İyilik’… Sihirli ve insanın yüreğini ısıtan bir kelime’…’¶
Dayanışma ve yardımlaşma kelimeleri ile bir araya geldiklerinde önlerinde duramaz ne kötülük, ne de vurdumduymazlık’…
Yoksulluğun, işsizliğin diz boyu olduğu Türkiye’’de bu kelimelerin anlamı artık daha da derin.
Gaziemir’’de kurulan bir dernek bu sihirli kelimeyi seçti. Yürekleri buzula kesenlerin giderek çoğaldığı bir toplumu harekete geçirmek için’…
Resmi adı, Gaziemir Gıda Bankası Yardımlaşma Derneği’…
Kısa adı, İyilik Bankası’…
***
’‘Burada bir gönül hesabı açarak hayatınıza bir anlam katın’’ ve ’‘Sen yoksan bir eksiğiz’’ sloganlarıyla seslenip, ekliyorlar:
’“Az ya da çok demeden katkı verin. Mutlu bir yüzdeki eksik parçayı siz tamamlayın. Bir yoksulun sofrasına konacak bir tas sıcak çorba, bir öğrencinin eğitim-öğrenimini devam ettirmeye yarayacak burs ile yüzleri güldürün. Unutmayın; en önemli yatırım, insana yapılan yatırımdır.’”
***
Derneğin başkanı, Birsen Şenol’… Kurucu başkan olan eşinden, yani Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol’’dan bayrağı devralmış.
’“Teğet geçti denilen ekonomik krizin özellikle kentlerin çeperlerini ne hale getirdiğini gelip görsünler’” diyor Birsen Hanım.
Gaziemir’’de 16 mahalleyi gezmişler, gönüllü gençlerle, kadınlarla’…
Bin 213 ailenin gıda, giysi ve yakacağa ’‘acil şekilde’’ ihtiyaç duyduğunu belirlemişler.
78 kişinin barınma, 614 kişinin sağlık, 557 öğrencinin burs yardımı beklediği ortaya çıkmış.
***
Dernek henüz tam anlamıyla faaliyete geçmeden yardımlara başlamışlar.
Fakat çok titiz olacakları iki noktaya dikkat çekiyor Birsen Hanım:
’“Yardım gizli yapılmalı. Ne şova dönmeli ne de yardım yapan insanlar incitilmeli. Kimseyi deşifre etmemek için çoğu zaman geceleri gidiyoruz evlere. Bir diğer önemli nokta, güven. Olabildiğince şeffaf olacağız. Yapılan tüm bağışları, gelir ve gideri herkes internetten görecek, denetleyecek. Kimlere, ne yardımın yapıldığını da görebilecekler. Ancak isimler internette yer almayacak.’”
***
İyilik Bankası’’nın kadın patronunu çalışmaları sırasında birçok olay etkilemiş. Ancak bir olay derinden yaralamış.
Naylon barakada yaşayan dört çocuklu bir aileye gıda, giysi, yakacak ve eğitim yardımı yapmışlar. Ailenin en küçük çocuğunun ayak numarasına uygun ayakkabıyı o gün bulamadıkları için götürememişler.
’“Ertesi gün buluruz’” diyerek barakanın yolunu tutmuşlar.
Yardımlar nedeniyle sevinçten gözyaşı döken babanın yüzü, en küçük çocuğa ayakkabı olmadığından bir anda değişmiş. Bir yandan teşekkür üstüne teşekkür ederken, diğer yandan en küçük çocuğunu kast ederek ’“Şimdi çok üzülecek’” diye mırıldanmış.
Birsen Hanım’’ı, ’“Keşke tüm yardımları ertesi gün götürseydik’” dediği bu olay yaralamış.
***
Bir başka hazin ayrıntı’…
Broşürde kullanılmak üzere; elinde iki ekmekle gelen bir çocuğun fotoğraf çekimi yapılıyor.
Mahalle halkı da olan biteni izliyor. Aralarında 50 yaşlarında bir adam var. Ekmeğin fotoğraf çekiminde kullanılmak üzere getirildiğini anlıyor. Adam, çekim bitiminde çekinerek yaklaşıyor ve ekmekleri istiyor.
Yaşlı adamın iki ekmeği kucaklayıp evine doğru sevinçle gidişi tüm ekibi alt üst ediyor.
***
Bence bu derneğe üye olmalısınız, katkı vermelisiniz.
Görüleceği üzere iki ekmek bile yeri geldiğinde elmastan bile değerli olabiliyor.