Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- CHP’de Mutlak butlan kararının ardından başlayan hareketlilik devam ederken, İzmir İl Başkanlığında nöbet devam ediyor.
İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz ve beraberindeki heyet, CHP İzmir İl Başkanlığına destek ziyaretine geldi. İzmir Barosu’nu CHP İl Başkan Vekili Murat Aydın, Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, ilçe başkanları karşıladı.
MUTLAK YOKLUK KARARI
İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz açıklamasında, “Birkaç gündür devam eden çok ciddi bir hukuksuzluk var. Aslında bu hukuksuzluk bugün başlamadı. Bu hukuksuzluklar uzun zamandır devam ediyor. Hak ihlalleri, hukukun ne yazık ki hiçbir kuralının tanınmaması ve sonuç itibariyle de geldiğimiz noktada Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili verilen mutlak butlan kararı. Mutlak butlan kararı nedir? Mutlak yokluk kararıdır. Aslında bu karar kendi içinde yok sayılması gereken, aslında hukuken olmaması gereken bir karardır. Biz hukukçular olarak bunu birçok defa, birçok alanda dillendirdik, söyledik, ifade ettik. Bugün de buraya Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı işlenen bu hukuksuzluğun, adaletsizliğin karşısında olduğumuzu ifade etmek üzere buraya geldik” dedi.
‘TEK ADAM REJİMİ’
Ülkenin bir demokrasi sınavından geçtiğini dile getiren Sefa Yılmaz, “Aslında bu sınavın temelleri 2010 ve 2017 anayasa değişiklikleriyle atıldı. Özellikle 2017 değişikliği, parlamenter sistemden tek adam sistemine geçtiğimiz bir yolun taşlarını artık ördü. Biz tek adam rejiminin ne anlama geldiğini 2017'den beri, 9 yıldır çok net yaşıyoruz. Söylediği her söz kanun olarak kabul edilen, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması için, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmaması için gerekli talimatları veren, yargıyı araçsallaştıran, siyasallaştıran bir anlayıştan bahsediyoruz. Bu anlayış bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ne kayyum atamışsa, yarın başkaca partilere, başkaca sendikalara, başkaca derneklere, başkaca barolara ne yazık ki kayyum atayabilme gücünü kendinde gören bir anlayıştır” ifadelerine yer verdi.
BOYUN BÜKMEYİN
Yargı mensuplarına seslenen Yılmaz, “Bizim aslında daha belediyeler üzerinde bu kayyum işlemleri, atamaları yapılırken bu sokaklarda olmamız gerekiyordu ama bu da bir fırsattır. Ben bu ülkenin demokrat insanlarına, yurtsever insanlarına, devrimci insanlarına bir kez daha sesleniyorum: Bu olanlara kayıtsız kalmayın, boyun bükmeyin. Bu emirlere, talimatlara uymayın. Özellikle o kamu görevlilerine, bu kararı veren hakimlere ya da bu kararla ilgili farklı düşünen hakimlere ya da savcılara, yargı mensuplarına sesleniyorum: Hukukun üstünlüğünden, adaletten ayrılmayın. İnsan haklarından yana tavır alın. Demokrasiden yana tavır alın. Yoksa bu işlerin hesabı, bugün yerle yeksan ettiğiniz bu hukuk sistemi tarafından sizlerden mutlaka ve mutlaka sorulacaktır” dedi.
BU BİR REJİM SORUNUDUR!
Sefa Yılmaz açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;
“İzmir Barosu bu hukuksuzlukların her zaman karşısında olmuştur, bundan sonra da olmaya devam edecektir. Demokrasinin işlediği, kurum ve kurallarıyla işlediği bir ülke istiyoruz biz. Özgür bir ülke istiyoruz. Demokrat bir ülke istiyoruz. Herkesin hukuk güvenliği içerisinde yaşadığı bir ülke istiyoruz. Kadın cinayetlerinin olmadığı bir ülke istiyoruz. Çocuk istismarlarının olmadığı bir ülke istiyoruz. Sokaktaki hayvanla herkesle bir arada yaşadığımız bir toplum istiyoruz. Aslında çok şey istemiyoruz. Biz hakça bir yaşamdan yanayız, adaletten yana bir yaşamdan yanayız, geleceği olan bir yaşamdan yanayız. O yüzden birlikte olmamız gerekiyor. Artık bütün siyasi görüşlerimizi, bütün siyasi düşüncelerimizi bir kenara bırakma zamanı gelmiştir. Bu bir rejim sorunudur. Bu Cumhuriyetin geleceği ile ilgili bir sorundur. Bu bizim çocuklarımızın geleceği ile ilgili bir sorundur. O yüzden yaşam ne kadar kutsalsa, bu ülkenin demokrat insanları bu yaşamı adil, güvenli ve adaletli kılmak zorundadır. Bizler o yüzden sokaklarda olmalıyız, o yüzden bugün burada olmalıyız, o yüzden yarın Ankara'da olmalıyız.”
CHP İÇERİSİNDE YÖNETİM SORUNU GÖREN ANLAYIŞ HAFİFE ALMIŞ OLUR
İl Başkan Vekili Murat Aydın ise, “İzmir Barosu’nun özel bir yeri vardır. Desteği çok anlamlı. Burada destek verilen şey CHP değil. Bu sorun sadece CHP sorunu değil. Burada destek verilen şey anayasal demokratik rejim. Bu sorunu sadece CHP içerisinde yönetim sorunu gibi gören yaklaşım sorunu hafife almış olur” dedi.