Ege

İşverenlerden operasyona tepki: Topyekûn bir itibarsızlaştırma!

Beyaz et devlerine kayyım atanması ve sektörün önde gelen isimlerinin gözaltına alınması iş dünyasında deprem yaratırken; İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan'dan sert tepki geldi. Bahçıvan, "Bir sektöre, bir üretim zincirine, yatırım yapan sanayiciye ve üreticiye dönük topyekûn bir itibarsızlaştırma dili, Türkiye'ye fayda sağlamaz. Aksine yatırım iştahını zedeler, üretim cesaretini kırar, istihdamı ve ihracatı olumsuz etkiler” dedi

Abone Ol

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, bugün beyaz et sektörüne yönelik başlatılan operasyonla 13 şirkete denetim kayyımı atanması ve sektörün üst düzey iş insanlarının bulunduğu 32 kişinin gözaltına alınmasından sonra dikkat çekici bir açıklama yaptı.

Bahçıvan, “Türkiye'nin büyüme hikâyesi yatırım yapan, üretimden vazgeçmeyen, istihdam sağlayan, ihracatla ülkesine değer katan ve tüm vergi, sigorta yükümlülüklerini yerine getiren özel sektörümüzün omuzlarında yükseliyor. Elbette piyasa düzeninin korunması, adil rekabetin sağlanması ve vatandaşımızın temel gıdaya makul koşullarda ulaşması devletimizin en doğal ve en önemli sorumluluklarındandır. Hukuk işlesin yanlış varsa gereği yapılsın. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak bunu yaparken çok hassas bir dengeyi de korumak zorundayız. Bir sektöre, bir üretim zincirine, yatırım yapan sanayiciye ve üreticiye dönük topyekûn bir itibarsızlaştırma dili, Türkiye'ye fayda sağlamaz. Aksine yatırım iştahını zedeler, üretim cesaretini kırar, istihdamı ve ihracatı olumsuz etkiler” dedi.

YANLIŞI OLAN HUKUK ÖNÜNDE HESABINI VERİR
“Yanlışı olan hukuk önünde hesabını verir” diyen Bahçıvan, “Ama üretim yapan, risk alan, fabrika kuran, insan çalıştıran, ülkesine katma değer sağlayan özel sektörümüzün itibarı da bu ülkenin stratejik sermayesidir. Bugün Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu şey üreticisini korkutan değil, doğruyu denetlerken üretimi güçlendiren bir iklimdir. Çünkü bu ülkeyi büyütecek olan kamu?özel sektör güveni, hukuk devleti ilkesi, adil rekabet ve güçlü üretim kapasitesidir.

Türkiye Yüzyılı'nı yatırımcısıyla, sanayicisiyle, üreticisiyle, çalışanıyla ve ihracatçısıyla birlikte inşa edeceğiz. Bugün üretimi kolayca incitirsek, yarın yatırım, istihdam ve ihracatı aradığımızda geç kalmış oluruz. Hukuk işlesin. Rekabet korunsun. Tüketici korunsun. Ama üretim iklimi de mutlaka korunsun” açıklamasını yaptı.