İsteme sırası bizde

Abone Ol
Kendimi bildim bileli, PKK tarafından kandırılan Kürt kökenli insanlarımızın bir kısmı hem devlete karşı her kalkışmanın içinde olurlar hem de devletten sürekli olarak bir şeyler isterler.
Devlet köye yol yapar, elektrik su getirir, okul yapar, öğretmen gönderir, PKK terör örgütü köyü basar, öğretmeni öldürür, okulu yakar, köylüye de ’“çocuğunu TC nin okuluna göndereni öldürürüz’” der ve defolup gider. Daha sonra aynı katiller şehre gelirler, militan kıyafetini çıkarırlar, siyasetçi kimliğine bürünürler ve başlarlar konuşmaya; ’“ben Türkçeyi ilkokulda öğrendim, çok zorluk çektik, anadilde eğitim isteriz.’”
Bu, sağlık hizmetlerinde de böyledir. Doktoru, ebeyi, sağlık memurunu öldürürler, binayı yakarlar, sonra da, ’“Bakın kadın doğum yaparken öldü, bizim kaderimiz bu,TC bizi unutmuş, hizmet vermiyor’” diye bağırırlar.
Şantiyeyi basarlar Mühendis, teknik eleman, işçi demeden herkesi kurşuna dizerler, makineleri yakarlar, baraj inşaatlarını bombalarlar, konut yapımı için işe başlamak isteyen devlet kurumlarını kendi Belediyeleri vasıtasıyla engellerler sonra da ’“bölgede işsizlik had safhada, bizi aç bırakıyorlar’” diye herkesi ayağa kaldırırlar.
Bizim zeka fakiri medyanın bir kısmı da devletin yaptıklarını görmez ve bu profesyonel propagandacıların tuzağına düşerler.
Hepsinden daha fecisi; Bölgede önce Kürt kökenli vatandaşlarımızı, çoluk çocuk, yaşlı genç demeden öldürürler sonra da tüm Türkiye’’yi ve Avrupa’’yı ellerindeki medya gücüyle ’“TC köyleri yakıyor, Kürtleri kesiyor’” diye inandırırlar. Bununla da yetinmezler, ’“Hakikatler Komisyonu’” kurulsun, faili meçhul cinayetler aydınlansın, sorumlular bulunsun, TC tazminat ödesin, diye tüm güçleriyle propagandaya başlarlar.
Devlet, 2002 yılına kadar bu oyunu bir türlü bozamadı. Yüreğine korku girmiş siyasetçiler sayesinde, devlet hep geriledi, örgüt mesafe kazandı.
2002’’den sonra ise AKP’’nin ne olduğunu hala kendilerinin de anlamadığı saçma sapan ’“Açılım’” politikaları sayesinde artık bölgede Türk Bayrağı görmek, yağmursuz havada gökkuşağı görmek kadar zor rastlanan bir olay haline geldi.
Cumhurbaşkanı Gül’’ü Mardin’’de yani Türkiye’’nin bu güzel şehrinde 4 dilde yazılmış pankartlarla karşılıyorlar Abdullah Bey o pankartları selamlıyor.
AKP Milletvekilleri HAKPAR adlı Kürtçü partinin TÜRK BAYRAĞI bulunmayan toplantısına katılıyorlar. Utanmadan Kürt Ulusal Marşı olarak kabul edilen ’“Ey Rakip’” adlı safsatayı esas duruşta dinliyorlar ve ’“Özgür Kürdistan’” sloganlarına seyirci kalıyorlar. Üsteli bu kişiler Başbakan Erdoğan’’ın en yakınları ve sırdaşları.
Bölgede kimsenin doğru düzgün vergi vermediğini, elektrik- su-telefon parası ödemediğini tüm bunları Türkiye’’nin diğer yöresindeki namuslu insanların ödediğini anlatmak istemiyorum.
İstediğim şudur;
Ben İzmir’’de yaşayan bir TC vatandaşı olarak arabamla devletin elektrik direğine çarpıp devirince, nasıl ki devlet benden o direğin parasını çatır çatır alıyorsa;
Nasıl ki, emperyalist devletler,TC Devletinden Osmanlıdan kalan borçları son kuruşuna kadar aldılarsa;

Türkiye Cumhuriyeti Devleti de, PKK Terör Örgütünden ve onu her türlü silah, para ve lojistik olarak desteklediğibelgelerle sabit olan ülkelerden, şehit edilen güvenlik mensupları, şehit edilen devlet memurları, gazilerimiz, öldürülen vatandaşlarımız için ve yakılan yıkılan bina tesis ve devlete ait mallar için maddi ve manevi tazminat istemeli ve bunu hukuki temele oturtmalıdır.
*Ayrıca TC Devleti, yakınını kaybetmiş ve zarara uğramış her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına hukuksal destek verecek organizasyonu kurarak her türlü olanağı sunmalıdır’…
Bu tazminatı kimlerden mi talep edeceğiz?Söyleyelim;
PKK- APO-KANDİL-BARZANİ-TALABANİ-KCK-DTK-BDP hepsi aynı zehirli ahtapotun kollarıdırlar.
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir TV’’de ’“PKK neyse KCK odur’” demedi mi?
BDP ’“Biz PKK ’‘nın Siyasi kanadıyız’” demiyor mu?
DTK’’nın Başkanı Ahmet Türk değil mi?
Bunları hepsinin kabesi Kandil, imamları Barzani, müezzinleri de Talabani değil mi?
Gördüğünüz gibi hepsi birbirinin aynısının tıpkısıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir zahmet konuyu incelesin, PKK’’nın İsviçre bankalarındaki uyuşturucu parasına kim hükmediyorsa ona dava açsın. Nasılsa bunların beyin görevini yerine getiren, onları yöneten emperyalist güç yani bunların gerçek sahipleri bağırmaya başlar ve bu karşılıklı oynanan ikiyüzlü ve kirli oyun sona ermiş olur.
TC Devleti ya bunu yapacak, ya da devleti bugün yöneten Siyaset ve Bürokratlar Atatürk’’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletini parçalanmasına bilerek göz yuman kişiler olarak tarihe geçeceklerdir. Bunun halk dilindeki ismi’“VATANA İHANETTİR’”’….