İtibar yönetimi

Abone Ol

Geçen hafta ağırlıkla kalite nedir, toplamda nasıl sağlanır, her birime uzanan bir sistem nasıl kurulur gibi noktalara olabildiğince değinmeye çalıştım. Bu hafta “İtibar Yönetimi”ne derinlemesine bakmak ve kalite ile itibar yönetimin ne kadar iç içe geçtiğine değinmek istiyorum. İtibar Yönetimi bir kişi, marka ya da kurum hakkında kamuoyunda oluşan algı, bu algıyı izleme, şekillendirme ve koruma sürecidir.

Konuya girdiğim ilk hafta gerçek itibarın uzun vadeli bir duruş olduğunu, temelinde etik duruşun var olduğunu, temel etik değerler olan dürüstlük, güvenilirlik, adalet, sorumluluk, yaptığımız işi iyi yapmak, zamanında yapmak, şefkat, düşüncelilik, nezaket, saygı gibi kavramlarla yakından bağlantılı olduğunu belirtmiştim.

Temel Etik Değerler Olmadan Olmaz

Yukarıda saydığım temel etik değerlere sahip olmadan uzun vadede gerçek itibar olamaz. Bir süre para veya çeşitli bağlantılar aracılığıyla itibarlı gibi görünür ancak Epstein örneğindeki gibi bir gün öyle olmadığı mutlaka ortaya çıkar. Para, basın, istihbarat kurumları, vb hiçbir şey tamamen kalıcı itibar sağlamaz. Anneniz İngiltere Kraliçesi olsa, siz o kraliçenin oğlu, el üstünde tutulmuş bir prens bile olsanız etik davranmazsanız bir gün eğer hak etmiyorsanız o hak etmediğiniz itibarınız yerle bir olur.

Ancak özellikle dijital dünyada bu konu (sosyal medya, arama motorları, forumlar) çok önemli bir yere gelmiştir ve “İtibar Suiskastı” diye bir sözcük bile literatüre girmiştir. Yalan bilgilerle bir kişiyi veya kurumu linç etmek bile olasıdır. Yani siz ne kadar etik davranırsanız davranın, sizi piyasada veya siyasette zedelemek isteyen rakipleriniz varsa size özellikle dijital ortamları ve ayrıca dedikodu ortamlarını kullanarak kalıcı zarar verebilirler, haksızlığa uğrayabilirsiniz.

Yönetilmesi Gereken Bir Alan

Kısaca, eğer iş dünyası veya siyaset içindeyseniz, başarılıysanız, kişi veya kurum olarak itibarınız yönetilmesi gereken başlı başına bir alandır. Parladığınızda, yukarı çıktığınızda sizinle uğraşan, yeni deyimle “İtibar Suikastı” yapacak, hatta belki linç edecek rakipler mutlaka olacaktır. Bunu baştan kabul edip, hazırlıklı olup, en baştan bir strateji kurmak gereklidir. İlk başta yapılabilecekler:

· Online yorum ve geri bildirimleri takip etmek

· Olumsuz içeriklere hızlı ve doğru şekilde yanıt vermek

· Marka/kişi hakkında olumlu içerikler üretmek

· Kriz durumlarında doğru iletişim stratejisi uygulamak

· Arama motorlarında çıkan sonuçları yönetmek

· Dedikoduyu da izlemek ve önlem almak

Olumsuz Yorumdan İtibar Suikastına

İnsanlar bir ürün ya da hizmet almadan önce araştırma yapar. İşin başındaki başarılı kişiyi de merak ederler. Onu da tanımak isterler. Olumsuz bir yorum bile hem işin başındaki kişiyi hem kurumları ciddi etkileyebilir. Güven oluşturmak uzun sürer ama itibar çok hızlı zarar görebilir. Sizin başarılı işlerinizden korkan rakipleriniz itibarınızı zedelemek için saldırabilirler. İyi bir itibar yönetimi için:

1. Sürekli izleme: Sosyal medya, basın ve Google’da adınızı düzenli kontrol edin.

2. Hızlı tepki: Olumsuz yorumlara geç kalmadan yanıt verin.

3. Şeffaflık: Hataları kabul etmek güven kazandırır.

4. Pozitif içerik: Blog yazıları, haberler, başarı hikâyeleri paylaşın.

5. Profesyonellik: Duygusal değil, stratejik yaklaşın.

İtibar Yönetimi ile Kriz Yönetimi Farkı

İtibar yönetimi sürekli yapılan bir süreçtir, rakipler hep vardır, sizinle uğraşanlar, itibarınızı zedelemek isteyenler hep vardır. Kriz yönetimi, ani gelişen olumsuz durumlarda devreye girer. İtibar veya kişisel marka, insanların sizi gördüğünde veya duyduğunda aklına gelen algı, kişilik, uzmanlık ve imajın toplamıdır. Yani aslında “insanlar sizi nasıl tanıyor” sorusunun yanıtıdır.

