Tam da kendi anlayışlarını ifade eden sözcükleri kullanmış Sayın Bakan; şaşırtmadı elbette. AkParti 'nin yerel iktidar hedefi doğrultusunda birdenbire gaza basılarak (bir zamanların hızlandırılmış treni gibi) ivme kazanan 'İzmir Projeleri' nden biri olan Konak Tüneli'nin temel atma töreninde, belli bir kısmın deyimi ile 'istemezükçüler' e veryansın etmiş Sayın Binali Yıldırım. Ne gelişmeye karşı olmadıkları, ne şehrin önünü tıkamadıkları ne de her projeyi engellemedikleri kalmış.
Şu istemezükçülerin ne söylediklerine az biraz kulak vermek bile yetiyor da toplumun önemli bir bölümü duymamak, sözüm ona kalkınma lobicileri ve sermaye kesimi de onların sesini kısmak için elinden ne geliyorsa yapıyor. Onlar da ( şu istemezükçüler tabi ki ) mahkemeler, protestolar, yazıp çizmeler, zaman zaman dayak yemeler, beş parasız kalmalar pahasına kendilerince mücadelelerini sürdürüyorlar. Küçücük menfaatlerin insan üzerinde böylesi etkili olabildiği günümüz koşullarında ne kadar akıllıca! Değil mi?
Peki ne diyorlar, neyin isyanındalar, karşı duruşundalar? Tarihi değerleri koruyalım, temiz bir çevrede yaşayalım, şehrimiz kültürel dokusuyla oynanmadan yaşanabilir olsun, yaşam alanları betona teslim olmasın, tarım alanları korusun, geri dönüşü olmayan tahribatlar yaşanmasın, doğayı koruyalım v.s. v.s…Yani sürdürülebilir insanca bir yaşamın, yaşama hakkının savunuculuğunu yapıyorlar. Bunları yaparken de en önemlisi yasal ve demokratik haklardan başka dayanakları ve silahları yok.
Bazı örneklerle bir anımsatma yapalım. Kordon doldurulmuştu da sonra ne olmuştu? Oraya çakılan kazıklara yolları uydurmaya çalıştık yıllarca bir çirkinlik abidesi olarak kaldıktan sonra. Bu kadar viyadükler, alt geçitler yapıldı da trafik sorunu çözüldü mü?
Üç metrelik sokak köşelerine, deniz kıyılarının pelte gibi zeminleri üzerine gökdelenler dikilirken , İzmir, İzmir olmaktan çıkarılırken ve tüm bu olup bitenler gelişmişlik diye sunulurken kaç kişi olup bitenin farkında? Efemçukuru'nda, Turgutlu'da, Kazdağları'nda yaşananlardan kimlerin haberi var?
Yukarı da örneklerini verdiğim uygulamalarda ne kadar yasalara uygun hareket edildi, ya da özel düzenlemeler yapıldı yine bu istemezükçüler sayesinde öğrendik. Bu ülkenin mühendislerini, mimarlarını, şehir plancılarını az biraz dinleyen oldu mu bu gerçek ucubeler yaratılırken? Kars'taki anıtı ucube diye iki günde ortadan kaldıran zihniyet başka tartışmalı ve hatta kaçak ucubelere ses çıkarmıyor nedense.
Bu gökdelenler şehrin gerilerindeki uygun zeminlere yapıldı da karşı çıkan mı oldu? Havagazı fabrikasının, Eshot Garajı'nın yerlerine beton çirkinlik abideleri dikmeyip bu hallerine getirildi de kötü mü yapıldı? Kadifekale deki çalışmalar tepki mi alıyor? Doğal yaşam parkı yapılırken bu istemezükçüler önüne mi yattı? Uygun şekilde iki ray çaktınız da takdir edilmedi mi? Makul olanlar hep alkışlandı, karşı çıkılanlar çıldırtan çılgınlıklar. Örnekler çoğaltılabilir elbette.
Karşılıksız ve hep kendilerinden tüketerek bir şeyler yapmaya çalışan bu bir avuç idealist insanı kahraman ilan etmeli bence. Ya da en azından görüşlerine katılmasanız da biraz saygıyı hak etmiyorlar mı?
İyi ki varsınız, sağ olun var olun ey istemezükçüler…