Değerli okurlar, sizden gelen sosyal güvenlikle ilgili soruları yanıtlamaya devam ediyoruz. Bugün yine, önemli bir konuya, ’“İş akdinin haksız feshi’”ne değineceğiz.’¶
2 yıllık yüksek okul mezunuyum ve 7 yıldır Belediye’’de teknik eleman olarak işçi statüsünde çalışıyorum. Bağlı olduğum idareci tamamen kişisel husumeti nedeniyle beni odacı olarak çalıştırmak istedi. Ben de bunu kabul etmedim. Haksızca ve hiçbir kusurum olmaksızın geçen hafta işime son verildi. Çok mağdurum. Bana yol gösterir misiniz?
Murat Sönmez
Değerli okuyucum öncelikle geçmiş olsun diyorum. 4857 sayılı İş Kanunu’’nun 18 ve diğer maddelerindeki temel esas, işverenin iş akitlerini keyfi ve makul olmayan sebeplerle sona erdirmesinin önlenmesi ve Anayasa’’nın sosyal devlet ilkesi gereği işçinin haksız fesihlere karşı korunmasıdır. 30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az 6 aydır işverene ait işyerinde çalışan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren:
-İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da
-İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Bu sebepler yoksa iş akdi feshedilen işçi fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde iş mahkemesinde dava açabilmektedir.
Ayrıca bir işyerinde işveren ve işçi anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Ancak bunun belli koşulları mevcuttur. Bir işveren çalışma koşullarında yapacağı esaslı değişiklikleri işçiye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Eğer işçi söz konusu esaslı değişikliği 6 işgünü içinde yazılı olarak kabul etmezse söz konusu değişiklik işçiyi bağlamaz. Murat Bey işyerinizde çalışma koşullarınızda esaslı bir değişiklik yapılmış olup, buna yazılı olarak muvafakatiniz olmadığı için iş akdinizin feshinin haksız olduğu düşüncesindeyim. Eğer çalıştığınız Belediye’’de 30 veya daha fazla işçi çalışıyorsa gecikmeksizin iş akdinizin feshinin size tebliğinden itibaren 1 aylık süre içinde Feshin Geçersizliği ve İşe İade Davası açmanızı tavsiye ediyorum.
Not: Durumunuza emsal olabilecek Yargıtay kararı aşağıda sunulmuştur.
’“Davacı, davalı işyerinde kepçe operatörü olarak çalıştığını, ancak seçimlerden sonra düz işçi olarak atandığını, bunu kabul etmediğine dair yazılı beyanda bulunduğunu belirtip,iş aktinin haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatılmama tazminatı ve boşta geçen süre için ücrete karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, işyerinde kepçe operatörü kadrosu olmadığını, davacının geçici işçi olup görevlendirildiğini her birimde çalışması gerektiğini, iş aktinin yapmakla ödevli bulunduğu ödevlerin kendisine hatırlatıldığı halde yapmaması ve devamsızlığı nedeniyle feshedildiğini iddia etmiştir. Mahkeme, geçici işçi olan davacının iş aktinin 4857 sayılı Kanununun 25/11 (g) ve (h) maddelerine göre feshinin haklı olduğu müstakil kepçe operatörü kadrosunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
- Dosyadaki bilgi belgelerden ve belediyenin çeşitli görevlendirme yazılarından davacının uzun yıllardan beri kepçe operatörü ve şoförlük yaptığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ise girerken davacının geçici işçi olarak nitelendirilmesi bu gerçeği değiştirmez. Ayrıca davacının işinin değiştirilmesine 4857 sayılı Kanununun 22.inci maddesine göre yazılı muvafakati da yoktur. Şu durumda fesih haksızdır’…’”, Yarg.9.HD., 14.09.2005, 21940/29885,