Kendinizi tanıtırken kullandığınız sözcükler, kurduğunuz cümleler bile önem taşır. Örneğin “Dijital pazarlama uzmanıyım” yerine “E-ticaret markalarına satış artırma odaklı reklam stratejileri kuruyorum” cümlesi daha yerindedir. Kendinizi işin başında tanıtırken, itibarınızı oturturken etik bir duruş en önemlisidir ama bu tüketim dünyasında atılacak diğer ek adımlar da vardır.

Rekabetten Kişisel Kıskançlığa

İtibarınız çeşitli nedenlerle zedelenebilir. En büyük neden kapitalist dünyadaki sert rekabet ortamıdır. Rakip kurumlar hem kurumunuzu hem de kurumun en üstündekilerin itibarını zedeleyerek müşteri kazanmak, kar paylarını artırmak isterler. Bu gerçektir ve hep vardır. Kirli tür bir rekabettir. Siyasette de benzer süreçler vardır ve ülkemizde siyaset çok serttir.

Başka bir neden ise kişisel kıskançlık olabilir. Ayrıldığınız eşiniz, sizin başarınızı kıskanan bir kişi veya birçok kişi sizi kötüleyerek itibarınızı zedelemek isteyebilir. İş ortamında yaşanan kişisel kıskançlıklar azımsanmayacak bir sayıdadır. Dijital ortamlar, ekşi sözlük gibi kişilerin kimliklerini saklayarak, yani gizlenerek yaptığı kötülemeler toplumun ahlakını da bozmaktadır.

İsimsiz Saldırılar

İtibar yönetiminde Ekşi Sözlük gibi oluşumlarda saklandıklarından dolayı bulamadığınız kişilerden, muhataplardan, bu tür size saldıranlardan korunmak çok zordur. Hatta bunları bu dijital ortamlardan sildirmek, kaldırmak da çok zordur. Yasalar bu alanda çok geride kalmıştır, halkı korumaz. Çamur at, izi kalsın tutumu tüm toplumlarda çok yüksek bir düzeye erişmiştir. Bu ortamlarda itibarınızı nasıl yönetirsiniz?

Bunlar mobbingin farklı bir türüdür. Hem kişisel hem kurumsal mobbing yapılmasında böyle oluşumlar var olduğu sürece, yasa ve devlet eliyle bu oluşumlara bir kontrol, yasaklama getirilmediği sürece çok sayıda itibar suikastı görülecektir. FETÖ tarafından yapılan bu tür itibar zedelemeleri kişilere çok zarar vermiş hatta bazı intiharlara yol açmıştır. Bu sonuç çok üzücü bir sonuçtur.

Günümüzde Dijital Varlık Oluşturmak

İtibar yönetiminde bu faydalıdır. Öncelikle kendinize, kurumunuza ait bir web sitesi, yaptığınız işle ilgili bloglar, tanıtımlar, yenilikler, buluşlar, bazı platformlar da kullanılabilir. LinkedIn daha çok profesyonel imaj için yeğlenir ama çok etkili değildir. Benzeri profesyonel başka ağlar da vardır. Instagram kişisel öykünüze katkı koyar, görünürlük sağlar, X fikir liderliği olarak algılanabilir. Burada da dürüstlük gibi etik değerler önemlidir, profil fotoğrafı, bio ve içerik dili tutarlı olmalıdır.

Değer üreten içerik paylaşmak daha önemlidir. Bilgi veren (eğitici içerik), deneyim paylaşan gibi. Kendi başarı/başarısızlık hikâyelerimiz de önemlidir. Örneğin, ben yönetici olduğum yıllarda bu yolların tümünden geçtim, kurumsal ve kişisel bağlamda ağır saldırıya, mobbinge de uğradım. Ancak, en önemlisi uzun vadede güven verebilmek, güvenilebilir olmaktır, uzun vadede o saldırılar bende değersizleşti. Yorumlara doğru cevap verme, insanlarla doğru etkileşim kurma, abartıdan kaçınma, gerçek ve dürüst olma gibi tutumlar olumlu sonuç verdi…

Kötü Niyetliler Arasında Etik Olmak Yeterli Mi?

Yukarıdaki dijital varlık oluşturma kendinizi ve iş alanınızı tanıtmak için rutin bir çalışmadır ve her kurum bunları yapmaktadır. Önemli olan, iş alanınızda kaliteyi yönetmek, kaliteli iş yapmak kadar, kaliteli bir insan olmak ve sonuçta yaptığınız iş ve duruşla itibarlı bir insan olmaktır. Temel etik değerlere sahip, çalışkan, dürüst, sorumlu, işini iyi yapan, güzel şeyler üreten biri olabilirsiniz.

Ancak çevreniz iyi niyetli olmayan kişilerle dolu. Bu her başarılı kişinin başına gelen bir konu. Yaşamın bir parçası. Çevredeki iyi niyeti olmayan, çalışarak, emekle, dürüstlükle başarmak yerine kopyalayarak, sizi aşağı çekerek, müşterinizi ayartarak, kendine çekerek, bunları yapmak için de sizi kötüleyerek ilerleyenlere ne yapacağız? Buna karşı bir stratejimiz var mı? Önümüzdeki haftalarda bu noktalara değineceğim…