İşte Türkiye'nin Hali-1 (Tarım ve hayvancılık)

Abone Ol
Mustafa Kemal diyor ki;
"Ekonomik sorunlarını çözemeyen uluslar, demokrasi sorunlarını da çözemez." O’’nun her söylemi bir akıl.’¶ Biz Mustafa Kemal’’i anlayamadık. Siyasi iktidarlar ise hiç anlayamadı, ya da anlamak istemediler. Mustafa Kemal’’i anlamak O’’nun duygularını, fikirlerini, düşüncelerini anlamakla mümkün olabilir.
Türk tarihi araştırıldığında, her dönemde yükselme ve çöküş sebebinin ekonomi olduğu, iktisat meselesinden başka bir şey olmadığı anlaşılır. Tarım ve hayvancılık, bir devletin en önemli itici gücüdür, iktisadi gelişmenin ve ekonominin vazgeçilmez dinamiğidir. Bu nedenle Türkiye’’nin layık olduğu bir seviyeye çıkabilmesi için, ekonomimize birinci derecede önem vermek gerekir. Çünkü ekonomi, bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselmesiyle, düşkünlüğüyle ilgili olan en yaşamsal ve mühim etkendir.
Siyasi iktidarların yapması gereken en önemli işlerden biri, tarım ve hayvancılıkta maddi ve manevi kuvvetleri, zeka ve maharetleri birleştirmek ve onları devlet eliyle desteklemektir. Tarım ve hayvancılık konusunda bütün üreticilerin hasılalarını ve gayretlerini birleştirmesi muhakkak ki faydalı (ongun) neticeler verecektir. İşte Türkiye, bu anlayıştan yoksundur. Türkiye, üreten bir toplum olmaktan uzaklaştırılarak, tüketen ve ithal eden bir topluma dönüştürülmüştür.
Hükümetin, ABD ve AB istekleri doğrultusunda uyguladığı tarım politikalarının Türkiye’’yi bu noktaya getirdiği açıktır. Çünkü hükümet 2003’’ten bu yana tarımsal desteklerde ve başta hayvancılık alanındaki yanlış politikaları yüzünden birçok tarımsal ürünü ithal etme noktasına gelmiştir.
Yani AB ve ABD istekleri belirleyici olmuştur. Bu belirleyicilik sonucunda amaç açık ve nettir. Şöyle ki; tüm tarımsal ürünlerde ve et konusunda olduğu gibi ithalat lobilerine rant sağlanacaktır. Dışa bağımlılığımız artacak. Türkiye’’de üretici, dönüşü olmayan bir yıkıma uğrayacaktır. Tarımda yerli üretimden uzaklaşmak, dışa bağımlı kalmak köylünün, çiftçinin, esnafın yok olmasına neden olacak ve işsizlik iyice patlayacaktır.
Anadolu, dünyada emsaline az rastlanan bir iklim zenginliğine sahiptir. Üç tarafı denizlerle çevrili, dört mevsimin, yedi iklimin birlikte yaşandığı, her bölgeye özgü ürün zenginlikleri olan eşsiz bir vatan, eşsiz bir topraktır.
Mustafa Kemal, ’“köylü milletin efendisidir’” derken, üretimin kutsallığını anlatmaya çalışmıştır. Köylüsüne, çiftçisine, emekçisine sahip çıkmayan uluslar, özgürlüklerini de kaybederler demek istemiştir. Meraları, ovaları, yaylaları, bozkırları, dağları, nehirleri, dereleri, bu kadar zengin olan bir ülkede tarımı ve hayvancılığı modern hale getiremeyen hükümetler ulusçu olabilir mi?Halkçı olabilir mi?Elbette olamazlar.
Et fiyatları ABD de 4 dolar, AB ülkelerinde 4 Euro, Türkiye’’de 15 dolar. Bu yüzden et ithalatı yaparak fiyatları aşağı çekme anlayışı, soruna ’“çözümsüzlük’” getirmekten başka bir şey değildir. Devleti üretimden çekmek, Türkiye’’yi bir çıkmaza sürükler. Elinde milyonlarca dönüm arazileri olan devletin TİGEM (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) çiftliklerinin kapasitelerini artırması gerekmez mi?TİGEM çiftlikleri ’“15-20 bin’” hayvan varlığını karşılayacak büyük besi çiftlikleridir. Bu çiftliklerin sayıca artırılarak modern hale getirilmesi gerekmez mi?Anadolu’’nun 4 mevsim, 7 iklim, temiz su, zengin doğasına uygun hayvan nesli geliştirmemiz gerekmez mi?Her türlü tarımsal ürünlerin üretimlerini devlet eliyle destekleyerek geliştirmemiz gerekmez mi?Masa başlarında oturan kravatlı ziraat mühendislerimizi ve veterinerlerimizi, binlerce işsiz olan mühendislerimizi toprakla, suyla, ahırla buluşturmamız gerekmez mi?Anadolu’’nun ’“3 keçili, 2 danalı’” düşük üretimli, yüksek maliyetli, fakir kalmaya mahkum yapısını değiştirip, köy üreticilerini örgütleyerek gerek tarımsal ürünlerde, gerekse hayvansal ürünlerde bir atılıma devlet desteğiyle girmemiz gerekmez mi?Evet, bu sıraladıklarım gerekiyor. Ben de siyasilerimize diyorum ki; aklınızı başınıza toplayın. Yerli üretimi güçlendirin. İthal etme düşüncesinden vazgeçin. Siz aklınızı başınıza toplayamazsanız, bu milletin iradesi sizi oturduğunuz yerden toplar.