek göstermesi ve İzmir’’e hakaret etmesi kabul edilebilir bir olay değildir. Hele, bu hakaretlerinden sonra Hüseyin Çelik’’e plaket verilmesi bir İzmirlinin yapabileceği iş değildir, olmamalıdır.

Son saçmalığı ise İZSİAD(İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği) yapmaya karar vermiş. Ocak ayında Diyarbakır Belediye Başkanını ağırlama kararı almışlar!..

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, Diyarbakır’’a gitti Kürtçe konuşma yaptı ve Baydemir’’le halay çekti ya, bizim başkan altta kalır mı?Hemen modaya uyulmalı ve basında yer alınmalıdır!..

İZSİAD Başkanı ve üyeleri PKK terör örgütüne Belediye olanaklarını kullanarak eleman temin ettiği gerekçesiyle yargılanan Osman Baydemir’’ i davet ettiklerine göre ona basının önünde şunları söylemelidirler;
’“Biz İzmirliler, Anayasamızın ilk üç maddesinin değişmesine karşıyız. Ülkeyi böldürtmeyiz. Demokrasimizi toprak ağalarının, aşiretlerin, tarikatların ve cemaatlerin emrine verdirtmeyiz. Biz İzmir’’de her kökenden yurttaşımızla iç içe sevgi ve saygıyla yaşıyoruz. Bizi örnek alın ve Diyarbakır’’da uygulayın. Bölücü söylemlerden vazgeçin, eğer burada, Apo’’nun sözcülüğünü yapacaksanız burayı derhal terk edin’…’”

Bunları söyleyebilecekseniz çağırın, yüreğiniz yetmezse ve Osman Baydemir’’ in hakaretlerini İzmir’’in üzerine sıçratmasına aracı olacaksanız İzmir’’e büyük kötülük yapmış olursunuz .

Unutmayın STK’’ lar olarak ilk göreviniz, varlığınızın sebebi olan Atatürk’’ün kurduğu çağdaş ve ilerici Türkiye Cumhuriyetini, Laik Cumhuriyetimizi korumak ve İzmir’’in üzerine titremektir. Bunu da yapamıyorsanız niçin oradasınız?..

Bu konuda İzmir kamuoyu tepkisiz mi kalacak, merak ediyorum!...